Düşünmek Kaç Para Eder?

Büyük olasılıkla sosyal medyanın kabusu olan yalan haberlerden biri düştü önüme. “Düşündüm” ve paylaşmaya karar verdim. Rivayet o ki, İngiliz büyükelçi Avam Kamarası’nda sunum yapmış; en zeki öğrencilerin tıp ya da mühendisliğe girdiğini ikinci grubun iş idaresi ekonomi okuduğunu, üçüncü grubun siyasete yönelip ilk ikiye hükmettiklerini, eğitimde başarısız olanların silahlı kuvvetler ya da emniyet teşkilatlarına yöneldiğini, silah gücüyle kontrolü ellerinde tuttuklarını, eğitimsiz olanların din adamı olarak inançla top yekun itaat mekanizması kurduklarını ifade etmiş. Nottaki coğrafya gereksiz bilgiydi geçtim onu…  Anlatılan pratiğin – bugüne kadar gördüklerim, okuduklarım, duyduklarım, okulda öğrendiklerim, yapay zekaya sorup çıkardıklarımı bir araya getirdiğimde coğrafyadan bağımsız olduğu fikrine yakın durup, paylaşma kararı vermeme neden oldu.

Artık neredeyse hereksin Yapay Zeka (YZ)- Artificial Intelligence (AI) nosyonu var. “Bana ödevimi yap” diye komut veren çocuktan hallice bir kullanım için önce yapay zekayı eğitmeniz gerekiyor. En büyük zeka beynimiz, onunla mı başlasak?… Yukarıdaki örnek dünyanın hali, hangisi olmak istediğimize karar vermemiz gerek. Karar vermek için önce düşünmek gerekiyor. Düşünmek kolay olmadığı gibi ucuz değil.

2023’ün en pahalı aktivitesi düşünmekti. Tüm ekonomik hesaplamaları geçti! Herkesi memnun edeceğim diye, gazetecilik adına “çanak sorular” sormak kolay. Düşünmeye de gerek yok, ne isteniyorsa onu sor, bitsin. Merkez Bankası Başkanı ya da Hazine ve Maliye Bakanıyla söyleşi yapacaklara, bu iki şahsiyetin ölçme ve değerlendirme becerileri ile matematikleri tescilli iyi diye sorulmasını dilediğim bir soru var; düşünce kaç paradır?

Düşünmek için öncelikle farklı olasılıkları ve bakış açıları olduğunu kabul etmek gerek. İşi zorlaştırıyor… Kestirmeden önyargı. Temiz! Sonra “acaba ulaştığım bilgiler doğru mu?” diye düşüneceksin, olur ya değildir. Düşünme, bilgiyi toplama, değerlendirme, alternatifleri karşılaştırma ve sonuçları tahmin etme gibi çeşitli bilişsel işlemleri içeriyor. Ayrıca, beyin, geçmiş deneyimler, mevcut bilgiler ve gelecek beklentileri arasında sürekli bir bağlantı kurar. Bu süreç, zihinsel enerjiyi ve dikkati yoğun bir şekilde kullanır, bu da düşünmeyi zor ve bazen yorucu bir eylem yapar. Özetle, bilginin yükü ağır, düşünmeyi zorlaştırıyor. Kilit kelime “soru”. Başkasına sormak kolay, kendinize soru sormayı denesenize.

Columbia Üniversitesi Zuckerman Enstitüsü bilim ekibi, karar verme sürecinde beyindeki nöronların nasıl çalıştığına odaklanıyor. İki beyin bölgesindeki nöron aktivitesinin karar verme sürecinin ana aşamalarını yansıttığı bulunmuş. Bu araştırmalar, karar verme sırasında bilgi toplama ve bir seçeneğe bağlı kalma aşamalarını içeriyor. Nöronlar, bir karara bağlı kalmak için gereken bilgileri toplarken, diğer beyin bölgesindeki nöronlar, seçenekler üzerinde düşünmeyi durdurma ve belirli bir seçeneği taahhüt etme sinyaline karşılık gelen kısa patlamalar şeklinde ateşleniyormuş. Beyin, karar verirken belirli nöronların aktiviteleri aracılığıyla mevcut bilgileri değerlendirip entegre ediyor. Süreç, görsel sinyallerin davranışa dönüştürülmesi gibi basit kararlardan karmaşık karar verme süreçlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Sağlıklı bireylerde, zamanlama ve bekleyiş gibi faktörler, karar verme sürecinin doğru ve etkili bir şekilde işlemesini sağlıyor.

Neden yanlış karar veriyoruz? Genellikle yetersiz bilgi, yanlış bilgi işleme, önyargılar, duygusal etkiler, baskı altında karar verme ve çevresel etkiler gibi faktörler etkili. Beyin, belirsizlik, bilgi eksikliği veya yanıltıcı duyusal girdi durumlarında hatalı çıkarımlar yapabiliyor. Beyin, bilgileri kullanarak bir seçeneğe karar veriyor, karar, uzun vadeli hedefler ve değerlerle uyumlu olabiliyor. Karar verme, ayrıca belirli kurallar ve politikaları uygulayarak, doğruluk ve hız arasında bir denge sağlayabiliyor. Duyusal algılar ve hafızadan gelen bilgiler, bilgi toplama sürecinde karmaşık kararlar için gerekli ayrıntıları sunuyor. Eğitim sayesinde bireyler araştırma yöntemleri, eleştirel düşünme becerileri ve bilgi kaynaklarının değerlendirilmesi gibi teknikleri öğreniyor. Öğrendikçe güzelleşen birey, yanlış karar da verse zararı yıkıcı olmuyor, düzeltebiliyor, onarıyor.

Düşünmek maalesef uzun sürüyor. Birkaç nedeni var. Öncelikle, beyin karmaşık bilgileri işlerken birçok farklı faktörü değerlendirmek zorundadır. Bu, çeşitli bilgi kaynaklarını, geçmiş deneyimleri ve gelecekteki olası sonuçları kapsar. Ayrıca, beyin, alternatifleri karşılaştırmak ve en uygun kararı vermek için genellikle detaylı bir analiz yapar. Bu süreç, hem bilinçli hem de bilinçdışı düşünme aşamalarını içerebilir ve bazen zaman alabilir. Düşünme, aynı zamanda dikkat ve odaklanma gerektirir, bu da süreci uzatabiliyor. Ne yani tembel miyiz?…

Düşünmekten kaçınma eğilimlerimizin başında maalesef tembellik geliyor tabii. Zihinsel çabanın zahmeti, dikkat- konsantrasyon… Çalış çabala!… Kolay ve hızlı çözümlere yönelmek rahat. Yeterli bilgiye sahip olmadığımızda düşünmekten kaçınmıyor muyuz?

Bilgiye erişimin olmaması bilginin karmaşıklığı kadar vahim! Karar verme sürecinde pasif bırakan bilgisizlik tabii ki yalnızca tembellikten gelmiyor, bilgi damarları kesilince örneğin internet ve hızı, konuşanların sesi, düşünenlerin yazısı… Bilgi eksikliği, belirsizlik hissi yaratıyor. Karar vermek günün sonunda kolektif bir eylem!

Düşüncenin ekonomik değeri ne sizce? Harvard Business School Online tarafından yapılan bir analize göre, ekonomik kavramlar ve çerçevelerin anlaşılması, talebin değerlendirilmesi, ekonomik analizlerin yapılması ve yorumlanması, bulguların etkili bir şekilde iletilmesi ve stratejik düşünme becerileri, bir yöneticinin araç kutusundaki en önemli beceriler arasında yer alıyor. Düşünme süreci, zihinsel enerji ve kaynaklar açısından “pahalı” olarak kabul edilebilirmiş. Ne kadar pahalı, belli değil. Paha biçilemediğinden diye düşünmek istiyorum.

Duygularınız mı bilgileriniz mi daha ağır basıyor? Hislerinizle önyargılarınız arasındaki farkı ayırt edebiliyor musunuz? Karara giden eşiği geçmenize ne sebep oluyor? Neden bazen mantıksız seçimler yapıyoruz? Neden bazı seçimler inanılmaz derecede zor? Yılın son yazısını yazarken, 2024’te bunu yapacağım kararlıyım… güzel yaşamın 10 yolu ya da diyetin 5 türlüsü gibi tüylerimi diken diken eden şeyler okumak ve yazmak istemedim. Yapay zeka kadar değer, ona verdiğimiz zaman kadar sabır diliyorum.

 

Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir