Reuters’dan İndim Uber’e Bindim

Uber şoförü olan Reuters eski büro şefinin hikayesiyle başlayayım. Adı Steve Scherer. Reuters küresel düzeyde faaliyet gösteren haber ajanslarından biri. Scherer, aralarında Kanada eski Başbakanı Justin Trudeau gibi siyasiler, tanınmış merkez bankası başkanları, hükümet yetkilileri, asker ve sivil bürokratlar, CEO -patron, kısacası haber değeri olabilecek dünya kadar kişiyle röportaj yapmış bir gazeteci. Anladığım kadarıyla yapay zeka nedenli kıyımlardan birinin kurbanı. Reuters, işten çıkarmış.

Böyle bir ajansın büro şefi olmak çok havalı işti. Scherer mecburiyetten taksiye çıktığını yazınca hikayesi ilgi çekti. Eskiden mevki sahibi şahsiyetlerden görüş aldığını, artık aracına binen göçmen, beyaz yaka orta sınıf, sıradan insanlarla söyleşi yaptığını ifade etmiş. New Nation adlı yayın da kendisini alıntılamış.

Bunu okuduğum sırada diğer yanda Reuters’ın küresel iletişim/medya raporundan çıkarım yapmaya çalışıyordum. Sektörün ve insanlığın dönüşümünü çarpıcı bir şekilde ortaya koyan bir çalışma çıkarmışlar. Rapor tam olarak “Neydim değil, ne olacağım” denen şeyi anlatıyor. Scherer de canlı örneği. Tesadüfün böylesi…

Bu arada konun ilginç olan başka bir boyutu da şöyle; Scherer, sabit gelirli iş arıyor, herkes gibi sağa sola cv göndermiş. Fakat yapay zeka mülakatını geçemiyor. Yapay IK’cı red mektubu bile yazmış. Belli ki günün koşullarına uygun bulmamış. O koşulların ne olduğunu Reuters’ın raporu gösteriyor.

Medyanın aşınan iş modeli

Scherer’in Uber direksiyonuna uzanan hikayesi, haberci tarafındaki sarsıntıyı görünür kılıyor,  Reuters raporu okur tarafındaki değişimi ölçüyor gösteriyor. İkisi de yeni gerçeğimiz.

Reklam gelirlerinin platformlara kayması, haberin sosyal medya akışında değersizleşmesi, mesleğin güvencesizleşmesi uzun süredir tartışılıyor. Değişimin nedeni birebir yapay zeka değil. Ama hızlandıran o.

Generative AI and News Report 2025; Arjantin, Danimarka, Fransa, Japonya, Birleşik Krallık ve ABD’de yürütülmüş 6 ülkeli bir çalışma. Türkiye doğrudan örneklemde yok. Dünya bir köy… araştırmada da küresel temsiliyet bu yüzden, sözkonusu. Rapor, üretken yapay zeka kullanımının bir yılda yüzde 18’den yüzde 34’e çıktığını söylüyor. İnternetin ilk yayılışına kıyasla çok hızlı bir gelişme bu.

Haber ve Hız; Tuhaf İlişki

Haber krizini, “misinformation” yanlış ve yalan bilgi üzerinden açıklamak kolaycılık olur. Bir çok neden var ki, biri de hız! Bir zamanlar haberi yakalayan gazetecilerdi. Reuters eski büro şefi gibi… Bu insanları ıskartaya ayrıyorlar. Çünkü gerek yok. Eskiden yani Scherer gazeteciyken meslekte “haber atlattım” diye övünmek vardı. Artık haber atlatmak zor. Çünkü yapay zeka haber yapıyor, dağıtıyor. Hızı bildiğimiz tüm hızlardan daha hızlı, konu da artık haber değil, hız.

Sürekli bilgi akıyor. “AI slop” demişler adına. Anlamı, “yapay zeka çöpü”. Anlamdan yoksun içerik demek daha doğru olur. Her yer bilgi dolu, ama bilgide bağlam yok. Kaygan zeminde akıp gidiyor, tutunmasına da imkan yok.

Rapor bilgi obezi olduğumuzu söylüyor. Doyduğumuzu anlamadan tüketiyormuşuz. Gerçekten de öyle değil miyiz?.

Mide Dolu, Zihin Aç

Sürekli haber akışının bugüne kadar düşünemediğimiz en ciddi problemi, besin değeri olmayan gıdaya benzemesi. Boşuna yenen yiyecek. Abur cubur. Faydası yok zararı var. Bağımlılık da yapıyor. Tıbben “malnutrition” yetersiz beslenme. Göbek var, güç yok. Kof bedenler.

Biraz daha araştırma sonucu vreyim; üretken yapay zeka kullanımında sıçrama varmış. En az bir kez kullananların oranı yüzde 61’e yükselmiş. Haftalık kullanım yüzde 34’e çıkmış. ChatGPT yüzde 22 ile en görünür araç olmuş.

Yapay zeka bilgi aramak için kullanılıyor. Bilgi amaçlı haftalık kullanım yüzde 24’e çıkmış. Haberi doğrudan üretken yapay zeka sistemlerinden alma iki katına çıksa bile yüzde 6’da kalmış.

Çelişkili duruyor. Neden biliyor musunuz;  tükettiğimiz şey yapay zekanın çıkardığı özetler.  Dört başı mamur bir haber tüketimi değil. Özeti oku geç. Adına “satisficing” diyorlar; yeteri kadar okuma. Ne demekse. İş görecek kadar. Ne iş gördüğünü inanın anlamam zor.

Haberin yeni halinde “sürtünme”düşük diyorlar. Ne demek istediklerini biliyor musunuz? Kullanıcı detaya girmeyip,  gereken kadarını alıp çıktığından, insan zekası işleminden geçmemiş. Sürtünmesi az.

Sentetik Güven

Reuters raporunda katılımcıların yüzde 54’ü son bir hafta içinde arama sonuçlarında yapay zeka tarafından üretilmiş yanıtlar “gördüğünü” söylüyor. “Okudum” demiyor, görmüş. Yanıtları görenlerin ancak yüzde 33’ü kaynak bağlantılarına her zaman ya da sık sık tıklıyor. Yüzde 28’i nadiren ya da hiç tıklamıyor. “Özet” tüketerek bilgi ihtiyacını karşılayanların yüzde 50’si okuduğuna güvendiğini belirtiyor. Sentetik güven demek istiyorum.

İnsanların yüzde 77’si her gün haber tükettiğini söylüyor yapay zeka etiketlerini teşhis edebilen  yüzde 19,  yüzde 60 kullanıcı haberi kimin yazdığına, hangi editörden geçtiğine, hangi kuruma ait olduğuna bakmıyor. ChatGPT’ye güvenenlerin oranı ortalama yüzde 29.

“Human in the loop” sigortası

Human in the Loop diye yeni bir kavram var. İnsanın dahli olan durumlar. İçine insan kaçmış diyorum…

Tamamiyle yapay zeka tarafından üretilmiş habere güven oranı yüzde 12 çıkmış. Sürece  insan denetimi girdiğinde bu oran yüzde 21’e çıkıyormuş. İnsan yapay zeka desteği aldığında yüzde 43’e yükseliyor, tamamen insan yapımı haberde ise oran yüzde 62 oluyormuş.

Şiddetli Haber Yoksulluğu

Toplumun bu hallere düşen editoryal meşruiyet eşiğiyle övünemeyeceğim.

İnternet Haber sitesinde Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman İrvan’la gerçekleştirilen söyleşiden alıntıyla toparlayayım; İrvan, Google’ın birçok ülkede geçen yıl uygulamaya soktuğu, Türkiye’de de kullanıma sunduğu “AI Modu özelliğini değerlendirmiş. Google’ın, eskiden kullanıcıları ilgili haber sitelerine yönlendirirken; yeni uygulamayla bilgiyi bizzat özetleyerek sunduğunu dile getirmiş. İrvan, “Kullanıcıların yüzde 60’ı cevabı Google sayfasında bulduğu için başka hiçbir siteye tıklamadan aramayı sonlandırıyor” diyor. Not; İngiltere’de internet trafiği artış hızı yüzde 26,3’ten yüzde 3,7’ye gerilemiş.”

Yeni gerçeğimiz; “Gerçek” yoksunluğu. Ürkütüyor.

Paylaş