Kriz’in K’sı, İK’nın İ’sine karşı

“Kriz Türkiye’yi etkilemeyecek çünkü 2001 krizinden idmanlı, deneyimliyiz, bize bir şey olmaz.” Yapılan açıklamaların anafikri bu! Yangına körükle gitmek istemem ama Kriz K’sı çıkınca İK’nın İ’si aklıma geliyor. Ben çok da istememe karşın İK’da deneyimli bir Türkiye’de yaşadığını düşünmeyenlerdenim.

Kulağıma her gün farklı dedikodular, değişik kokular geliyor. Kimi şirket danışman arıyor, işe giriş yerine işten çıkış testlerinin peşinde. Çoğu alımlar zaten durdu. Bazısı çoktan yaradana sığındı.

Gazeteler toto sayfası gibi. Her gün bir Amerikan ya da Avrupa bankasının ne kadar paraya kurtarıldığını okuyoruz. Ben de size bulabildiğim kadarıyla kimin kaç kişiyi işten çıkardığını yazayım. Resmin bütününü görmek iyi olur.

Lehman Brothers’ın iflası 25 bin kişiyi işsiz bıraktı. CitiGroup 4 bin 200 kişiyi, Bank of America 3 bin kişiyi, Morgan Stanley 900 kişiyi… Mortgage firması Countrywide 11 bin kişiyi işten çıkardı. National City Corp. 2007 ortalarından bu yana 3 bin 400 kişiyi işten çıkarttı. Capital One Financial 3 bin 900 kişinin işine son verdi. First Magnus iflas etti 6 bin çalışan işsiz. First American Corp. bin 300 kişinin işine son verdi.

HSBC subprime mortgage bölümünü kapadı, dünya çapında bin 100 çalışanının işine son vereceğini açıkladı. İsviçreli UBS 1500 kişiyi işten çıkardı. HP, 3 yılda 24 bin 600 kişinin işine son verecek. BMW yıl sonuna kadar 5 bin 600 çalışanını çıkaracak. PepsiCo 3 bin 300 çalışanıyla yollarını ayıracak. Siemens de bir süre önce 16 bin 750 kişiyi çıkaracağını duyurmuştu.

“Acı patlıcanı kırağı çalmaz” açıklamalarını bir kenara bırakıp 2001’de ne olduğunu anımsayalım. 2000’de 79 olan banka sayısı, 2001’de 55’e indi. 41 bin 69 kişi işsiz kaldı, 681 şube kapandı. Tahminlere göre 2001 krizi 357 bin kişiyi işsiz bıraktı. Bugünkü krizde bankaların bu kadar çok kişiyi çıkaracağını sanmıyorum. Ama her mahalleye açtıkları şube sayısında tasarruffa gideceklerini öngörmek mümkün.

2001 sonrasında sanayi işçi çıkardı, yatırımları erteledi, az adam çok işle verimliliği artırdı. Büyüdü ama istihdam yaratmadı: 2002-2006 yılları arasında ekonomi ortalama yıllık yüzde 7,3 büyüdü, tarım dışı istihdam yüzde 3,9 arttı. 2007’de ekonomi yüzde 4,5; tarım dışı istihdam yüzde 2,3 arttı. 2008’e umut kalmadı. Reel sektörde dökülme beklemeyen yok. Onlar da, “Biz zaten batığız ikinci kez nasıl batarız” diye soruyor.

Yeni iş yaratamadık. Ekonomi politikaları büyük ölçekli işleri ve nepotizmi destekledi. Türkiye güzel günlerinde istihdam paketi gibi ekonominin önünü tıkayan temel sorunları çözmüş olsaydı, bugün daha umutlu olmaya hakkımız olabilirdi.

Türkiye 2008 – BM İnsani Gelişme Raporu’na göre, Türkiye, genç işsiz oranında 177 ülke  arasında 10’uncu, eğitim endeksinde ise 104’üncü sırada bulunuyor.

Sektörel bazda rakamlara baktığımızda durum şöyle (2007 Ekim):

Sanayi sektöründe toplam çalışan

2001: 3,810,000

2007: 4,602,000

İnşaat sektöründe çalışan sayısı

2001: 1,110,000

2007: 1,419,000

Hizmetler sektöründe çalışan sayısı

2001: 8,551,000

2007: 10,843,000

2001’den ders aldık diyenlere soruyorum:

Esnek/dönemsel/part-time çalışma konusunda ne yaptık?

İşgücü maliyetlerini düşürmekten söz ettik, kalem oynattık mı? Bir kişinin istihdam maliyeti ortalama 269 bin YTL, teknoloji-yoğun nitelikteki yatırımlarda kişi başı 1 milyon 500 bin YTL’ye ulaşıyor…

Kadın işgücünü teşvik etmek için kılımızı kıpırdattık mı? Tekno kentler kurduk, buraya küçük işletmeleri alabildik mi? AB fonları diye yırtındık, yararlanabileceklerin yaklaşmasına izin verdik mi?

Peki yeni iş nasıl yaratılacak?

2000 Yılı: İşsizlik: % 6,5; İşsiz: 1,497,000; 15-24 yaş işsizlik: % 13,1; Yüksekokul mezunlarında işsizlik: % 7

2008 (Temmuz): İşsizlik: % 9,4; İşsiz: 2 milyon 353 bin; 15-24 yaş işsizlik: % 18,3; Yüksekokul mezunlarında işsizlik: % 11,4

İşte biz bu karneyle küresel krize yakalandık. Gelin artık yapısal reformları yapalım. Her kriz bizi geriye atıyor. Her krizde canımız daha fazla yanıyor.