Sus Duymasın, Söyleme Sakın

Konuşmadan da anlaşmak, bağırmadan da konuşmak, çizgi, renk, şekille söz söylemek, ifadeyi üzerine giymek, fikir üzerine sanat yapmak, sembol kullanmak,  ve nihayetinde sembol olmak… Cümleyi eylemsiz bırakmayacağım; mümkün!

İki farklı alandan iki kadın örneğim var ki, sembolleri kullanarak sembol olmuşlar. Biri, geçen hafta hayata veda eden İngiliz modacı Vivienne Westwood diğeri geçtiğimiz yılın ilk aylarında veda eden ABD eski Dışişleri Bakanı Madeleine Albright. Her ikisi de vasat dünyamızdan renkli ve hatta aykırı örnekler. İkisini aynı durakta hayal edemediğimi itiraf ediyorum ama çok da benzetiyorum. Haklarında pek çok şey yazıldı çizildi; ben iletişim yöntemlerine odaklanmak ve hatta iletişimde kullandıkları bir enstrümana dikkatinizi çekmek istiyorum.

İletişim kritik bir sanat. Ehil ellerde harikalar yaratıyor.

İğne Diplomasisi

ABD’nin ilk kadın Dışişleri Bakanı Madeleine Albright iletişim konusunda tartışılmaz üstünlüğe sahipti, mizah anlayışını ve kıvrak zekasını yansıtan broşlarla efsaneydi. Kariyeri boyunca, broşlarını ustaca kullandı. İğne diplomasisiyle iğnelediği kişilerden bazıları kendisinden nefret bile etmiş olmalı. 200’den fazla broşun yer aldığı Madeleine Albright İğne Koleksiyonu, Smithsonian Şatosu’nda “İğnelerimi Okuyun” sergisine dönüştürüldü.

Albright, “diplomatik aksesuar” olarak ilk kez Birleşmiş Milletler nezdinde görev yaparken broş kullanmış; “…Körfez Savaşı’ndan sonra ABD, Irak’a yaptırım için baskı yapıyordu. Kuveyt’i işgal ettiği için Saddam Hüseyin’le ilgili ağır ifadeler kullandım. Hükümet kontrolündeki Irak medyası beni yılana benzetti. Irak’a yaptığım ziyarette ben de yakama yılan iğnemi taktım”.

Medya iğnelerin anlamını sorgulamaya başlayınca, sembollerin dilini “eğlenceli” bulmuş. “…BM Güvenlik Konseyi’ndeki tek kadın bendim; iyi günlerde çiçekler, kelebekler ve balonlar, diğerlerinde türlü etobur hayvanları kullandım. Mesajlarımı iletmenin görsel bir yolu olarak gördüm…” diye anlatıyor.

Sözsüz iletişim bir diplomasi taktiği. Albright’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le anısı da aynen böyle; “…Başkan Bill Clinton ile Rusya’ya gittiğimde, Çeçenistan çatışmaları sürüyordu… “duyma, görme, konuşma” 3 maymun iğnemi takmıştım. Başkan Putin neden bu iğneyi taktığımı sordu. Ruslar, ne olup bittiğini konuşmazlar… fırsatı yakaladığımı düşünüp, “Çeçenistan politikanız yüzünden” dedim. O an çok ileri gittiğimi düşündüm.

 

Provokatör-Aktivist

Sosis fabrikasında işçi baba, manavda çalışan bir annenin kızı. Provokatör ve aktivist doğasıyla her zaman ve her daim Punk’ın Kraliçesi. Geleneklerine bağlı istikrarın sembolü İngiltere Kraliçesi Elizabeth, Westwood’u kraliyet nişanıyla onurlandırdı; Dame Vivienne Westwood oldu ama asla durulmadı. Durulmak da ne demekse!

Westwood da sembollerle dans etmeyi çok sevmiş bir kadın. Doğrudan konuşmak yerine giysilere yansıttı fikirlerini. İşte birkaç örnek; 2008’de podyumda modellerine Guantanamo mahkumları için adil yargılanma talep eden dövizler taşıttı. 2013’te ayakkabısına iklim devrimi çağrısı yapan pankart taktı. Muhbir Chelsea Manning’i, Julian Assange’ı, Occupy Wall Street hareketini, çeşitli çevre hayır kurumlarını korkmadan destekledi. 2021’de Business of Fashion (BoF) etkinliğinde kapitalizmin, iklim krizinin kaynağı olduğunu söyledi. Yarın çok geç olacak ana fikrini verdiği birkaç cümlelik konuşmasını burada da sembol bir kelimeyle noktaladı; “S.O.S.” Westwood, iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmak için “horoz kızılı” saçlarını bile kazıttı.

Westwood’u tanımlayan kilit kelimeler yenilikçi, yaratıcı, tutkulu, asi… Neredeyse 70 yıllık kariyere sahip 80 üstü birinin, 20’lerinde olan olmayan Z jenerasyonu için ikon olması sanırım yalnızca modayla açıklanamaz. İletişim diyelim mi!

Uzun sözün kısası, bir şey anlatmak fikirlerinizi aktarmak için yerinde bir tek kelime bile yeter. Altını önce kendi bünyenizde ve sonra seçtiğiniz sembolde doldurmanız da yeter.