İletişim Savaşları

Aralık ayı mevsimlerden “Yılın İnsanları” zamanı. Kim, niye seçilmiş diye bakın esen rüzgarın yönünü anlayabilirsiniz. Ne Time Dergisi’nin Ukrayna Devlet Başkanı Viladimir Zelensky’i “Yılın İnsanı” seçmesi, ne BBC’nin “100 Kadın” seçkisi tesadüf. Bir adet TC kimlikli kadının listeye girememesi de tesadüf değil.

Zelensky, Winston Churchill’i örnek alıyor

“Yılın İnsanı” Zelensky’nin “Ukrayna’dan Bir Mesaj” başlıklı kitabı da bu arada ünlülerin yayıncısı Crown Publishing’ten eş zamanlı çıktı. Kitap, binlerce savaş konuşmasından yapılan seçkiden oluşuyor. Kitabın önsözünü The Economist’in Rusya ve Doğu Avrupa muhabiri Arkady Ostrovsky yazmış. Medya konsorsiyumu destekli, iletişim savaşı. Kitabın geliri, Zelensky’nin kurduğu bağış vakfı United24’e gidiyor. Böyle bir savaş yok; yüzlerce milyon dolar toplanmış. Bağışların ne satın aldığını görebilirsiniz; kask, ayakkabı, üniforma, Drone… hastane, anestezi cihazı, XRay masası, ambulans ve daha nicesi…

Zamanın ruhuna uygun kahraman yaratılıyor.

Zelensky (44) hukuk okuyup, oyuncu-komedyen olmuş, eğlence dünyasından siyasete geçiş yapmış. Yeni nesil Lech Walesa. Doğru zamanda doğru savaşta… Tarihin kendisini nasıl anacağını bugünden kestiremeyiz tabii. Ama savaş öncesi, küresel kamuoyu nezdinde öne çıkmamış olan Ukrayna halkı kolay kolay unutulmayacak.

BBC’den 2022’nin 100 kadın seçkisi

Göz attınız mı? Bu da bir başka iletişim savaşı.

Sanki dünya üzerinden sarışın, beyaz tenli, kadın soyu silinmiş. Herkes mülteci, esmer, çekik gözlü, siyah, engelli… Bu kadınlar daha önce neredeydi, neden daha önce gözlerimiz onları seçmiyordu? Kuzey Avrupalı beyaz tenli, uzun boylu, sarışın kadınlar nereye kayboldu? Neden daha önce listelere şişman, engelli, estetik kaygısı olmayan kadın alınmıyordu? Yıllarca neden bütün kadınlar, erkeksi şıklık içinde “gözlerimle yerim seni” edasıyla resmedildi?

Rüzgar nereden eserse; hurraaa!…

Black Lives Matter, Me Too, LGBTQ liderleri… İran’da molla, Afganistan’da Taliban, Rusya’da Putin karşıtları… Suriyeli ampute sporcu, Yemenli avukat, her meslekten İranlı kadın(!), Filistinli insani yardım çalışanı, gözünü Taliban’a feda etmiş Afgan öğrenci, Myanmarlı doktor, Hintli mühendis, Amerikalı olsa da siyah aşı eğitmeni, Vatikan’dan rahibe, Rusya ve Ukrayna’dan gazeteciler, Honduras, Meksika, Sudan, Bangladeş, Bolivya… böyle uzayıp gidiyor 100 kadın listesi. Ezilmiş kadınlar medyada çiçek açtı. İki yüzlülük!

Türkiye’den kimse yok (!)

Almanya vatandaşı ünlü kalp cerrahı Prof. Dilek Gürsoy tek gururumuz. “Avrupa’nın yapay kalp transplantasyonu yapan ilk kadın cerrahı” olarak anılıyor tanıtım yazısında. Hiç mi T.C. kimlikli kadın çıkmadı bu yıl parmakla gösterilebilecek? Hiç mi başarılı iş insanı, lider, aktivist görmedi bu gözler…

Seni neden görmez bu gözler?

Ama önce bir sorun kendinize; “seni kendi ülkende gören göz var mı” diye. Senin büyüklerin, tüketmekten başka meziyeti olmayan, bağımlı ev kadınını seviyor, çünkü sessiz, itaatkar, cahil. Baba teşvikli, anne rızalı tecavüze bile ses çıkarmıyor o gözler.

Neden biz de cezaya kalıyoruz?

Yolsuzluk, tecavüz, sahtecilik, cehalet ve daha birçok nedenle itibarsızlaştırılmayı hak etmiyoruz. Kurunun yanında yaş sendromu bu. Ama yeter, artık cezaya kalmak istemiyoruz! İletişim, rezil de vezir de ediyorsa eğer, biz artık vezir olmak istiyoruz!