BEN KİME YAZIYORUM, BENİ KİM OKUYOR?

Yazı yazan herkes gibi yazıyı okura yazdığımı düşünüyorum, yanılıyor olabilir miyim? Yazımı önce bot tarıyor, yapay zekâ özetliyor, arama motoru cevabını kuruyor. Okur sayfama belki de hiç gelmiyor…

“Karşımda kim var?” sorusunun yanıtını ilk kez net olarak bilmiyor ve söyleyemiyorum.

Karşımdaki insan mı, robot mu?

İnternetin ilk döneminde bir yayıncı yazısını yayımlar, okur adresini bilirse siteye gelirdi. Arama motoru dönemi başlayınca Google yolu gösterdi. Sosyal medya, yazıyı alıp kendi akışında sergiledi. Şimdi yapay zekâ başka bir şey yapıyor, gidip okuyor, dönüp cevabı kendisi veriyor. Rakibim cevap.

Reuters Institute’un 48 coğrafyada yaklaşık 100 bin kişiyle yürüttüğü “Digital News Report 2026”, sosyal medya ve video ağlarının ilk kez haber kuruluşlarının kendi site ve uygulamalarını geçtiğini gösteriyor. Dünyada haber için sosyal medya ve video ağlarını kullananların oranı yüzde 54; haber kuruluşlarının site ve uygulamalarını kullananlar yüzde 51. Yapay zekâ chatbotlarını da eklediğinizde üçüncü tarafların oranı yüzde 56’ya çıkıyor.

2020’den bu yana televizyonun haber kaynağı olarak kullanımı 13 puan, haber siteleri ve uygulamalarının kullanımı 12 puan geriledi. Sosyal medya büyümese bile öne geçti.

Robot okur ilgisiz değil

“İnsanlar okumuyor, robotlar her şeyi bozuyor” demek doğru değil. Araştırma, haber için Yapay Zeka (YZ) chatbotlarını kullananların sıradan ve ilgisiz bir kitle olmadığını söylüyor. Tam tersine, bu kişilerin yüzde 38’i yoğun haber tüketicisi grubunda. Genel örneklemde bu oran yüzde 22. Birden fazla kaynağa bakıyor, farklı formatlar kullanıyor, soru soruyor, açıklama istiyor, yabancı dildeki içeriği çevirtiyor, karşılaştırma yapıyor. Reuters onları “power news consumers” diye tanımlıyor.

Yapay zekâyı haber için kullananların en beğendiği özellik, cevap aldıktan sonra yeni soru sorabilmek. Oran yüzde 42. Okur “ne oldu?” dedikten sonra “Neden oldu, kim söylüyor, başka ülkede nasıl anlatıldı, bunun geçmişi ne?” diye sormaya devam ediyor.

Tehdit mi

YZ chatbotlarıyla haber alanların yüzde 42’si özgün kaynağa her zaman ya da sık sık tıkladığını söylüyor. Arama motorlarında oran yüzde 44, sosyal medyada yüzde 36. Robot beni tamamen ortadan kaldırmış değil. Okur ihtiyacı yapay zeka yanıtında karşılanınca gelmeyebilir anlamını çıkarabiliriz.

Türkiye sonuçları çok ilginç

Türkiye’de habere genel güven yüzde 28. Bir yılda tam 5 puan düşmüş. Küresel ortalama yüzde 37. Haberlerden bazen ya da sık sık kaçındığını söyleyenlerin oranı yüzde 60. Türkiye; Bulgaristan, Hırvatistan ve Yunanistan’la birlikte haberden kaçınmanın yüzde 60 ve üzerinde olduğu dört pazardan biri.

YZ chatbotlarını haber için kullananların oranı bir yılda 6 puan artarak yüzde 14’e çıkmış. Haberleri sosyal medya, mesajlaşma uygulaması ya da e-postayla paylaşanlar yüzde 38.

Ama araştırma, “Türkler geleneksel haberden kaçıp yapay zekâya gidiyor” demiyor. Haberden mi, haberin paketinden mi kaçıyorlar belli değil çünkü. Aynı gelişmenin saatlerce tekrarlanmasından, bağıran tartışmalardan, tarafını seçmeye zorlayan dilden, hiçbir şeyi değiştiremeyeceği duygusundan, bitmeyen krizden mi uzaklaşıyorlar?

Türkiye’de televizyon ve basılı yayın uzun vadeli düşüşünü sürdürüyor. Çevrimiçi kanallar çevrimdışının önünde. Sosyal medya 2022’deki zirvesine dönememiş olsa da yapay zekâ hızlı ilerliyor. Üstelik Türkiye’de bağımsız medyanın ekonomik hareket alanı dar; reklam geliri küresel teknoloji şirketleriyle iktidara yakın medya kuruluşlarında yoğunlaşıyor. Platform algoritmalarındaki değişiklikler yapısal eşitsizliği daha da derinleştiriyor.

Türk okurun habere güveni küresel ortalamanın 9 puan altında. Her on kişiden altısı zaman zaman haberi hayatından çıkarmaya çalışıyor. Buna rağmen YZ üzerinden haber kullanımı küresel yüzde 10’un üzerinde, yüzde 14.

Google’dan Çıkanlar Nereye Gidiyor?

Digiday’in Ağustos 2026’da yayıncı şirketlerin bilançoları üzerinden yaptığı inceleme, kimsenin Google’ın yerine tek bir şey koyamadığını gösteriyor. New York Times videoya yatırım yapıyor. News Corp abonelik ve profesyonel bilgi ürünlerine yaslanıyor. USA Today bülten, sosyal video ve daha değerli abonelere yöneliyor. BuzzFeed sabit maliyeti azaltıp trafikle birlikte genişleyip daralan katkıcı modeline geçiyor.

Yine de kendimizi kandırmayalım. YouTube, Instagram, TikTok, uygulama mağazaları, e-posta servisleri ve yapay zekâ cevap motorları da birer aracı. Tek platforma bağımlılığın yerini çoklu platform bağımlılığı alabilir. Çeşitlendirme, bağımsızlık demek değil. Bağımlılığın portföyünü büyütüyor.

Yapay Zekâya Reklam Yapmalı  mı?

Aklınıza gelmiş olabilir, gelişmelerin beni düşündüren en ilginç yanı; “Madem beni bot okuyor, o zaman reklama paydos mu diyeceğiz?”

Time dergisi, web sayfalarının yapay zekâ ajanlarının daha kolay okuduğu markdown sürümlerine sponsorlu soru-cevap metinleri yerleştirdi. İnsan normal sayfaya girdiğinde bu reklamı görmüyor. Bot ise haber metniyle birlikte okuyor.

Bir dil modeli olan Perplexity ise bakın ne yapmış; uygulamayı aldatıcı bulduğundan Time’ın reklamlarının kendi arama indeksi ve ajanları üzerindeki etkisini engellemiş. Gerekçesi, insanın, aldığı cevabın gazetecilikten mi yoksa müşteri metninden mi beslendiğini göremeyebileceği.

SEO döneminde siteyi arama motoruna sevdirmeye çalışıyorduk. GEO döneminde markayı yapay zekâ cevabına sokmaya çalışıyoruz.

Güven Kaldı mı, Kime Güvenelim?

Habere küresel güven yüzde 37. Sosyal medyada görülen habere güven yüzde 22, AI chatbotlarından gelen habere güven yüzde 20. Fakat chatbot kullananların AI haberine güveni yüzde 44; kullanmayanlarda yüzde 17.

İletişim açısından güvenin iki muhatabından biri hala insan. Diğeri makine… İtibar da şekil değiştirmek durumunda… İtibarda insanın sizi hatırlaması onda bıraktığınız iz kadar makinenin sizi güvenilir kaynak olarak hatırlaması önemli.

Sonuç olarak; Nasıl yazı üreteceğiz?

Korkarım bu  yazıyı sizden önce gerçekten robot okumuş olacak. Sayfayı tarayacak, cümleleri parçalayacak, önemli gördüğü bilgileri seçecek, başka kaynaklarla birleştirecek, siz daha belki de 10ncu satıra gelmeden benim ne söylediğimi size anlatacak.

Benim çıkardığım sonuç, işimiz zorlaştı çünkü; insan için anlamlı; makine için açık ve doğrulanabilir yazmak gerekiyor. Tarihi olmayan açıklama, kaynağı belirsiz sayı, görevi yazılmamış isim, güncellenmemiş kurumsal sayfa, birbirini tutmayan rapor ve pazarlama diliyle örtülmüş gerçek; robot tarafından yanlış anlaşılmaya elverişli. İletişim yapmak isteyen herkes; ister kurum ister birey, her koşulda tutarlı bilgi mimarisi kurmak zorundalar.

Kaynaklar

  • https://reutersinstitute.politics.ox.ac.uk/digital-news-report/2026/dnr-executive-summary
  • https://reutersinstitute.politics.ox.ac.uk/digital-news-report/2026/turkey
  • https://reutersinstitute.politics.ox.ac.uk/digital-news-report/2026/emerging-uses-ai-chatbots-news-and-what-it-means-journalism
  • https://reutersinstitute.politics.ox.ac.uk/digital-news-report/2026/broadcast-streaming-platforms-changing-landscape-news-video
  • Haber yaratıcıları](https://reutersinstitute.politics.ox.ac.uk/digital-news-report/2026/how-news-creators-are-impacting-politics-and-media-around-world
  • https://digiday.com/media/media-briefing-publishers-are-replacing-google-with-a-little-bit-of-everything/
  • https://digiday.com/media/perplexity-blocks-times-ads-served-to-ai-agents-calling-them-deceptive/
  • https://www.ukaop.org/research/digital-publisher-revenues-saw-4-55-yoy-decline-in-q1-2026-aop-and-deloitte-data-reveals
Paylaş