Kestirme iletişim trendi; YOLO ile FOMO

İletişim dilimiz, sokaktaki hoyrat davranışlarımıza paralel fütursuz, dil bilgisinden yoksun, az kelimeyle idare etme önceliğinde, çok dar kapsamda konulardan oluşuyor, çeşitlilikten yoksun, yavan olmasın diye abartmaya meyilli, yabancı kelime enflasyonuyla zorlanan, meraktan uzak ve ne anlam ifade ettiğini bilmediğimiz kısaltmalarla yüklü.

 

İletişim dilimiz yalnız konuşarak ifade yeteneğimizle sınırlı değil, yazılı ifade yeteneğimiz, görsel –beden dili diyebileceğimiz iletişim paketinden oluşuyor. Bu üçlü sacayağı arasında en fazla kafa yorduğumuz görselliğimiz; imaj her şey! Konuşarak ifade yeteneğimiz de televizyonları işgal eden uzman – gazeteci – siyasetçi örneklerinden esinleniyor olmalı; tabir yerindeyse cesaret zengini. Uzun ve nefessiz konuşuyor fakat bilgiden fakir genellemeler yapıyoruz. Üçüncüsü ise en fazla zorlandığımız; yazılı iletişim. Hem zor hem zahmetli geliyor, pratiğimiz de yok.

 

Genel durum böyle. Dikkat çekmek istediğim yeni alışkanlıklarımızdan bir tanesi; kısaltmalar. Bu kısaltmalar kurumsal dünyanın virüsüydü. Konuşurken cümleler arasına sıkıştırılan İngilizce kelimeler, teknoloji üretimi yapan firmalarda üründen departman adına kadar teknik kısaltmalar… Çince! Bu kısaltmaların yeni türünü seçeceğim, gençler arasında popüler olanlar. İletişimin pandemisi olan kısaltmaların aslında bir diğer boyutu da jenerasyonların birbirini anlamasını güçleştirmesi.

 

“YOLO”, “You Only Live Once” Hayata Bir Kere Geliyoruz demek. “FOMO” da “Fear Of Missing Out” Olanı Biteni Kaçırma Korkusu anlamına geliyor.  Kısaltmalarla konuşma döneminin başrolündeler. Kuşaklardan Y’ler ve Z’ler böyle. Terimlere uzaktan bakınca görünen o ki, bu çocuklar kendilerinin de anlamadığı bir telaş içindeler. Ve bizden farklılar. Bana da zaman zaman uzaylı gibi görünüyorlar ama çabalıyorum. Iskalarsam, hayatı da transit geçeceğimden korkuyorum.

 

Anlatmaya çalışacağım iletişim sorununa orijinal olduğunu düşündüğüm bir yöntem geliştirdim, Önce Z’den hallice bir Y arkadaş edindim. Kendisiyle birazı yazılı birazı sözlü YOLO ve FOMO sohbeti gerçekleştirdim. Yazılı kısımlarda yapcam… gitcez… oda geliyor gibi güzellemelerin hepsini TDK’ya uyarladım. Kolay olmadı; dil bilgisi yanlışlarına ilave olarak yeni nesil devrik cümleler uzmanlık gerektiriyor.

 

Arkadaşım Y kibar çocuk, YOLO ve FOMO’nun tanım ve içerik olarak derime işlemediğini görünce, örnekle açıklamaya karar verdi; “Diyelim 18 yaşından küçüksünüz ve sahte kimlikle bara girmeye çalışıyorsanız #YOLO… (Hani bu hayata bir kere geliyorsunuz ya yaşamak, tatmak gerek!) Bara sorunsuz girdiniz, ancak aklınıza şehrin öteki ucundaki başka bir parti geldi! Sorun başlıyor, orada olmadığınız için kaçıracağınız birçok olay aklınızı çeliyor, barda eğlenceye odaklamak yerine kafa öbür tarafa gidiyor; bulunduğunuz yer ve kişilerden zevk alamaz hale geldiniz #FOMO. (Hani bu da acaba onlar ne yapıyor benim yapamadığım ne var duygusu!)

 

Bilmem sizin için anlamlı mı?… Alt tarafı bir seçim yapmışsın, girilmez barın keyfini çıkart, yok çıkaramıyorsun, kalk git öbür tarafa. Neden bu kadar dert… Dil bilgisinden fazlası var. İletişim de burada devreye giriyor. Bu kadar yalnız ve bu kadar kalabalık bir kuşak. YOLO ve FOMO bağımsız iki konsept gibi gözükse de psikolojik çıktıları açısından birbirlerini besliyor diye anlıyorum.

 

YOLO

 

Arkadaşım Y’nin özet yorumuna bakacak olursak, YOLO’nun yaygın yorumu carpe diem (anı yaşa) teriminin Y ve Z kuşağı tarafından yorumlanmış hali. FOMO ile birleşince “boşver”in popüler küfür (yazıya dökmek istemedim) haliyle buluşuyor.

 

YOLO çoklarına göre 2011 yılında rap sanatçısı Drake’in “The Motto” parçasında “Now she want a photo, you already know, though, You only live once: that’s the motto nigga, YOLO” sözleriyle çıkmış. Oysa ilk kez Johann Wolfgang von Goethe tarafından, 1774 yılında Clavigo adlı tiyatro oyununda kullanıldığı görülüyor. von Goethe terimi, Viyana nüfusunun neredeyse tamamının yer yüzünden silinmesine neden olan Kolera Salgınını anlatırken, hayatın ne kadar değerli olduğunu betimlemek için kullanmış. Bugün giyim markası, gece kulubü adı ve bir de Zac Efron’un dövmesi… her şey! Böyle olunca anlam erozyonu kaçınılmaz.

 

Twitter analiz sitesi “Trendistic”in raporuna göre “YOLO”, The Motto’nun yayınlanmasından bir gün sonra on binlerce kez kullanıldı ve en popüler döneminde günde 388 bin #YOLO hashtag’i paylaşıldı. O kadar popüler oldu ki, 2012 yılında Oxford Sözlüğü yılın İngilizce kelimesi ilan etti.

 

Araştırma sonuçlarından bazıları ürkütücü; 2011’den sonra #YOLO ile atılan 36.6 milyon tweetin içeriği, tehlike anlarına işaret ediyor; Örneğin 21 yaşında bir rap sanatçısı “Alkollüyüm, hız yapıyorum, her köşeye çarpıyorum #YOLO” tweetini paylaştıktan hemen sonra gerçekten kaza yapıp hayatını kaybediyor.

 

Michigan Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre sıklıkla YOLO kelimesini kullanan öğrenciler, mutluluk, kendine yetebilme, oto kontrol ve denge konusunda sıkıntı çekiyorlar.

 

Vanderbilt Üniversitesi’nin araştırmasına göre genç beyin yetişkin beynine kıyasla rasyonel karar vermekte güçlük çekiyor. Beyinde planlama ve akıl yürütme yetilerinin gelişmesine yardımcı olan prefrontal kortex 25 yaşına kadar gelişimini sürdürüyor.  Bireyler karar verme mekanizması olarak heyecan dürtüsüyle hareket ediyorlar. Gençler arkadaşlarının yanındayken risk almaya daha istekli.  Sosyal medya kullanımı sayesinde riskli anları paylaşarak birbirlerini heyecanlı tehlike döngüsü yaratıyorlar. Bu tehlike döngüsünün sloganı #YOLO .

 

FOMO

 

FOMO, Fear of Missing Out, yani bir şeyleri kaçırma korkusu 2000’lerin başında ortaya çıktı sosyal medya popüler olunca patlama yaptı.  2000’lerin başında Harvard Üniversitesi’nde yüksek lisanslarını tamamlayan bir grup “dot-com krizi” olarak bilinen ekonomik kriz ile İkiz Kuleler – 9/11 olaylarından çok etkilenmiş olmalılar hayatlarını doyasıya yaşamaları ve her fırsatta eğlenmeleri gerektiğine karar vermişler  FOMO gençlerin hayat mottosu olmuş.

 

Konu iki masum kısaltma değil, gördüğünüz gibi. İşin eğlencesi buzdağının üstündeki kısım. Vereceğim örnekler beni olduğu gibi, eminim sizi de şaşırtacak;

Business Week dergisi (2007) “FOMO” terimini dünyanın her yerindeki gençleri umursamaz olmaya iten bir epidemik olarak tanımladı. Avustralya (2008) FOMO’ya karşı bir bilinçlendirme kampanyası düzenlemeye götürecek kadar konuyu odağına aldı.

 

FOMO patlamasında kaldıraç tabii ki, Instagram, Twitter, Snapchat gibi sosyal medya uygulamaları. Dünyanın her yerinde her olayı anlık takip edebilen gençler, gördüğü her şeye sahip olmak istiyor. FOMO sadece “acaba bir şey kaçırıyor muyum” şüphesinden çıkıp “şu an orada çok eğleniyorlar ve ben orada olmadığım için her şeyi kaçırıyorum” telaşına bırakıyor.

 

Essex, California Los Angeles ve Rochester üniversitelerinde yapılan araştırmaların sonucunda FOMO ve sosyal medya ilişkisi şöyle özetleniyor:

 

  1. Bir insanın FOMO’sunu besleyen kaynak sosyal medya.
  2. FOMO en fazla genç erkek nesli etkiliyor.
  3. Hayata dair tatminsizlik FOMO’yla doğru orantılı.
  4. Derste izinsiz sosyal medya kullanan öğrencilerin (mekanı terk edemiyor) FOMO oranı, kullanmayanlara göre yüksek.

 

Kısır döngü. Yüksek FOMO’lu, sosyal ortamdayken bile kaçırmamak adına sosyal medyada zaman geçiriyor, sosyalleşemediği için de kendini yalnız hissediyor.

 

YOLO VE FOMO

 

Her jenerasyonu tanımlayan ve etkisi altına alan düşünce akımları olmuş, FOMO ve YOLO’yu bu kadar tehlikeli yapan durum ise sosyal medyanın bu terimlerin tehlikeli taraflarını beslemesi ve yaygınlaştırması. New York Times’da yazılan bir makalenin ilginç yaklaşımını aktarmak isterim; “pişmanlık” duygusundan kaçan gençlik, yanlış yaptığında ders çıkartmak yerine  pişmanlığı  “umursamazlık” duygusu ile kapatıyor. YOLO da FOMO da bir nevi umursamazlık dışavurumu. Yeni Zellanda’da yapılan bir araştırmaya göre, FOMO insanı yanlış kararlar almaya iterken YOLO sonuçlarını neden umursamamız gerektiğini gösteriyor. Yüksek FOMO anksiyeteye sürüklerken, YOLO yaptığı hareketlerin sonuçlarını kabullenmeyen bir jenerasyona katkıda bulunuyor.

 

Bir kısaltmadan daha fazlasını anlatmak için yazdım. Dilimize içeriğimize ve iletişimimize sahip çıkmamız gerekiyor. Her söylediğimiz kelimenin bir anlam ve etkisi var. Bozuk para gibi harcamamak gerek.

 

 

Bu yazı ilginizi çektiyse, aşağıdaki kaynaklara göz atmak isteyebilirsiniz;

 

1: https://knowyourmeme.com/memes/yolo

2: https://abcnews.go.com/Health/young-adults-tweet-yolo-live-engaged-reckless-behavior/story?id=18027279

3: https://www.merriam-webster.com/dictionary/carpe%20diem

4: https://www.um.edu.mt/library/oar/handle/123456789/42291

5: https://www.bostonmagazine.com/news/2014/07/29/fomo-history/

6: https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S1550830713003479

7: https://psmag.com/social-justice/its-our-party-we-can-do-what-we-want-until-we-die-so-lead-a-meaningful-life-okay

8: https://michaelrucker.com/having-fun/science-fomo-yolo/

Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir