“ŞEKER gibi” dedikleri budur

2024 yerel seçimlerinde kadın adayların gösterdiği başarı için şeker gibi denmez de ne denir: Uzun zamandır ilk kez tadına doyum olmaz bir Bayram yaşıyorum. Siyasi görüşlerinden bağımsız kadın varlığında büyük fark olduğunu görmek sevindirici. Yerel seçimde başarıya ulaşan kadınlarımızın sayıları, eğitimleri ve meslek yapılarına ilişkin bilgileri güncel küresel verilerle okuduğunuzda anlam buluyor.

Kadınlar tesadüfen kazanmıyor

Eğitim herkesi, ama en fazla kadını uçuruyor, kadınların bir de traji-komik avantajı var; “öldürmeyen güçlendiriyor”.

Kadın ve erkek arasındaki farkın oranı-yoğunluğu ve cinsi toplumdan topluma değişse de küresel bir rüzgar bu, artık şablonlar üzerinden tanım yürütemiyoruz.

Erkeklerle kıyaslandığında, eğitim, kadının gelişimini kadın lehine açıyor. Bir şey daha yapıyor; eğilimini etkiliyor.

Sola mı kayıyorlar sandınız, demokrat oluyorlar

Üstten bakınca sola kayıyor gibi görünüyor ama değil, demokrat, eşitlikçi, şeffaf, kavrayıcı, kapsayıcı, hedef ve katma değer odaklı, performans bazlı, bilgi temelli, detaycı, güler yüzlü, yaratıcı oluyor…

Kadınların yerel seçimde Cumhuriyet Halk Partisi’nin 6 okunda yeşerdiği gözlemi yerinde ve doğru.  Bu partinin, yakın zaman önce, popülist olmak adına 6 oktan kaydığı gerçeğini unutturmaz. Siyasi parti analizine takılarak tabandaki kadın yükselişini gölgede bırakmak istemem. 700’den fazla kadın muhtarın seçilmesi, kadınların yerel yönetimlerde etkin rol üstlenmeye başladığının bir göstergesi. Kadınların gelecekte, bugünkü sözde ideoloji partilerinin, yerini alacak toplumsal fayda ve sosyal fonksiyona sahip “yönetim partileri”nde kök salacağı günü ümitle ve özlemle bekliyorum.

Mühendislik, tıp, hukuk gibi analitik meslekler

2024 yerel seçim dağılımında kadın adaylar arasında eğitimci, hukukçu, doktor, mühendis gibi profesyonel alanlarda çalışanların oranı dikkat çekiyor. (Kadınlar: eğitimci %30, hukukçu %20, doktor %15, mühendis %10, diğer %25) Yerel seçimlere katılan kadın adayların yüzde 60’ının lisans veya üzeri eğitim seviyesine sahip olduğu görülüyor. Kadın adaylarda “diğer” kategorisinde yer alan meslekler arasında girişimci, sanatçı gözleniyor.

Yüksek eğitim seviyeleri sayesinde partizanlık yapmadan halka dokunmayı, onları duymayı, yaratıcı yöntemlerle çözüm bulmayı hedefleyeceklerini umut ediyorum. Eğitim sayesinde yakaladıkları mesleki başarıyı bir toplum görevi olan siyasette yakalamaları vatandaşlık görevi olacak. Seçim sonrası Batı ne oldu bu Türklere? sorusunu soruyor; “Biz onların senaryosunu ılımlı olsunlar, jel gibi dağılsınlar, sonra da buharlaşsınlar diye yazmıştık” diyorlar herhalde.  Kadını göz ardı etmişler, erkek oyunu kurmuşlar.

STEM eğitimi ve kızlar

Söylemeye gerek var mı bilmem, kızlarımızın STEM şemsiyesinde daha fazla temsil edilmesi için çaba sarf etmemiz gerekiyor. Matematik, fen, bilim alanlarında önleri kesilen kızların ileri yaşlarda meslek tercih ve başarıları olumsuz etkileniyor. Okumalarımda yalnızca Türkiye için değil Batı’da da STEM eşitsizliği nedeniyle kadın erkek arasında siyasi ve sosyal farklılıklar dikkat çekiyor. İlgimi çeken veriler yıllar içinde eğitimin insana neler ettiği yönünde. Bugün toplumsal dokuda genç kadınların daha liberal ve eşitlikçi yaklaşımlara meyilli, erkeklerin ise muhafazakâr ve sağ görüşlere daha yatkın olduğu tespitleri bundan… Eğitim kalite ve rakamsal varlıkları gerileyen erkekler, kadınla kıyaslandığında daha şanslı olsa da kadınların eğitiminde artış var, bu artış da yaygın kapsayıcı ve modern düşünceyi besliyor.

The Economist Dergisi, Avrupa ülkeleri, Amerika ve Kore’de yapılmış sosyal araştırmalar üzerinden 20 zengin ülkeden anket verilerini analiz etmiş. Araştırma, 20 yıl önce 18-29 yaş arası kadın ve erkekler arasında, çok liberalden çok muhafazakara kadar 1-10 arasında değişen bir ölçekte çok az fark olduğunu ifade ediyor. Bugün fark kabaca iki katı. Makasın açılan ağzına gerekçe olarak eğitim gösteriliyor.

Eğitim ve eğilim

Eğitimde farklılık, eğilim farklılıklarına yol açıyor. Üniversiteye gidenlerin liberal, eşitlikçi bir bakış açısına sahip olma olasılığı yükseliyor. Farklı konular konuşan, farklı hassasiyetlerin de olduğunu gören ve onlara dokunabilen kadınların olduğuna inanıyorum. Sürdürülebilir yaşam, doğa, yaşlı dostu yerleşim alanları, çocuk dostu kentler, karbonsuz hayat, krizden kaçınmak için risk yönetimi uygulaması ve dahası gibi konfora evet demeyecek yöneticiler olacaklarını düşünüyorum.

Paris Belediye Başkanı

İlginç bir örnekle noktalamama izin verir misiniz;

Rüzgar yeşilden esiyor. Yeni yöneticilerimize duyurulur; Avrupa Konseyi, Komisyon ve Parlamento, “Avrupa Bisiklet Deklarasyonunu” imzalayarak AB’nin ilk kapsamlı, Pan-Avrupa bisiklet politikasını resmen kabul etti. Bisikleti “en sürdürülebilir, erişilebilir ve kapsayıcı, düşük maliyetli ve sağlıklı ulaşım ve rekreasyon biçimlerinden” biri olarak taçlandırdı.

Anne Hidalgo. Paris Belediye Başkanı. Görevde 10 yılını geride bırakan başarılı- bir kadın. Paris’i kaostan kurtaracak radikal kararlar alacak cesareti olduğundan başarılı.

Belediye Başkanı icraatlarından örnekler; otomobilleri şehir merkezinden ve Seine Nehri kıyılarından uzaklaştırdığı için Paris, dünyanın karbondan arındırılmış metropollerinden biri haline geldi. Zararlı emisyonlar üreten ve kamusal alanı tüketen dev yolcu araçları için park ücretlerini üç katına çıkardı. Bin 300 kilometrelik yeni bisiklet yolu açtı. Okul, sağlık merkezleri ve alışveriş gibi temel hizmetlere kısa yürüyüş veya bisiklet yolculuğuyla ulaşılabilmesini sağlayan anlayış geliştirdi. Paris 145 bin yeni ağaç ve 45 kilometre uzunluğunda park alanına kavuştu.

Neden ben?

Paris Belediye Başkanının popüler kimliğinin toplumun her katmanında eşit yankı bulmadığı söyleniyor. Öncekiler, bugünküler için ders çıkarılmayı bekleyen konular.  Dileğim; herkesin hangi işi yapıyorsa yapsın, “neden ben” sorusunu sorup, vaadlerini sık sık kendisine hatırlatması.

Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir