Kariyer Rehberi – Gülden Türktan

 

Seçime birkaç gün kala,  siyasilerin  ne söylediğini algılamakta zorlandığımız bir iletişim dönemi yaşıyoruz. Siyasi parti liderleri bizim kadar zorlanmıyor çünkü onlar bizimle değil kendileriyle konuşuyor. BloombergHT Kariyer Rehberi programında seçim atmosferi dolu dizgin yaşanırken, yalnızca şablon konular üzerinden gitmek mümkün değil. Geçtiğimiz haftalarda siyasilerin iletişimini reklamcı gözüyle, ardından gençlerin gözünde liderlerin iletişimin ele almıştım. Bu hafta kadınlar ve seçimler konusunu işledik.

Gülden Türktan KAGİDER’in yeni başkanı. İş dünyasının kıdemli, deneyimli ve başarılı kadın isimlerinden bir tanesi. ABB Türkiye’nin yönetim katında oturmak kolay değil… ABB Holding A.Ş. ve ABB Elektrik Sanayi A. Ş.’de son olarak Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevi yaptı.  TÜSİAD’ın İstihdam ve Sosyal Güvenlik Çalışma grubu başkanlığını yürütüyor. Üstelik girişimci, bir butik otel sahibi.

Kadın konusuna profesyonel, patron ve sivil toplum lideri olarak bakıyor. Yeni dönem projelerine ışık tuttu, siyasi partilerin kadına ne söylediğini, ne söylemediğini yorumladı.

Yaprak Özer: Siyaset çok sıcak seçim seçimlere çok az bir zaman var. KAGİDER  bildiğim kadarıyla 9 aday adayı çıkartmıştı son durum nedir?

Gülden Türktan: Üç tane millet vekili adayımız var, 9 aday adayından. KAGİDER üyelerinin politikaya ilgi göstermesi politikaya soyunması bence çok güzel bir haber bu ilgi politikada kadın desteğini ortaya çıkartabilir belki.

Yaprak Özer: Dokuzdan üçe inmek beklediğiniz bir şey miydi? Daha fazla aday çıkartmak istemez miydiniz?

Gülden Türktan: Tabii ki çok… Önce sürprizdi dokuz aday. Çok fazlaydı yani beklediğimizin üzerindeydi, ama kadını zaten destekliyoruz, zaten olmalıydı. Belki hatta yirmi de olabilirdi. Fakat 3 dediğiniz gibi biraz düşük. Kaldı ki, 3’ün içinde de seçilmeme ihtimali var…

Yaprak Özer: Bu adayların seçilebilme olasılıkları nedir?

Gülden Türktan: Üç adayımızdan biri Mihrima Belma Satır’dır İstanbul birinci bölge Ak Parti adayı seçilme şansı çok yüksek zannediyorum. Beşinci sırada. İkinci adayımız Meltem Gürler, on beşinci sırada Ak Parti İstanbul 2nci Bölge. Yine İstanbul 2nci Bölge sevgili eski  başkanımız Gülseren Onanç var, Gülseren’in seçilme ihtimali yok, ama bize oradan en azından Mecliste yer alması ve CHP için çok canla başla çalıştığını görüyorum. Politikanın içinde en azından.

Yaprak Özer: Sanırım herkes için bir hayal kırıklığı oldu seçilemeyecek bir noktadan aday gösterilmiş olması. Seçilemeyecek bir yer de olsa dahi çok sıcak bir şekilde çalışmaya devam ediyor. Bu kadının farkı mıdır? Ne dersiniz?

Gülden Türktan: Kesinlikle kadın farkı olduğuna inanıyorum bu küsme edebiyatı yerine çalışma edebiyatı hırsını getirmiş olması ve ‘’ben bu partide fark yaratacağım’’ demesi bence bizim için gurur verici.

Yaprak Özer: Ders çıkartalım. Peki şimdi dönelim kadınların geneline. Kadınlar bu seçim sürecinde ve sonucunda küsecek mi? Kadınların küsmemesi için gerekli ortam yaratıldı mı? Şöyle bir vaatleri turlayacak olursak ne dersiniz?

Gülden Türktan: Kadının küsmemesi lazım kesinlikle bir kere yasak olan  bahçede bir sürü çiçeğimiz var. Yüzde ellisini bakmıyorsunuz, su vermiyorsunuz, tohum atmıyorsunuz neyse gübre atmıyorsunuz demek. Kadını küstürmek hiç bir akıllı partinin işi olmaması lazım. Onun için kadına değer veren partilere bakmamız lazım.

Yaprak Özer: Peki var mı böyle siyasi partiler ne diyorsunuz? Bütün partiler maço mu?

Gülden Türktan: HaberTürk’le sohbette söylemiştim ama manşet olmuş, güzel. Geri dönecek bir şey yok bütün partiler maço görünüyor.

Yaprak Özer: Peki tam olarak ne demek istemiştiniz, biraz daha iyi anlayalım.

Gülden Türktan: Bunun altında çok doldurulmuş bir tarafı yok. İleride bir program başlatalım ,bir çalışma grubu başlatalım ve partilerin söylemlerini analiz edelim… Her birine eşit uzaklıkta duracağımız için, her birine bir öneriyle tek bir öneriyle gidelim. Şuraları düzeltmeleri gerekiyor diye, bu çalışma grubu ben içinde yokum ve henüz başlamadı ama şöyle bir hızlıca okuyunca buralarda ne yapabiliriz deyince çok yapılacak iş var gibi. Partiler kadını yani oy verecek kesimin yüzde ellisini işte bu da kadın açılımı algılanıyor gibi geldi bana ve çok hayal kırıklığına uğradım.

Yaprak Özer: Siyasi partilerin vaatler çok, ama icraat yok.. Bugüne kadar olan performans, vaatlerin icraata dönüşmeye bileceğini gösteriyor. Ne diyorsunuz?

Gülden Türktan: Vaatler var ama vaatler şöyle; kadın sığınma evi açacağız. Kadının direkt konusu değil. Ama kadın sığınma evi açmak büyük bütçe ve sorunu çözmek değil. Borunun son odağına bir para aktarmak. Yani kadın kötü muameleye maruz kalacak. Biz sığınma evinde kadını  koruyalım demiyorum, çok önemli bir nokta. Ama bunun kökünde ne var? Niçin fiziksel şiddete maruz kalıyor? Beynimizi değiştirelim. Kapsama alanında bir şey yok diye görüyorum.

Yaprak Özer: Yani siyasilerin vaatleri, onları birbirlerinden ayıran bir gelecek icraatına işaret etmiyor.

Gülden Türktan: Evet.

Yaprak Özer: Neden siyasi partiler vaatlerini belirli bir somut dayanağa ve sonuca oturtamıyorlar?

Gülden Türktan: Düşünce havuzu dediğimiz. “Think tank” dediğimiz bir çalışma grubu oluşturulması; yeni bir şey doğurmak, yeni bir çözüm üretmek gerekiyor. Hiçbir zaman da buna vakit ayrılmıyor. Belki kampanya için buna vakit ayrılıyor ama kadın projesi için buna vakit ayrılmıyor diye düşünüyorum.

Yaprak Özer: Siz düşünce havuzu deyince KAGİDER’de böyle bir düşünce havuzu var: stratejik düşünce havuzu,proje geliştirme ve hukuk savunma grubu. Sanıyorum bu grubun başkanlığını da siz yapıyorsunuz. Neden oluşturdunuz, ne tür düşünce havuzudur bu?

Gülden Türktan: Efendim sivil toplum örgütleri bir kanat önderi olmak zorunda. Bu politik parti nerede, ne yapmış? Şu politik parti fevkalade düşünüyor demek bizim görevimiz değil. Bizim görevimiz yeni bir şey söylemek, farklı bir şey söylemek, farkı ortaya çıkmak, yeni bir çözüm önermek, yeni bir proje de değil, çözüm önerisiyle gelmek… Yani şöyle bir sorunumuz var bu sorunumuzu nasıl çözeriz, kimleri çağırabiliriz, neler yapabiliriz, nasıl düşünebiliriz, nasıl bakabiliriz  olaya… Çok önemli. Kanaat lideri olan sivil toplum örgütünün, kanaatini oluşturacak havuzunun da muhakkak çalışması lazım, onun için bunu sürdürmek istiyoruz.

Yaprak Özer: Çalışan kadının  en önemli sorunu çocuk bakımı. Kreş vaadiyle ilgili ne söylemek istersiniz. 300-500 liralar bir kadın için son derece önemli nedir burada sizin görüşünüz.

Gülden Türktan: Kreş projesinin lansmanını sonbaharda yapacağımızı umuyorum Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer ile bu konuda çok çalıştık. Kendisinin çok olumlu katkıları oldu bu projenin gelişmesinde. Bu çalışma, Bakanlığının masası üzerinde bir proje, ama şu anda seçim dönemi olduğu için proje donuyor. Projelerde partnerlerimiz var. Her projede  konusunu en iyi bilen sivil toplum örgütüne gitmeyi istiyoruz. Burada da AÇEV. PricewaterhouseCoopers araştırma çalışmaları yaptı. Proje geliştirdi. Bakanın masasında. Sonbaharda bunu hayata geçirecek çalışmalar yapacağız onun için çok fazla bir şey söylemeyeyim biraz bekleyelim. Kadın için bir çözüm, kesin bir çözüm… Ve düşünce havuzundan da kastettiğimiz bu. Yani,… ah kadınlar daha fazla çalışsa keşke, çocuklara bakacak imkanımız olsa, iş veren yapsın… gibi bir çözümdense gerçekten hayata geçebilir, gerçekten uygulama imkanı olan bir çözüm.

Yaprak Özer: Kadın nüfusunun çok düşük olarak çalışma hayatına yansıdığı ülkelerden biriyiz. Sizce kadının çalışmasındaki engeller neler?

Gülden Türktan: Kadın çok akıllı, kadın çok yönlü, kadın çok başarılı işine sarıldığı zaman… Dolayısıyla kadının çalışmasının önünde ben hiçbir engel görmüyorum. Türkiye’nin çok başarılı bir istatistiği var. Kadın CEO sayısı dünyadaki en kalkınmış ülkelerin kadın CEO sayısıyla yarışabilir vaziyette.Teker teker CEO’larımızı ele aldığımızda görüyoruz ki, hepsi gerçekten başarılı fark yaratan kadınlar. Ama önemli olan kadına bu imkanı açmak, kadını bu koridora koyabilmek. Bu koridorun çok önemli bir vasfı var performansla seçiliyor insanlar. Aklına gelen kadın yönetici CEO olarak seçilmiyor. Pek çok kurumda hepsi saygın kurumlar ve performans fark yaratabilme ihtimalini göz önüne alarak bu kadınlar CEO olarak seçiliyor. Bu çok güzel bir haber ama öbür yandan aynı Türkiye’nin içinde başka bir bakış açısı var. Kadın eğitime ulaşamıyor… Buradaki en önemli unsur en önemli bakış açımız kadına yolu açmak yani önünde bir seçim hakkı bırakmak bir eğitim seçimi, işe girebilme seçimi, istihdam içinde olma seçimi. İstihdam deyince de çok net görüşlerimiz var. Sabah dokuz, akşam altı muhakkak çok saatler çalışmak değil… Kadın kendi elinden gelen çalışma şartını da sağlaya bilsin.

Yaprak Özer: Yani esnek çalışma saatleri, full-time / part-time çalışma aslında bunlar kadınlar için çok önemli olan unsurlardı ne yazık ki tam olarak hayata geçirilmesi mümkün olmadı.

Gülden Türktan: İstihdam ve sosyal çalışma grubu başkanı olarak bunu da hatırlatayım bu sadece kadın için değil, erkek için de önemli. Erkeğin de böyle bir seçim hakkı olabilmesi lazım. Ben sadece günde beş saat çalışacağım diyebilmeli. Büyük düşünürler, büyük hocalar,  yaratıcı insanlar için zaten böyle olması lazım. Sekiz-dokuz saat ile her gün çalışarak bir yere gelebileceğimizi, arkasından da İstanbul trafiğinde yaşayacağımızı düşünmek biraz fazla iyimser oluyor. Yani herkesin hakkı var, sadece kadınların değil. Yarı zamanlı, uzaktan çalışmaya ihtiyacı var. Bu işverenin de ihtiyacı, devletin de ihtiyacı. Büyük ihtimal ile talep az bunu sağlıyor ama bunun alt yapısını sunan bu mümkündür diyen bir yasaya ihtiyaç var.

Yaprak Özer: Yasaya ihtiyaç var. Kayıtlı ekonominin bir parçası olması için aslında. Kadınların burada ortaya çıkmasındaki neden, pozitif ayrımcılık yapmamız gerekiyor. Bir de hemen hatırlatma yapmam gerek 4.7 milyon kadın okuma yazma bilmiyor Türkiye’de… Evet Türkiye’de kadınlar CEO rakamlarında gerçekten yüzümüzü güldürüyor. Acaba karar verici kadınların sayısı mı yoksa tabandan gelen kadınların sayısı mı? Böyle bir tercih yapmak zorunda hissediyor musunuz KAGİDER olarak kendinizi hangisinin daha Türkiye’nin ileriye taşıyacak bir strateji olduğunu düşünüyorsunuz?

Gülden Türktan: En önemli projelerimiz bir kere kadın girişimini tek başına oluşmuyor kadının istihdam içinde olması gerekiyor. Bunun içinde olması için eğitiminin olması gerekiyor, eğitiminin olması için de eğitim alt yapısına kavuşması gerekiyor. Her şey zincirleme. Bu aynı şekilde erkek için de ülkenin kalkınması için de bırakın çalışmayı kaç kadın okuma yazma biliyor cevabını olumlu yanıtlaya bilmeliyiz ki çok kalkınmış birçok düzgün bir ülke olalım. Kadın okumazsa doğru seçmen de olamayacak. Hangisine oy atacağını bilemeyecek. Her şey için alt yapı şart.

Yaprak Özer: KAGİDER’in yeni dönem başkanı olarak, geçmişten farklı olarak bir çalışma şekliniz olacak mı? Nasıl bir fark getireceksiniz?

Gülden Türktan: Muhakkak fark getirmek istiyorum. Tüm takım arkadaşlarım yeni yönetim kurulumuz da çok hırslı hanımlardan oluşuyor ve onların da hepimizin tek isteği bir fark getirmek, bir fark yaratmak. Bundan önceki başkanlar dört senelik dönemler yapabildiler; iki artı iki dönemler yapabildiler. Her ikisi de KAGİDER’e olumlu katkılar yaptılar. Hayat gibi her şey hızlanıyor dört sene kalıp katkı yapmaktansa biran önce katkı yapacak projeler yapmak arzusundayız biz. Ben geçen sene, geçen dönem yönetim kurulunda da çalıştığım için gelen pek çok proje vardı hepsine son derece iyi bakıyoruz… Özellikle iki proje var;  Bir tanesini burada duyurmak isterim sizin aracılığınızla oda şu daha çok kadına ulaşmak üye olarak daha çok kadına ulaşmak daha çok kadın istiyoruz. KAGİDER’in büyümesini istiyoruz.

Yaprak Özer: Nasıl olacak bu?

Gülden Türktan: Bütün güçlü kadınları Türkiye’nin her yanından KAGİDER’e üye olmalarını istiyoruz.

Yaprak Özer: Geleceğin Kadın Liderleri projeniz var.O herhalde böyle bir şeyi tetikleyecektir.

Gülden Türktan: Geleceğin Kadın Liderleri de geçen dönem yapılmış çok büyük başarıya ulaşmış. 50 tane genç kızımızı çok büyük bir elemeden geçiriyoruz ve bu arkadaşlar gelecekte şirketlerde başarılı olacak diye umuyoruz. İyi kötü neticelerini almaya başladık geçen projeden. Buna devam edelim hatta Almanya, Türkiye arasında da böyle bir şey yapacağız

Yaprak Özer: Siyaset ve seçime çok az bir zaman kala kadınlara ne iletmek istersiniz.

Gülden  Türktan: Kadınların en iyi seçim şansı seçimde oy kullanmaları ve politikaya ilgi duymaları bence biz kadını hem girişimci olarak görmek istiyoruz, hem istihdam içinde görmek istiyoruz, hem politik hayatta görmek istiyoruz. İki yıl sonra da yerel seçimler geliyor…