Obezler Zayıflayabilirler mi?

Kamunun sorunlarına teşhis kondu: Obezite.

Obeziteyle mücadeleye başlanacağı söylendi.
Diyetisyene göre çare; ölüm rejimi.
Batı, son yıllarda obeziteyle mücadele ediyor. Başta ABD, o kadar olmasa da Avrupa ‘obezite’ denen ‘aşırı şişmanlıkla’ boğuşuyor. Konuyla ilgili araştırma raporları çıkıyor, dünyanın geleceğinin tartışıldığı toplantılarda bile gündeme obezite geliyor.

Türkiye’de halk geçim sıkıntısı içinde olduğu için, toplumun önemli bir bölümünde obezitenin tam karşıtı olan az beslenme sorunu yaşanıyor. Sürünseler de yaşamayı başardıkları için bu geniş grup kimsenin dikkatini çekmiyor.

Sağlıklı yaşam furyasıyla birlikte yeni bir meslek olarak karşımıza çıkan diyet uzmanlığı ise daha farklı konuşuyor. Diyetisyenler Türkiye’de de obezitenin olduğunu söylüyor. İşin garibi, hastalarının önemli bir bölümünün çocuklardan ve ergenlik çağındaki gençlerden oluştuğuna dikkat çekiyorlar.

Hekimler çağın hastalığı için ‘aman dikkat’ derken, biz daha ‘obezite nedir’ diye tartışmaya henüz başlamışken, meğerse koca Ankara obeziteye yakalanmış. Bakan bile söylüyor.

Obezite için sıradan diyetlerin işe yaramadığı biliniyor. Sağınızdaki solunuzdaki yağları aldırmakla da bu iş olmuyor. Kısacası estetik çözümler bu hastalığa çözüm değil. Alışkanlıkları ve yaşam şeklini değiştirmek gerektiği söyleniyor. Sizce Ankara yaşam şeklini değiştirmeye hazır mı? Göreceğiz.

Ankara’nın Taşına Bak 

Kamu Yönetim Reformu tasarısı henüz Meclis’te tartışılmadı. Hükümet ilk önce kamuoyuyla paylaştı. Belli ki bir şekilde kamuoyu desteğini arkasına almak istiyor.

Tasarı 9’u geçici 60 maddeden oluşuyor. Bu hafta bu tasarıdaki ana başlıkları sizinle paylaşmamın nedeni, kesinleştiği zaman çok farklı bir kamuyla karşılaşacağımızın altını bir kez daha çizmektir. Bu tasarıdaki sizinle paylaşmamın bir başka nedeni, pek çoğumuz anlamasak da artık farklı bir dünyaya atım atacak olmamız. Geçmiş geçmiş olacak…

Tasarı özetle;

  • Devlet bakanlarının sayısını 8, başbakan yardımcılarının sayısını 3’le sınırlandırılıyor.
  • Kamudaki denetim sistemini değiştiriyor.
  • Teftiş kurullarını ortadan kaldırıyor, iç denetim ve Sayıştay denetimi getiriyor.
  • Köy Hizmetleri kalkıyor,
  • Müsteşarların ve üst düzey bürokratların görev süresini hükümetlerin görev süresi ile sınırlandırıyor.
  • Dışişleri ve TİKA dışındaki tüm kuruluşların yurtdışı teşkilatları kaldırılıyor.
  • Yerel yönetimler için de ombudsman yani halk denetçisi sistemine geçiliyor.
  • Merkezi idarenin görevleri, planlama ve denetim ile sınırlanıyor, eğitim, sağlık ve köy hizmetleri dahil birçok yetki ve işleyiş kademeli olarak yerel yönetimlere bırakılıyor.
  • 15 icracı bakanlığın 5’inin dışındaki bütün bakanlıkların taşra teşkilatları yerel yönetimlere devrediliyor.
  • Kamu kurum ve kuruluşları kanun ile yetkili ve görevli kılınmadıkları alanlarda işletme kuramıyor, mal ve hizmet üretimi yapamıyor ve bu amaçla personel, bina, araç, gereç ve kaynak tahsis edemiyor.

Gözlerimin Yaşına Bak

Kamuda reform en fazla devlet memurlarını ilgilendiriyor. Özlük haklarından, kamuda pek telaffuz edilmese de, insan kaynakları politikalarına kadar uzanan geniş bir alanda eski anlayışın yerine yenilerini monte etmeye çalışacak.

En önemlisi, olabilirse kamuya insan kaynakları politikası anlayışını getirecek. Bakıldığında, özel sektörün henüz bu konuda istenen ve arzulanan geçişi yapamadığı görülüyor. Bakalım kamuda bu değişim nasıl yaşanacak.

  • Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin işe alınmaları ve görevde yükselmeleri, ehliyete dayalı seçme sınavı ve liyakat esasına göre yapılacak.
  • Tam zamanlı veya kısmi zamanlı çalışan diğer kamu görevlileri ve işçiler kadro esasına dayalı olmaksızın, sözleşmeye dayalı olarak istihdam edilecek.
  • Sözleşmede ilgili personelin görevleri, hak ve yükümlülükleri ile performans göstergeleri yer alacak.
  • Hükümetin görevi sona erdiğinde, müsteşarlar ile başkanlık ve genel müdürlük şeklinde kurulan bağlı ve ilgili kuruluşlarda başkan ve genel müdürlerin görevleri kendiliğinden sona ermiş olacak.
  • Bu şekilde görevi sona erenler, özlük hakları saklı kalmak üzere kadro şartı aranmaksızın bakanlık müşavirlik kadrolarına atanacaklar.
  • Kamu görevlileri başarı ve sicil açısından “yetersiz”den “pek iyi”ye kadar 5 kategoride değerlendirilecek. Bu değerlendirmeler ilgili memura bildirimde bulunarak itiraz hakkı verilecek.
  • İki kez üst üste olumsuz sicil alan memurlar emekli edilecek.
  • Memurlara aybaşında ödeme yerine ay sonunda ödeme sistemine geçilecek.
  • Temel aylık ve ücretler her kıdem yılına göre yüzde 4 artacak. Müstahdemden müsteşara kadar tüm personel için aynı göstergeler uygulanacak. Tüm ayrıcalıklara son verilecek.
  • Yıllık izinde işgücü esasına geçiliyor. Yıllık izinler hizmet sürelerine göre kademeli olarak artacak.
  • Ücretsiz izin süresi 6 aydan 1 yıla çıkarılıyor.
  • Personelin ihmali sonucu devlet zarara uğrarsa zararlar ilgili memur tarafından ödenecek.
  • 10 yıl sözleşmeli statüde çalışanlar sürekli sözleşmeli statüsüne geçecekler.
  • Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi kurumlar verdikleri hizmetin özelliğine göre yarım gün personel çalıştırabilecek.
  • Anonim şirket ortaklığı dışında kamu görevlilerine getirilen ticaret yasağı kaldırılıyor.
  • Asansör yükselme olarak bilinen personelin müktesebinden daha üst derecelere atanmasına imkan veren düzenleme kaldırılıyor.

Düşman Bizi Esir Almış 

Krizde işsiz kalan nitelikli işgücünün iş bulabilme umudu hala çok düşük. İnsan Kaynakları Yönetim Derneği (İNKADE) tarafından yapılan araştırmaya göre, işsizlerin yüzde 80’i yeni iş bulabileceğini düşünmüyor, yüzde 86’sı hala geleceğe yönelik plan yapamıyor.

Araştırmada, genel müdür, genel müdür yardımcısı, müdür, şef, uzman, mühendis, yönetici asistanı, sekreter, memur ve yeni mezun 1.600 kişi ile görüşülmüş. Temmuz, Ağustos, Eylül aylarını kapsayan araştırmada temelde, nitelikli çalışanlar için ekonomik krizin bitip bitmediği sorusu sorulmuş.

  • Nitelikli personel açısından eleman talebi olmayan ya da çok az olan sektörler arasında, yatırıma yönelik makine ve ara malı ithalatı yapan sektörler, finansman, tekstil ve hazır giyim, reklam ve halkla ilişkiler, inşaat ve taahhüt, Telekom ve enerji, otomotiv, ilaç, bilgisayar ve gross marketler yer alıyor.
  • Bireysel emeklilik, sigorta, lojistik ve kargo, hızlı tüketim şirketleri ise eleman talebi açısından hareketli gözükürken, bu sektörlerde düşük ücret uygulaması dikkat çekiyor.
  • Şirketler, yeni eleman almak yerine, vardiya ve fazla mesaiyi tercih ediyor.
  • Şirketlerin bir kısmının, gelen siparişleri mümkün olduğunca taşeron firmalar kanalıyla üretmeyi tercih ettikleri görülüyor.
  • Bazı şirketlerde emekliliği gelenlerin çalışmaya devam etmesi dikkat çekiyor.
  • Ücretlerde artış yapma eğilimi gözlenmiyor.
  • Artış yapmayı planlayanlar ise gelecek dönem enflasyonunu baz almayı tercih ediyor.
  • 2001, 2002 ve 2003 yılı üniversite mezunlarının çoğunluğu henüz iş bulamamış durumda bulunuyor.
  • Krizde işsiz kalan nitelikli personelden Türkiye’yi terk edenler, gittikleri ülkelerde sürekli iş bulamadıkları için geri dönmeye başladılar.
  • Krizden sonra kendi işlerini kuran girişimcilerin önemli bir kısmı, yüksek maliyetler ve daralan iş hacmi yüzünden işlerini tasfiye ediyor ya da etmeyi planlıyor.
  • İşsiz dönemi, yurtdışında yüksek lisans yaparak veya dil öğrenerek geçirmek üzere yurtdışına gidenlerin oranı arttı.
  • “İlgisiz alanlarda çalışmaya hazırım” diyenlerin oranı yüzde 73 ile geçen yıllara göre artış gösterdi.
  • “Geleceğe yönelik plan yapamıyorum” diyenlerin oranı yüzde 86.
  • “Kendimi boşuna okumuş hissediyorum” diyenlerin oranı yüzde 55.
  • İşsiz kalan nitelikli personel içinde “yıl sonuna kadar kesin iş bulurum” diyenlerin oranı yüzde 8.
  • “Belki bulurum” diyenlerin oranı yüzde 12. “Bulacağımı sanmıyorum” diyenlerin oranı yüzde 80 olarak belirlendi.
  • Türkiye’nin bir numaralı sorununun yüzde 96 oranıyla işsizlik olduğu düşünülüyor.

Madalyonun Diğer Yüzü 

Türk-İş tarafından yapılan açıklamaya göre, halen geçerli olan brüt 306 milyon liralık asgari ücretin yüzde 26.1’i kesintilere gidiyor.

İşçinin eline, net 225 milyon 999 bin lira geçiyor. Asgari ücretle çalışan bir işçinin, aylık 225 saatlik çalışmasının karşılığı olarak ödenen ücretin yaklaşık 60 saatlik kısmı, çeşitli kesintilere gidiyor.

  • Asgari ücretli bir işçinin eline 165 saatlik çalışmasının karşılığı ödeniyor.
  • Brüt 306 milyon liralık asgari ücretten 42 milyon 840 bin lirası SSK primi, 32 milyon 265 bin lirası gelir vergisi, 1 milyon 836 bin lirası damga vergisi, 3 milyon 60 bin lirası ise işsizlik sigortasına olmak üzere, toplam 80 milyon bin lira kesinti yapılıyor.
  • “Açlık sınırı” olarak da adlandırılan 4 kişilik bir ailenin Ekim 2003 zorunlu gıda harcamasının 451 milyon 386 bin, zorunlu gıda harcamasının yanı sıra kira, ulaşım, yakacak, giyim, eğitim, kültür gibi temel harcamalardan oluşan yoksulluk sınırının ise 1 milyar 371 milyon 994 bin lira.
  • 2002 ve 2003 yılında yakalanan büyüme oranı sayesinde Türkiye Çin’den sonra dünyanın en hızlı büyüyen ikinci ülkesi oldu.
  • Büyümedeki bu ivme, işsizlik oranındaki artışın sürmesine engel olmuyor.
  • 2003-2006 döneminde yatırımlarda öngörülen artışın yeni istihdam olanakları yaratması bekleniyor. Ancak, yüksek nüfus artışına paralel olarak işgücüne katılım oranının da artmasıyla, işsizlik oranındaki gerilemenin sınırlı olacağı tahmin ediliyor.
  • Türkiye’nin AB üyeliğine doğru düzenli ilerleme raporu 2003’de yer alan konulardan biri tabii ki istihdam.
  • İşgücü artış hızının istihdam artış hızından fazla olması nedeniyle işsizliğin artması bekleniyor.
  • Raporda, istihdam politikalarının uluslararası standartlara yaklaştığı ancak yeni istihdam yasasından yararlanan çalışan sayısının az olduğu belirtiliyor.

Biri yer biri bakar, kıyamet bundan kopar. Kaburgaları sayılan işsizler Obez Ankara’ya karşı…

Uzunca Bir Not

Aşağıda meraklısı için kamu reform tasarısının bazı alt başlıklarını sunuyorum:
Merkezi idarenin kamu hizmetleri ile ilgili yetki ve sorumlulukları şunlar;

  • Kamu hizmetlerine ilişkin ulusal düzeyde genel ilke ve politikalar, amaç ve hedefler ile standartları belirlemek,
  • Kamu hizmetlerinin hukuka, belirlenen politikalar ve standartlara uygunluğunu izlemek, değerlendirmek ve denetlemek,
  • Hizmetlerin verimli ve merkezi idare ile mahalli idareler arasında koordinasyon içerisinde yerine getirilmesini sağlamak,
  • Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve sivil toplum örgütleri arasında iletişim ve işbirliğini sağlayıcı mekanizmalar oluşturmak,
  • Hizmet ve işlev kapasitelerini geliştirmek, kamu hizmetlerini uygun ölçek ve nitelikte olmak üzere merkezde gerekli durumlarda yetki genişliği ilkesi çerçevesinde taşrada ve yurtdışında örgütlere yerine koymak,

Merkezi İdarenin Görevleri;

  • Adalet, savunma, güvenlik, istihbarat, dış ilişkiler, dış politika, maliye, hazine, dış ticaret, gümrük, piyasalara ilişkin düzenleme hizmetleri,
  • Milli eğitimde eğitim ve öğretim birliğini sağlama, müfredatı belirleme ve geliştirme hizmetleri,
  • Diyanetle ilgili görev ve hizmetler, sosyal güvenliğe ilişkin hizmetler,
  • Tapu kadastro, nüfus ve vatandaşlık işlemleri,
  • Acil durum yönetimi ve sivil savunma ile ilgili ulusal düzeyde yapılması gereken hizmetler,
  • Vakıflarla ilgili görev hizmetler,
  • Mahalli idarelere teknik ve mali yardımda bulunma, rehberlik yapma ve eğitim desteği sağlama görev ve hizmetler

Teşkilatlanma bundan sonra aşağıdaki gibi olacak;

  • Merkezi idarenin teşkilatlanmasında, kurum ve kuruluşların görev, yetki ve sorumlulukları tanımlanırken, benzer hizmet ve görevleri birden fazla kurum ve kuruluşa verilemeyecek.
  • Devlet Bakanlığı sayısı en fazla 8 ile sınırlı tutulurken, en çok 3 Başbakan Yardımcısı görevlendirilecek.
  • Müsteşar, “bakan yardımcısı” olarak tanımlanacak, bakanlık hizmetlerini, bakan adına ve onun direktifleri doğrultusunda; mevzuat hükümleri, bakanlığın amaç ve politikalarına, stratejik planlarına uygun olarak düzenleyecek.
  • Adalet, Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı dışındaki bakanlıkların taşra teşkilatı olmayacak.
  • İçişleri, Maliye, Milli Eğitim, Sağlık ve Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlıklarında, temel görev ve hizmetlerinin bir gereği olarak, ana hizmet birimi şeklinde rehberlik ve denetim birimi oluşturabilecek.
  • Bakanlıkların merkez teşkilatlarında ve bağlı kuruluşlarında ihtiyaca göre, Strateji Geliştirme Başkanlığı, Hukuk Müşavirliği, Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirlikleri kurulabilecek.

Denetim ve Danışma mekanizmaları uygulanacak;

  • Teftiş ve denetimin, hukuka, kamu yönetiminin temel ilkelerine, belirlenen yıllık amaç ve hedeflere, performans göstergelerine, hizmet, kalite standartlarına göre yapılacak,
  • Eğitim ve rehberlik boyutuna önem verilecek ve raporlar kamuoyuna duyurulacak.
  • Kamu kurum ve kuruluşlarında iç ve dış denetim yapılacak.
  • Merkezi idareye dahil kurum ve kuruluşlarla il özel idareleri, belediyeler ve buna bağlı kuruluşlar ve mahalli idare birliklerini dış denetimi Sayıştay tarafından veya Sayıştay’ca belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yapılacak.
  • Köyler ile köylerin kendi aralarında kurdukları birlikler, mülki idare eliyle denetlenecek.

Neler tarih olacak;

  • Savunma sekreterlikleri kurulmasına dair kanun ile Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu’nun kuruluş ve görevleri hakkında kanun hükmünde kararname yürürlükten kaldırılıyor.
  • Köy Hizmetleri Genel Müdürlükleri de kaldırılıyor.
  • Dışişleri Bakanlığı ile TİKA hariç bakanlıkların ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının yurtdışı teşkilatları kaldırılacak ve kadroları iptal edilecek.
  • MEB taşra teşkilatının görev ve yetkileri ile bina, okul, araç-gereç, taşınır ve taşınmaz malları, alacak ve borçları, bütçe ödenekleri ve kadrolarıyla birlikte olmak üzere il özel idarelerine devrediliyor.
  • Sağlık Bakanlığı taşra teşkilatının görev ve yetkileri, eğitim hastaneleri hariç, sağlık evi, sağlık ocağı, sağlık merkezi, dispanser ile hastanelerin araç-gereç, taşınır-taşınmaz, alacak ve borçları, bütçe ödenekleri ve kadrolarıyla birlikte olmak üzere personeli, il özel idarelerine devredilecek.
  • Kültür ve Turizm, Çevre ve Orman, Tarım ve Köy işleri bakanlıklarının taşra teşkilatları belediye sınırları içinde belediyelere, belediye sınırları dışında ise il özel idarelerine devredilecek.
  • Milli Eğitim Bakanlığı dışındaki bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına bağlık sağlık, tarım, adalet, tapu kadastro ve Anadolu meteoroloji meslek liseleri bina, araç, gereç, taşınır ve taşınmaz malları ile bunlara ait bütçe ödenekleri MEB’e devredilecek.
  • Devir ve tasfiye işlemleri, Bakanlar Kurulu tarafından yürürlüğe konulacak esas ve usullere göre en geç bir yıl içinde gerçekleştirilecek.
  • Kadroların ve taşra teşkilatının bunlara ilişkin görev ve yetkilerinin devri ise yine Bakanlar Kurulu’nca konulacak esaslara göre 5 yıl içinde yapılacak. Bu süre içinde devredilmeyen kadrolara ait atamalar ilgisine göre MEB ve Sağlık Bakanlığı tarafından yapılmaya devam edilecek.
  • Cumhurbaşkanlığı ve Meclis’te tüm memur kadroları için öngörülen istisnai memurluk 4 kadro ile sınırlandırılıyor.
  • Özelleştirme İdaresi. Toplu Konut, Savunma Sanayii Müsteşarlığı gibi bazı kuruluşlardaki istisnai memur uygulaması kaldırıyor.

 

Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir