Kurtardı ama kurtulamadı

Anayasa Mahkemesi AKP kapatma davasında aldığı kararın gerekçesini açıkladı. Bildiğiniz gibi, AKP, ağırlıklı olarak kadınlar ile AB konusundaki çalışmalarıyla kapatılmamış. Bu iki konu başlığının altını dolduran karar ve eylemlere AKP’nin iktidara geldiği 3 Kasım 2002 seçimleri itibariyle baktım. Pek hamarat geçirilmiş bir dönem. AB için Allah kerim, ben kadın karnesini seçip pozitif ayrımcılık yapayım dedim. Bakalım gerekçeli karara bir gerekçe üretebilecek misiniz?..

2002’de:

  • Kadın İşsizlik Oranı: Yüzde 9,4
  • Tarım dışı İşsizlik Oranı: Yüzde 19,8
  • İşgücüne katılma oranı: Yüzde 27,9

2008 (Temmuz):

  • Kadın İşsizlik Oranı: Yüzde 10,3
  • Tarım dışı İşsizlik Oranı: Yüzde 18,4
  • İşgücüne katılma oranı: Yüzde 27,2

Temmuz 2008 işgücü istatistiklerine göre:

  • İstihdam edilenlerin yalnızca yüzde 27,3’ü kadın.
  • Kadınlarda işgücüne katılma oranı yüzde 27.2
  • Lise altı erkeklerin işgücüne katılma oranı yüzde 72.3, kadınlarda yüzde 23.7
  • Lise ve üstü erkeklerde işgücüne katılma oranı yüzde 76.3, kadınlarda yüzde 33.8
  • Yükseköğretimde erkeklerde işgücüne katılma oranı yüzde 84.1, kadınlarda yüzde 70.4
  • İşgücüne dahil olmayan kadın sayısı 18 milyon 409 bin, bunun 11 milyon 896 bini ev kadını. İşgücündeyken evlilik gerekçesiyle işten ayrılanların oranı yüzde 11,2. Evlendikten sonra işinden ayrılan erkek tanımıyorum. Siz?

Kadın istihdamı dışında kadınla ilgili dikkat çeken diğer başlıklara girecek olursak; geçtiğimiz haftalarda Adalet Bakanlığı’nda düzenlenen bir toplantıda evlilik yaşının 14’e düşürülmesi tartışıldı. Komisyonda görüşülen öneriler arasında tecavüze uğrayan kişinin “ortada kalmaması” için eski yasaya dönülmesi, mağdurla evlenmesi halinde tecavüzcünün cezasının indirilmesi; Rızası ile bile olsa, 15 yaş altındaki çocuklar ile ilişkiye girenlerin cezalandırlmasını öngören hükümde yaş sınırının 14’e çekilmesi; Eşe tecavüze verilen 7 yıla kadar hapis cezasının 1- 6 yıl arasına çekilmesi… Diyeceksiniz ki ne olmuş… Yasalara rağmen, özellikle kırsal bölgelerde, ergenlik çağındaki kız çocukları evlendiriliyor. Türkiye ekonomik büyüklükte ilk 20’de, kadın-erkek eşitliğinde 112’nci.

Ege Üniversitesi’nce Türkiye’nin doğu ve güneydoğusundaki çeşitli kentlerde yapılan bir araştırma; kadınların yüzde 45,7’sine kocalarının seçiminde danışılmadığını ve yüzde 50,8’inin rızaları olmadan evlendirildiğini ortaya koyuyor.

Kamuoyunda ‘İstihdam Paketi’ olarak bilinen ve Mecliste kabul edilen İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun da kadınlar açısından iç açıcı değildi. Bu kanun önceki kanunda bulunan 150’den fazla kadın işçi çalıştıran işyerlerinde kreş açma ve iş yeri doktoru ve emzirme odası kurma zorunluluğu da kaldırıyor.

Meclis’te kadın milletvekili oranı yüzde 9,1. Belediye başkanlıklarında ise sadece yüzde 0,56. BM’ye göre, kadın milletvekili sayısında kritik eşik yüzde 33.

Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Camii imamının “… karılarınızı çalıştırmayın, çalıştırırsanız günaha girersiniz. …Çalışan kadın işyerinde nefsine hakim olamaz” demesinin üzerinden 11 ay geçti.

Yazar Latife Tekin’in Karabük’te konferansta eleştirel konuştu diye mikrofonunun kapatılmasının üzerinden 6 ay geçti.

Kadın haklarına ilişkin, kocan dövüyorsa sen de vur cinsinden acınası fetvanın üzerinden ancak bir hafta 10 gün geçti.

On dört yaşında bir kıza cinsel istismarla tutuklanan birinin “kızın ruh ve beden sağlığı bozulmadı” raporunun ardından serbest bırakılmasının üzerinden henüz birkaç gün geçti.

Bir çift sözüm var meslektaşlarıma. Dövme üzerine yaptıkları ilkel magazin haber ve programları kınıyorum. Gazetecilik önüne gelen bıyıklıya “karını dövdün mü?” diye sormak, onun “tabii döveceksin” diye sırıtan yanıtını vermek değildir. İletişimci olmak sorumluluk ister.

Siyasetçi değilim, siyaset yapmam. Ama insanım ve kadınım, benim üzerimden alınan kararları düşünürüm, düşündürürüm.

AB konusunda ilerleme raporu bu hafta açıklanacak. Türkiye’nin AB karnesini oradan da takip edebilirsiniz. Bakalım sağlam bir gerekçe görebilecek misiniz.