Beni algoritmaya emanet edin

YO BLOG-MANSET

“…Savaş çıkarsa askere robotlar gitsin. Amansız bir hastalığa yakalansam beni robot hekime emanet edin.  Başıma bir şey gelirse adaleti algoritmadan bekleyebilirim…”

Kulağınıza tuhaftan öte geldiğini biliyorum. Uydurulmuş ya da benim hayal ürünüm değiller. Gerçek ifadeler, kısaltmak için mealen kullandığım cümleler!  Çok yakında ifadelerin altındaki anlamlar gerçek olabileceği gibi, yanıtlarımız bunlara benzeyebilecek. Detayları aşağıda bulacaksınız.

 

BİR ŞANSIM DAHA OLSA

Ne okur ne olurdunuz? Hadi sizden geçti diyelim çocuğunuz ne okusun ya da ne olsun?…

Soru, kritik ama şu sıralar bizim gündemimizde lüks. Ancak asıl yanıtı, şüphesiz geleceği daha iyi okumaktan geçiyor! Gerçi geleceği iyi okusan ne yazar hala ezberden okuyan bir sistemde, ne okursan oku gideceğin yer sınırlı.

 

BİR O KALDI

Orta eğitimde sınav sisteminin nasıl olacağına sonunda karar verildi, gururla açıklandı… Sınav, açık uçlu olmayacak, soru sayısı 90 – 100 olacak, şu kadar dakikada bu kadar günde bitecek… soruların yapısı da belirlendi; x kadar sosyal, y kadar fen, matematik… diye gidiyor.

Ya sınavın içeriği?… İşte bir o kaldı!

 

KODLASAN NE OLUR KODLAMASAN…

Bugün iş görüşmesi için İstanbul Teknik Üniversitesi mühendislik bölümlerinden bir öğrenci geldi, konuştum. Çok düzgün, çok tatlı bir kız! Ya içerik? Bir mühendislik talebesinin içeriğinden söz ettiğimizde ne sorulabilir. Geleceğini, dünyanın en rekabetçi alanlarından biri olan bilişimde arayan birinin temel olarak kod yazması beklenir ki, artık orta eğitim öğrencilerinden bekleniyor… Şu ana kadar kodlama yapmamış; “Müfredatta yok. O nedenle görmedim. Notlarım çok iyi ama! Büyük olasılıkla yüksek lisans yapacağım, o zaman şansım olur mutlaka öğrenmek istiyorum” dedi. Yabancı üniversitelerde okuyan öğrencilerimizin belalı dersi kodlama. Temelleri yok ya da zayıf. Çinliler zehir gibi.

 

FETVA VE BITCOIN

Dün, bir yaşıma daha girdim; Diyanet, “Bitcoin caiz değildir” fetvası verdi. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı sanal paraya ilişkin gelen sorular üzerine fetva hazırlamış. Kripto coinler pek çok devlet kurumu tarafından tartışma konusu olsa da hızla hacmi yükselen Bitcoin’in fiyatı 10 bin dolara ulaştı. Bitcoin ve diğer sanal para birimleriyle mücadele etmenin yolu bu mu? Bitcoin kullanımıyla ilgili beklersiniz ki, devletin Merkez Bankası, Ekonomi Bakanlığı ve veya Bilişim Bakanlığı görüş bildirsin, zararlıysa önlemini alsın.

 

ANALOGDAN DİJİTALE

Gelecek tahmini yapmak, her zamankinden zor mu desem kolay mı, inanın bilemiyorum. Türkiye’de gerçekten zorlanıyorum. Yalnızca teknoloji anlamında değil, kültür, yaşam şekli, bilgi olarak analogdan dijitale geçiş yapamadığımız için; olmuyor… olmuyor!

 

Otomasyon, robotlar, yapay zeka iş dünyasını kökünden değiştiriyor, istihdam yapısını silkeliyor. Yapay zeka sayesinde akıllı sistemlere geçiş hızlanıyor sonuca odaklı verimli çalışma hedefleniyor. Sanal ve artırılmış gerçeklik sayesinde ortaya tanımlamakta güçlük çektiğimiz bir yapı çıkıyor. Normal bir zamanda, “Türkiye’nin küresel gelişmelerden uzak durması mümkün mü, aklınız alıyor mu?” diyebilirdim. Her ne kadar kafamdan uzaklaştırmaya çalışsam da evet bu gidişe bakınca zaman zaman aklım alıyor. Üzgünüm.

 

YAŞLANIYOR VE AZALIYORUZ

Dünya üzerindeki birkaç coğrafya dışında, hepimiz yaşlanıyoruz, buna karşın yaşam uzuyor, nüfus azalıyor, şehre göç devam ediyor (2030’da 4.9 milyar insan kentlerde yaşayacak). Hali hazırda bazı metropollerin nüfusu bazı ülkelerden kalabalık. Enerji ihtiyacı 2030 yılında yüzde 50, su ihtiyacı yüzde 40 artacak. Güç dengesi kayıyor. Geleneksel güçler yenilerine yer açıyor. Güç tanımı değişiyor… Bknz: Kuzey Kore! İki gün önce yaptığı nükleer füze denemesinden sonra ABD’nin her yerini vurabileceğini açıkladı. Sözünü ettiğim başlıkların hiçbiri spekülasyon değil. Bu gerçeklere nasıl yaklaşmalı ve yorumlamalı; bilimsel mi yoksa fetvayla mı?

 

SAVAŞA ROBOT GİTSİN

Dünya Ekonomik Forumu bir araştırma yapmış. Başlık şu; “Makineler bizden daha akıllı olursa ne olur?” Sorulan 3 soruyu sizinle paylaşacağım:

Biri; ülkeniz savaşa girecek olursa, sizi kimin korumasını istersiniz; çocuklarınızın mı otonom bir yapay zeka silah sisteminin mi? Cevap; yüzde 31 çocuklarımız, yüzde 69 yapay zeka.

Diğeri; Ölümcül bir hastalığa yakalandığınızı varsayalım. İnsan doktorun uygulamak istediği tedavi yöntemi ile yapay zeka doktorun uygulaması farklılık gösteriyor. Hangisini tercih ederdiniz? Yanıt; yüzde 53 insan doktor. Yüzde 47 yapay zeka.

Üçüncüsü; İşlemediğiniz bir suç nedeniyle hakim karşısına çıktınız. Sizi insan hakimin mi yapay zekanın mı yargılamasını tercih ederdiniz? Yanıtlar şöyle; yüzde 63 insan hakim, yüzde 37 yapay zeka hakim.

 

SINAV SİSTEMİ

Açık uçlu olmayan 90-100 soru bu işi paklar mı? Dünyanın en yüksek dağını bilmek, kıtaların yüz ölçümüne hakim olmak, tarihi ezberlemek, anlamadığın problemleri ezberleyerek çözmek sınavda gelirse yapmak, gelmezse çakmak… önüne konan metinleri nasıl daha hızlı okuyarak soruları çözeceğinin taktiklerini almak ama okuduğun metni anlamamak… Bu sınavdan geçen orta eğitim çocuğunun, üniversitede bir çıt yukarıda eğitim alarak hangi işe yerleştirilmesi mümkün olabilecek? Sizce rakip makine mi yoksa yetkinlikleri artırılmış bir diğer aday mı?

 

İŞ BULABİLECEK MİYİM?

Gelişmiş ekonomilerin endişesi “yapay zeka karşısında işimi koruyabilir miyim?” Bizim çocuklarımızın endişesi “mezun olunca iş bulabilecek miyim?… Aradaki farkı bir düşünün isterseniz. Gelişmiş ekonomilerde var olan işlerdeki yapının evrilmesi ve ihtiyaçlara daha iyi cevap verebilmesi için ek yetkinlikler eklemekle konu şimdilik yönetilebiliyor. Bizim çocuklarımız daha işe kabulde elenmenin gerekçesini tam olarak anlayamıyor. Çünkü ufku analog dünyanın sınırları içinde kalıyor.

 

ARANAN ÖZELLİKLER LİSTESİ

Gerek araştırmalarımda gerekse birebir gözlemlerimde hep aynı liste karşıma çıkıyor. İşte aranan kahramanda aranan özellikler:

Her koşula uyum sağlayacak

Esnek olacak

Problem çözecek

Öğrenmeyi öğrenmesini bilecek

Takım oyunu oynayacak

İletişim yetenekleri olacak

Duygusal zekası olacak

Yaratıcı olacak

İnovasyon donanımı olacak

Liderlik yetenekleri olacak

Dijital kabiliyeti olacak

Risk yönetimi yapabilecek

Fen-Teknoloji-Mühendislik-Matematik (STEM) bilecek

Sanatçı yönü olacak

Girişimci olacak

Soru: Çevremizde böyle bir profil var mı?

 

İZ BIRAKANLAR

Dünyaya iz bırakanların yetkinlikleri ne acaba düşündünüz mü? Dünyanın en zenginleri Forbes ilk yüz listesine bakalım. Sıralamanın başını belli kişiler çekiyor. Microsoft kurucusu Bill Gates, Amazon’un kurucusu Jeff Bezos. Bıktık aynı adamlardan demeyin. Bunların ortak noktaları araştırılınca ortaya ilginç özellikler çıkıyor. Her şeyden önce hepsi yukarıdaki özellikleri taşıyor. Hepsi çalışkan talebe. Hatta “inek”. Hepsi matematik, fen, teknoloji, mühendislikte deha. İlk buluşlarını ergenlikte yapıyorlar. Neredeyse hepsinin kaderi orta eğitimde belli oluyor.

 

ARŞİMET VE YAPAY ZEKA

Böyle düşününce, bu özellikler robotlar hayatımıza giriyor diye değil. Her devirde her ülkede evrensel nitelikler. İşte kritik nokta da burada. Tarih boyunca da değişen pek bir şey yok. Her dönem özünde aynı. Robotlar, yapay zeka, öğrenen makineler bahane… Gelin en uzağa gidelim. Bundan 2200 yıl önce yaşamış, hayatımıza iz bırakmış birini anımsayalım. Doğada tesadüflere yer olmadığını, her zaman aynı koşullarda aynı sonuçlara ulaşılacağını göstermiş olan bilim insanı Arşimet’i örnek alalım. Bugünü ve neredeyse her günü öngörmüş, yetmemiş ispatlamış. Biz hala çöze duralım.

 

Kimdir Arşimet; eski Yunan’da matematikçi, fizikçi, astronom, filozof ve mühendis. Yani yukarıda sıraladığım yetkinlikler 2200 yıl önce kendisinde mevcut… Suyun kaldırma kuvveti, bilime en çok bilinen katkısı, integral hesabın kaynağı da o…  bir kürenin yüzölçümünün 4 π r2 ve hacminin ise 4/3 π r3 eşit olduğunu kanıtlayan da… eğri yüzeylerin alanlarını bulmak için geliştirdiği yöntemleri unutmayalım… Arşimet, 23 yüzyıl önce, modern bilimsel yönteme çok yakın bir anlayışla çalışmış. Onun zamanında bilgi kısıtlı, ulaşılması da imkansızdı. Bugün bilgi her yerde ve ulaşılması kolay.

 

Öyle mi gerçekten?… Ülkemizde dünyanın en büyük sanal bilgi ansiklopedisi Vikipedi yasak. Caiz mi değil acaba?

 

Bir şans  daha olsa koşulsuz; matematik, fen, mühendislik, teknoloji “artı” sanat! Eğitim şart.