Vazgeçmek

Vazgeçmek özgürlük demek. Cesur bir adım. Güçlü olmanın göstergesi… Böyle görünmüyor değil mi? Bir de böyle bakmayı denemek ister misiniz?

Kültürden kültüre fark gösteriyor. Nasreddin Hoca’nın “…ye kürküm ye…” sözleri belli ki, günümüze boşuna gelmedi. Kişinin değil mevkiinin öne çıktığı kültürlerde bırakmak doğal olarak kolay değil. Koltuğa oturunca her şey, koltuktan kalkınca hiçbir şey.

Konuyu yalnızca siyasiler olarak ele almak değil maksadım, her ne kadar iklim her konuyu bu sonuca ulaştırıyorsa da iş insanın, sanatçının, imkanı olan herkesin bir mola alma ya da vazgeçme şansı olabilmeli.

TÜKENİRKEN DOĞMAK

Yeni Zelanda’nın eski Başbakanı Jacinda Ardern görevinden çok kısa süre önce ayrılacağını duyurduğunda, vazgeçmesini anlamlandıramadık, anlayamadık. Güç bırakılır mı hiç… “Yoruldum” dedi, tekrar ediyorum, “tükendim” dedi… Ülkesinde yer yerinden oynamadı. Efendice bir başkası geldi ülke yönetme sorumluluğunu aldı.

Ardern, son olarak Instagram hesabından hayatına dair bir paylaşım yaptı; siyasetin sert ve yıpratıcı ortamını akademide sessiz bir düşünme dönemi için değiştirdiğini ve bu sonbaharda iki bursla Harvard Üniversitesi’ne gideceğini açıkladı.

Harvard’dan da açıklama yapıldı, Jacinda Ardern, üniversitenin kamu politikaları ve hükümet okulu olan Harvard Kennedy School’da çift burslu olarak görevlendirildi. Kamu hizmeti görevlerinden geçiş yapan yüksek profilli liderlere yönelik bir program olan Angelopoulos Küresel Kamu Liderleri Araştırmacısı ve çeşitli sektörlerden liderlerin öğrenci ve öğretim üyelerinin liderlik becerilerini geliştirmelerine yardımcı olduğu bir program. Ardern, okulun Kamu Liderliği Merkezi’nde “Hauser Lideri” olarak görev yapacak. Kennedy School Dekanı da basına yaptığı açıklamada “Jacinda Ardern güçlü ve empatik bir siyasi liderlik örneği gösterdi. Ülkesinin ötesinde saygı kazandı. Öğrencilerimize önemli iç görü sunacak” diyerek bu daveti duyurdu.

MA TOKYO’DA

Bundan birkaç gün önce Ali Baba’nın kurucusu dünyanın en zengin iş insanlarından Jack Ma, Tokyo Üniversitesi’ne başlayacağını duyurdu. Ma, Tokyo Üniversitesi bünyesinde yer alan Tokyo College’da misafir profesör olarak göreve başlamış bile.

Çin hükümetinin uyguladığı baskılar nedeniyle özellikle pandemi döneminde görünmez olduğu sonra da izine rastlanamadığı için iş insanıyla ilgili, türlü söylenti çıkmıştı. Ma sonunda ortaya çıktı. Şirketindeki görevlerini büyük ölçüde bıraktığını açıkladı. Ardından Tokyo Üniversitesi bir duyuru paylaştı; Ma’ya davet çıkarmışlar akademiye geçiyor. Üniversite, Çin’in en tanınmış girişimcisiyle görev süresi Ekim ayında dolacak, yıllık olarak yenilenebileceği bir anlaşmaya varmış. Ma, Tokyo Üniversitesi’nde önemli araştırma konularında danışmanlık yapmak, yönetim ve iş kurma konularında dersler vermek üzere görev alacak.

ÖĞRENMEK GÜZELDİR

Bırakılabiliyormuş. Ne uğruna; daha fazla öğrenmek, gelişmek için. Dinlenmek için. Başka maceralara yelken açmak için. Aileye zaman ayırmak için… Gelişmek için, yardım etmek için… Gerekçe çok. Ardern’inki bana daha fazla dokundu, çok heyecanlı olduğunu ifade etmiş. Harvard’da araştırma topluluğu ile iş birliği içinde çalışmayı, üretken yapay zeka araçlarının gelişimine odaklanmayı planladığını söylemiş. Bu alanda bir geçmiş eğitimi olduğunu düşünmüyorum buna karşın bugün hepimizin birincil konusu haline gelen yapay zeka tartışmalarında daha fazla bilgiye sahip olmak demek, gelecekte daha fazla söz sahibi olmak anlamına gelmiyor mu sizce? “Tükendim, yatıp uyuyacağım geçecek” diye bir şey yok. Üstelik pillerini şarj ettikten sonra öğrendiklerini yapacağı konuşmalarla deneyimleriyle birlikte aktarmayı vadetmiş. Öğrenmek ve paylaşmak çok güzel.

MOLA YA DA SABBATICAL

İngilizce terimiyle “sabbatical” yaşamdan mola alıp ciğerlerine oksijen yüreğine sevgi, bilgi ve enerji şarjı fırsatı sağlayan bir teneffüs. Büyük bir fırsat ve servet. Kişinin düzenli sorumluluklarına ara verip ilgi alanlarını takip etmesine, kendi kendine düşünmesine, belirli projelere, hedeflere odaklanmasına olanak tanıyan planlı bir teneffüs. Sabbatical kelimesi özellikle akademik çevrelerde sıkça kullanılıyor. Akademisyenler yoğun geçen eğitim dönemlerinin bir aşamasında farklı keşiflere uzanabilmek ve en önemlisi üretebilmek (kitap, makale, Ar-Ge çalışması gibi) rutinin dışına çıkmayı tercih ediyorlar. Mola şarj olma, yeni bakış açıları kazanma ve işin taleplerinden geçici olarak uzaklaşarak yaratıcı olabilme fırsatı sunuyor.

Ara vermeden sürekli çalışmanın kabul etsek de etmesek kendimizi tekrar riski var. Rutin dışına çıkmak, başlı başına dinlenme fırsatı. İlgi alanlarına, eğitime veya beceri geliştirmeye yatırım yapma, ufuk çizgisini genişletmek. Moda deyimle kişisel gelişim. Çoğumuz kariyeri değerlendirilemez görüyoruz. Yörüngeyi yeniden tarif etmek gayet mümkün. Öncelikleri yeniden değerlendirmek, yeni yollar veya fırsatlar keşfetmek fena mı olur! Yaratıcılık ve yenilikçilik, ancak rutin dışına çıkınca kendisini gösterebiliyor. Kim olursak olalım… hepimiz bazı noktalarda biriz, aynıyız. Ve korkacak bir şey yok, bırak!

BAŞKA KİM VAR?

Birçok siyasi figür çeşitli nedenlerle siyasi kariyerlerine ara vermiş. Küçük bir araştırma büyük bir liste çıkardı. Bir kısmını paylaşayım korkacak bir şey olmadığını, onlarsız yaşayabildiğimizi, dünyanın durmadığını anımsayacağız.

Barack Obama, ABD’nin 44. Başkanı. İki dönem görevini tamamladıktan sonra siyasete ve kamu hizmetine ara verdi. Çeşitli hayır faaliyetlerinde yer alıyor, yazıyor çiziyor konuşuyor oynuyor. Fikir önderi olarak gücüne güç katmaya devam ediyor. Tony Blair 1997-2007 yılları arasında Birleşik Krallık Başbakanı olarak görev yaptı. Siyasete ara verdi. Özellikle yönetişim ve çatışma çözümü alanlarında konuşmacı, danışman ve yardım çalışmalarına odaklanıyor. José Manuel Barroso, 2004-2014 yılları arasında Avrupa Komisyonu Başkanı olarak görev aldı. İzne ayrıldı ve daha sonra uluslararası bankacılık grubu Goldman Sachs’a danışman olarak katıldı. Matteo Renzi 2014-2016 yılları arasında İtalya Başbakanı olarak görev yaptı. Görevden ayrılıp yeni bir siyasi parti kurdu ama önce siyasetten kısa bir süre izin aldı. Nicolas Sarkozy 2007-2012 yılları arasında Fransa Cumhurbaşkanı olarak görev yaptı. Görevden ayrılınca siyasete ara verdi, hukuk kariyerine odaklandı. 2017’de tekrar cumhurbaşkanlığı için yeniden aday oldu, olmadı…

Nedenleri, kişisel merakları, önlerine çıkan fırsatlar farklı… Siyasetin zorlu ve hatta kirli ikliminden uzaklaşmak herkesin can attığı bir yöntem olmalı. Tabii bu cümle Türkiye’de geçerli değil. Türkiye’de normal olmak zor.

MOLAYA DEVAM

Profesyonel kariyerlerine ücretli izin veya ara veren siyaset dışında da birçok iş lideri ve ünlü var.

Elon Musk örneğini sevmesem de o bile verdi. Twitter, Tesla ve SpaceX’in CEO’su 2021’de “yoruldum” demişti. CEO’luk görevinden kısa süreliğine izin almıştı. Virgin Group’un kurucusu Richard Branson, kariyeri boyunca çok sayıda izin aldı. İş-yaşam dengesinin önemine inanıyor ve gençleşmek ve kişisel maceralar peşinde koşmak için ara vermekten çekinmiyor. Aktris ve aktivist Emma Watson, 2020 yılında kişisel gelişim ve aktivizm çalışmalarına odaklanmak için oyunculuğa ara verdiğini açıklamıştı. Aktrist Angelina Jolie de öyle. Medya patroniçesi Oprah Winfrey, OWN televizyon ağına odaklanmak ve kendini kişisel ve profesyonel olarak yenilemek için 2011 yılında izne ayrıldı.

Korkmamak gerek. Çekmeye de çektirmeye de değmiyor. Tadında bırakmayı bilmek gerek.

 

 

 

 

 

Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir