4.5G Nedir, Ne Değildir?

Bizi uçuracağı söylenen bu 4.5G teknolojisi nedir ve ne değildir bir bakalım. 4.5G teknolojisi 1 Nisan 2016 tarihinde hayatımıza girdi. Bu yeni teknoloji, beklentisi yüksek olan birçoğunuza, yaptığı testlerin ardından 1 Nisan şakası gibi gelmiş olabilir.

4.5G’ye geçiş sürecinde her şey Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türk Telekom’un özel bir etkinliğine katılması ile başladı. Cumhurbaşkanı’nın bu etkinlikte “4G’ye geçmek yerine 2 yıl bekleyelim 5G’ye geçelim” demesi ilk başta bir karmaşaya sebep olsa da cümlenin ağırlığıyla süreç 4.5G adını alarak orta yolu buldu. Peki, neden 4.5G?

Zaten dünyada 2009 yılından beri 4G teknolojisi kullanılıyorken bizim bu eski teknolojiye geçme çabamızdan vazgeçilmesi mantıklı bir karardı. Ancak Nikita Khrushchev’in “Politikacılar dünyanın her yerinde aynıdır, bir köprü yapma sözü verirler ama ortada bir ırmak bile yoktur” dediği gibi daha ortada geçilebilecek bir 5G teknolojisi de yoktu. Çünkü 5G teknolojisinin dünyadaki test çalışmalarına daha 2018 yılında başlanması ve 2020 yılında da yaygınlaştırılması planlanıyordu. Sonunda Türk işi 4.5G teknolojisinin ihalesine 3 ay ertelemeli olarak çıkıldı. 1 Nisan 2016 tarihinde de resmen 4.5G teknolojisine merhaba dedik.

4.5G teknolojisinin hayatımıza neler getireceği konusunda Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom’un yaptıkları tanıtımlar hep aynı noktaya odaklandı. 4.5G teknolojisiyle cep telefonlarımızda daha hızlı internet kullanabileceksiniz. Bu yazımda cep telefonlarımızda bu kadar hızlı bir internete ne kadar ihtiyacımız olduğunu sorgulayacağım. Daha hızlı bir internet hayatımıza gerçekten bir değer katacak mı? Yoksa sadece yeni bir cep telefonu, yeni bir hat ve daha kabarık faturalarla yeni bir tüketim çılgınlığı daha mı başladı?

Reklamlar tüketiciyi doğru bilgilendiriyor mu?

İlk olarak belirtmeliyim ki reklamlarda tüketici etik bir şekilde bilgilendirilmiyor. Hatta tanıtım sürecinde Pop Sanatçısı Hadise’nin de rol aldığı Türk Telekom reklamının, tüketiciyi yanıltıcı olduğu gerekçesi ile Reklam Özdenetim Kurulu’na takılması bunun ispatı.

4.5G mobil internet teknolojisinin hayatımıza getireceği yeniliklerle ilgili reklamlarda özetle neler gördük;

  • Bekleme süresi tarih oluyor,
  • İstediğiniz videoyu tıkladığınız anda izleyeceksiniz,
  • HD film keyfini telefonunuz olduğu sürece her yere taşıyabileceksiniz,
  • Dünyanın müziği cebinizde,
  • Kalbinizde geçen şarkı kulaklığınızı takana kadar telefonunuzda,
  • Ofisiniz sizinle beraber yanınızda,
  • Filmleri 3G’den 10 kat kadar hızlı indireceksiniz telefonunuza.
  • Bulut teknolojisini daha verimli kullanacaksınız.

 

Bu sloganların hepsi gerçek. Dünyanın en hızlı mobil internetini kullanmadığımız da gerçek. 4.5G teknolojisi ile bunların hepsini yapabilirsiniz. Ama siz bunların çoğunu zaten yapabiliyorsunuz. Bazılarının da mevcut teknoloji ile cep telefonlarımızda yapılması pek tercih edilmeyen şeyler.

Akıllı telefonunuz çok eski değil veya teknik bir sorunu yoksa 3G teknolojisinin mevcut internet hızıyla yukarıda sayılanları büyük oranda zaten yapabiliyorsunuz.

Youtube’u çok sık kullanan biri olarak sıkıntı yaşadığımı çok nadir hatırlarım. Dünyanın denilen müziği mp3, mp4, avi olarak hep cebimizdeydi zaten.

HD bir filmi kaç kişi cep telefonundan indiriyor ve başka platformda indirip izliyor merak ettim açıkçası. Evdeki internetimden izleyemediğim dizileri indiren biri olarak açıkçası hiç cep telefonumdan indirme ihtiyacı duymadım. İndirdiklerimi de telefonumdan izlemedim. Zaten indirirsem ne kota kalır, ne şarj ne de hafıza. Çoğunuz da eminim böylesinizdir.

Bulut teknolojisi milyonlarca insanın bırakın kullanmayı daha ismini bile duymadığı bir teknoloji ki bunu kullananlar da cep telefonlarında kullanmıyordur zaten. Konu, bu yüzden telefonlarını daha çok sosyal medya amaçlı kullanan milyonlarca insanı etkilemeyecektir. Belki büyük veri transferleri yapan şirketleri etkileyebilir. Ayrıca hızlandık diye ortamda daha fazla veri akışı olmayacağından big data dediğimiz büyük veri analizlerinden daha verimli sonuçlar alınamayacaktır.

4.5G ile birlikte, veri indirme hızı 100-150 Mbps’ten başlayıp 375 Mpbs seviyelerine çıkabileceği ve bu sayede indirme hızının 14 kat artacağı söyleniyor. Ancak deneyimlenecek hız, frekansa, kapsama alanına, hizmet alınan baz istasyonuna, coğrafi koşullara, şebeke yoğunluğuna, kullanılan cihaza, bağlanılan siteye ve baz istasyonundan uzaklığa göre değişim gösterebilir.

Ülke genelinde ilk yapılan hız testlerinde 30-150 Mbps arasında değişen değerlerin haberini gördük. Patronum 124 Mbps gördü mesela. Aylardır evime 24 Mbps hızındaki fiber internetin gelmesi için nasıl uğraştığımı düşünürsem bu rakam açıkçası canımı sıkıyor.

Bu hıza telefonunuzun donanımı ve hattınız ne der?

İnternetinizin hızlı olması telefonunuzun işlemcisinin ve ilgili diğer donanımlarının daha çok enerji harcaması demektir. Böylece akıllı telefonlarda bir gün giden şarjınızın daha kısa sürede biteceğinden emin olabilirsiniz. Bu yüzden prizlere yakın mekânlarda köşe kapmacalar oynanacak ve muhtemelen bataryalı taşınabilir şarjların popülerliği artacaktır.

Kota ve faturalardan endişe edilmesini anlamlı bulmuyorum. Çünkü bu tamamen sizde zamanla oluşabilecek kullanıcı alışkanlığına bağlı. 3 GB kotalı paketim var ve daha hızlı internet kullanmam sadece kotamı 30 günde değil de 20 günde bitirmem anlamını gelebilir. Bir youtube videosunu ne kadar çabuk indirse de yine aynı kota eksilecek.

Bazılarınız “evdeyken cep telefonumu modem olarak kullanarak veya farklı aparatlarla 4.5G teknolojisini bilgisayarımda kullanabilirim” diyordur. Evdeki internetinizin adil kullanım kotası 100 GB ve bitince sadece hızınız düşüyor. Acil durumlar hariç 3-5-7… GB kotalı cep telefonu hatlarınızı kullanmak bu anlamda pek mantıklı değil. Modem olan cep telefonunuzun şarjını ve ısınma düzeyini de hesaba katın. 4.5G teknolojisi ev internetimizi ileriki zamanlarda etkiler umarım. Sabırsızlıkla bekliyorum.

Birçoğunuz aklınızdan “4.5G’ye geçsem mi, ne zaman geçsem, bizi mecbur geçirirler mi, 3G hızım artar mı, geçersem daha çok para öder miyim…” gibi soruları geçiriyorsunuz. BTK Başkanı Ömer Fatih Sayan yaptığı açıklamada 2G’nin 2026’da, 3G’nin de 2029 yılında kaldırılacağı söylendi. Anlayacağınız şimdilik 4.5G’ye geçin diye sizi zorlayamazlar.

Ya telefonların 4,5G’ye uyumu…

4.5G’ye geçmek istediğimiz aşamada önümüzdeki en büyük engel 4.5G’ye uyumlu bir telefon almak olacaktır. Ben baktım en kötüleri 600 TL. Her cihaz size istediğiniz hızı sağlamayacaktır. Çünkü alacağınız cihazın modeminin 4G / LTE desteğine sahip olması gerekiyor. LTE nedir?

LTE sınıflandırmaları Cat 3, Cat 4, Cat 6, Cat 9 ve Cat 10 gibi bölümlere ayrılıyor. Örneğin Cat 4 LTE modemlerin indirme hızı maksimum 150 Mbps iken, Cat 6 modemlere sahip bir cihaz 300 Mbps’lik indirme hızlarına erişebiliyor. Ayrıca Cat sınıflandırmasına göre cihazların upload hızları da değişiyor. Hayal kırıklığına uğramamak için bunlara dikkat edin.

Zamanı geldiğinde 4.5G’ye geçme konusunda fazla teknoloji bağnazlığı yapmamanızı tavsiye ederim. Zaten bu kadar yatırımın ardından operatörlerin sizi rahat bırakacaklarını sanmayın. Her gün reklamlarla, mesajlarla ve kampanyalarla size ne kadar değer verdiklerini anlatacaklar. Sizin gibi özel insanların bu teknolojiyi hak ettiklerini söyleyecekler. “Siz buna değersiniz” diyecekler. Kanmayın diyeceğim ama….

Birçok kişi eninde sonunda 4.5G’li olacak. Neden? Bir kere yeni telefon alacak herkes 4.5G’yi de büyük ihtimalle tercih edecektir ki bu 2-3 sene içinde gerçekleşir zaten. 60 yaşındaki annem 3 sene önce büyük tuşlu telefon istiyorken şimdi internetli akıllı telefon istiyor. Akıllı telefon alınca da 4.5G’yi neden istemesin.

Onun öncesinde ise 3G üzerinde birtakım teknik oyunlar oynanabilir. Hızı azaltılır, sürekli kopmalar yaşarsınız ki operatörlerin bahaneleri muhtemelen hazırdır. Çok üst düzey bir bürokrat özel bir mecliste “operatörlerin sizden daha fazla para koparmak için özel AR-GE birimlerinin olduğunu unutmayın” dediğini duyduğumda birçok şey daha anlamlı gelmişti.

4.5G gerçekten müthiş bir teknoloji ve hayatımıza da çok katkısı olacağı kesin. Operatörlerin de o kadar masrafın ardından abartılı reklamlar yapmalarını da anlıyorum. Bu yazımdaki amacım reklamların altından hızla akan o minik yazıların puntosunu büyüterek sizler için anlaşılabilir hale getirmekti. Daha çoğunu yaşayarak göreceğiz.

İçerik Fabrikası – Tarık Savaş Öpöz

© İçerik Fabrikası 2016 – Tüm Hakları Saklıdır.

Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir