İşte Bunun Adı, “PR”!

Bu yazıda Ürdün Kraliçesi Raina ve Ukrayna First Lady’si Zelenska’dan canlı PR dersi notları sunacağım. Ama önce kahramanı erkek olan dünyadan birkaç örnek vermek isterim. Sonra siz zaten karar verirsiniz…

Kısa bir süre içinde Katar’da Dünya Kupası’nı izleyeceğiz. Mısır, İklim Konferansı’na ev sahipliği yapmak üzere. Lizbon ise dünyanın en büyük teknoloji şovlarından birini şu anda gerçekleştiriyor.

Ülkeler kimliklerini tarih ve gelecek olarak iki temel üzerinden oluşturur. Tarih yaptıklarımızı, yani somut gerçekleri; gelecek ise yapacaklarımızı, yani bireysel hayallerimizden oluşan kolektif vizyonu ortaya koyuyor. Bir de bunları tane tane anlatmak, gönülleri kazanmak, fikirlerimizi yaymak gerekiyor.

DÜNYA KUPASI

Katar, fiziki olarak küçük bir toprak parçasına kurulmuş, petrol zengini bir ülke. Dünya Kupası ilk kez bir Müslüman coğrafyada gerçekleşecek. Pek çok kapıyı açsa da bu organizasyonda rol oynamış olsa da “parayı bastırdı aldı”, deme kolaycılığına kaçmak istemem. Her şey parayla bitmiyor. Parayla satın alınabilecek değerlerin kalitesi ve çeşidini koruyabilmek de vizyon gerektiriyor, bunu her gün farklı örneklerle görerek bunalıyoruz.

Katar’dan dünya liginde takımlar, atletler ya da sanatçılar çıktığını duydunuz mu, benim aklıma gelen isim yok; hatta Dünya Kupası’na hazırlanırken ve genel olarak türlü insani sorunlarla ilgili haberleri eminim sizler de okudunuz… ama dünya çapında sporcular ve onları izlemeye gelen pek çok ilginç isim, bu küçük ülkenin büyük organizasyonda buluşacak. İşte bunun adı, PR.

İKLİM ZİRVESİ

Mısır, tarihin kadim medeniyetlerden. Bugün türlü ekonomik ve insani sorun altında eziliyor. Zengin olsa da parası yok, yönetimsel sorunları çok. Mısır’ın da Katar gibi olumsuz yönleri uzun haber konusu. İklim konusunda duyarlılığıyla öne çıkmış bir ülke değil, bilinçli bir iklim politikaları olduğu konusunda herhangi veriye rastlamış değilim. Ancak Mısır, yerkürenin en önemli sorunu olan iklim krizini çözmek üzere yapılacak tartışmalara, gelecek kuşaklara bırakılacak dünyanın şeklini göstermek isteyenlerin hayallerini aktaracakları sahne olmaya aday oldu. İşte bunun adı, PR.

HANİ BANA… HANİ BANA

Türkiye’nin yüz ölçümü, toprak altı ve toprak üstü zenginlikleri kıskandıracak kadar fazla. Bu ülkeden çıkmış iftihar unsuru olan genç yaşlı, kadın erkek, siyasetçi sporcu, bilim insanı sanat insanı o kadar çok değer var ki?… Parmakla gösterilen teknoloji girişimlerini unutmamam gerek. Siyaset dışında, yüreklerinizi hoplatan, “işte bu!” diyebileceğiniz hangi konuya ev sahipliği yaptık? Güzellikle, pozitif haberlerle en son ne zaman anıldık. En büyük otoyollar, köprüler ve limanlar hatta “dünyanın buluşma noktası” şanlı hava limanımız var… Ne zaman sevgi sözcükleriyle anıldık… Burada nerede PR?

Yukarıda aktardığım Katar ve Mısır ile birazdan farklı yönleriyle aktaracağım Portekiz örnekleri devlet girişimi şüphesiz. Ancak seçilen konular tek kişilik PR’ın ötesinde. Bireysel başarıların, şirket yaratıcılıklarının, fikir insanlarının, sanatçı ya da sporcuların ayrı renkler olarak ortaya çıktığı, izleyenlerin kendi dünyasında hepsini özgürce ölçeklendirebildiği olaylar. Yani sahne ışıklarının kendisini yukarı çıkaranlara da çevrilmesine ses çıkarmayan, övgüyü paylaşabilen bir ortam. İşte bu da PR’ın bir unsuru.

70 BİN KİŞİ

İkinci kez Web Summit’e katılıyorum. Tam 1046 tenis sahası büyüklüğündeki alanda konuşmacıları dinlemek için koşturmak eğlenceli olsa da insanları yara yara ilerlemek enerji işi… Web Summit için Portekiz’e 160 ülkeden 71 bin 33 kişi gelmiş. Bunların 2 bin 300’e yakını girişimci. Kendilerini göstermek, fikirlerini aktarmak için birbirleriyle yarışıyorlar. Onları tanımaya gelen 1081 yatırımcı olduğu ilan edildi. Doğru girişime yatırım yapmak üzere arı gibi arayıştalar. Fortune 500 firmalarından bazıları, devlet kurumları, Silikon Vadisi’nden Google, Amazon, Cisco Systems ve Microsoft gibi teknoloji şirketleri organizasyon ortağı. Girişimcilerle yatırımcılar adeta dans ederken 4 gün boyunca tam 1050 konuşmacı değişik salonlarda bilgi ve yorumlarını aktararak sahne şovu yaptı. Dünyanın her tarafından 2 bin gazeteci “Web Summit’te ne oluyor”u aktarmak üzere Portekiz’e koştu. İşte bu bir PR.

Ben merakımdan, yeni fikirlerden haberdar olmaya Türkiye’nin dar gündeminden kurtulmaya, dünya trendlerini yakından izlemeye, bu kitle ne konuşuyor, neyi önemsiyor, hatta ne yiyip içiyor diye gözlemlemeye geldim. Brezilya pavyonunun önünde kıvrılan kuyruklar dikkatimi çekti. Sanırım seçimden çıkmış olmaları etkili… Katar pavyonu son derece canlı ve heyecanlıydı. Zaten öyle olmasını beklediğiniz pek çok ülke pavyonu şaşırtmayan ilgiye mazhar olmuştu. Türkiye pavyonu ise birkaç Türkün birbiriyle konuştuğu mütevazi bir noktaydı diyebilirim. Kendi imkanlarıyla buraya gelen Türk girişimcileri yürekten kutlamak gerek.

GİRİŞİMCİ NEREYİ SEVER?

Burada zamanımı farklı dost sohbetlerine de ayırma fırsatım oluyor. Lizbon’a yerleşmiş dünya çapında kripto platformunu yöneten bir yatırımcı-girişimci “trendsetter”la konuştum. Piyasanın öncü kurucularından diyebilirim, ismini açıklama iznim yok maalesef. “Neden Portekiz?” diye sordum kendisine, “…dünyanın istediğim yerinde olabilirim, ofise ihtiyacım yok, iyi bir ortama ve çok seyahat etmeye ihtiyacım oluyor. Pandemi aslında bunu da etkiledi ya… ama iyi ki o kapalı günleri burada geçirdim! Berlin’de kurulduk, hala ekibin bir bölümü orada, mevsim çok bunaltıcıydı, her gün karanlık, her gün çok pusluydu, canıma tak etti. Lizbon güneşli, kolay, sevecen, rahat, sakin insanlarla dolu medeni bir yer. Seyahat için ABD’ye yakın, Avrupa’nın diğer kentlerine de… burada sorun direkt uçuş zor, onu da ayarlıyorum… İngilizce konuşuluyor, vergi sistemi avantajlı. Burada huzurluyum ve mutluyum.” Ben büyük büyük konulardan söz eder demiştim içimden… yeme içmeden gidilecek müzelerden, şehir dışı kaçamaklarından, restoranlardan söz etti. İngiltere, İspanya, İtalya, İsviçre, Berlin…. Neden bu afili coğrafyaların gönlünde yer almadığını da en az bu kadar yalın bir dille anlattı. Özetlemem gerekirse, herkes huzur arıyor, bulduğu yerden aklını da parasını da esirgemiyor.

Paddy Cosgrave, David Kelly ve Daire Hickey 2009’da İrlanda – Dublin’de Web Summit’i kurmuşlar. Organizasyon 2016’da da kalıcı olarak Lizbon’a taşınmış. Dönemin hükümeti organizasyona diledikleri yeri, iklimi ve yatırımı sağlayacak garantiyi vermiş üzerine de para vermiş. Bu yıl alanı genişletmişler. Zirve’ye girerken ucu ve başı görünmeyen sıraya girdik, hepsi genç gönüllülerden oluşan sayısız görevli, güvenlik ve asistan hizmeti verdi. O kalabalık nasıl eridi ben de anlamadım… Web Summit agresif pazarlama yöntemleri kullanıyor. Toronto’da, Hong Kong’da, Dublin’de, Bangalore’da da etkinlikler yapıyorlar. Konferans internet ve gelişen teknolojiler üzerinden ilerlese de gündemdeki her konu tartışıyor.

SIKIŞINCA KADIN GÜCÜ
Dünya çapında bir girişim-teknoloji organizasyonunun Ukrayna’dan First Lady Olena Zelenska ve Ürdün’den Kraliçe Rania Al Abdullah’ın konuşmalarıyla başlaması ilginç bir tercih olduğu kadar bu iki kadının Web Summit platformunda boy göstermeyi tercih etmeleri de bir o kadar ilginç.  Bu çapraz PR.

OLENA ZELENSKA
Olena Zelenska açılışa büyük bir gizlilikle ve son anda geldi. Eminim çok önceden planlanmıştı. Ukrayna Rusya savaşı değişik dersler verdi; …ummadığın taş baş yarar… gibi. Zelenski-Zelenska çifti PR’da ordinaryüs profesör çıktılar. “Reklamın iyisi kötüsü olmaz” ifadesini hiç sevmesem de burada mübah diye dolu dizgin yürüdüğünü görüyorum. Çiftin “overdose PR” nedeniyle negatif yansımalarını da görmeye başladık. Örneğin şöyle bir diyaloğa şahit oldum; “… Bayan Zelenska geliyormuş, duydun mu?…” “… Herhalde vergilerimizle ödediğimiz özel jeti, sayısız özel korumayla gelmiştir…” bu da madalyonun diğer yüzü.

HAKİ MODASI
First Lady, eşi için belirlenen “haki moda” trendini kadın giyimine olabildiğince şık ve zarif bir şekilde taşımıştı. Haki bir takımla sahne aldı. Girişim ve teknoloji uzmanlarına seslendi. Yardım istedi. Yeni bir vakıf kurduğunu duyurdu.

First Lady Zelenska, “…bilim kurgu romanlarında okuduğunuz distopya sandığınızdan daha gerçek daha yakın. Biz Rus terörünü yaşıyoruz. Savaşta yeni safha yeni saha teknoloji. Drone’lar her gün sivil halkı hedef alıyor…” diyerek başladı ve “…teknoloji insanları öldürmek için değil onları korumak için kullanılmalı. Sizler dünyayı harekete geçiren güçsünüz. Yıkmak yerine yapmak gücünüzü kullanarak Ukrayna’ya yardım eli uzatın” çağrısı yaptı. Bu bir PR.

Ukrayna, savaşın başından bu yana son derece örgütlü, sistemli, her detayı düşünülerek ilerleyen olukça agresif, yaygın bir PR çalışması yürütüyor. Dünyanın daha önce böyle bir iletişim örgütlenmesi yaşadığını anımsamıyorum. Savaş devam ederken, yeniden inşa etmenin maliyeti çıkıyor, planları yapılıyor. Devlet Başkanı Zelesnki, Cannes’da pazarlamacılara; First Lady Zelenska, Lizbon’da teknoloji girişimlerine hitap etmeyi önemsiyorlar. Bu PR.

ÜRDÜN KRALİÇESİ RANIA
Ürdün Kraliçesi Rania Al Abdullah önce kürsüden hitap etti, ardından CNN’den Frederik Pleitgen’in sorularını yanıtladı. İçeriği doyurucu ilginç bir konuşma oldu. Şüphesiz önce yazılmış bir metne sahip olsa da Kraliçe herhangi bir metne bağlı kalmadan ifade edebilme yeteneği ve dil hakimiyetiyle son derece iyi bir konuşmacı olarak karşımıza çıktı. Bir ülke nasıl temsil edilir dersi verdi, zarafetini böyle özetleyerek konuşma içeriğiyle buluşturmak isterim.

Kraliçe, “Size hayatınızda ekstra 24 saat hediye etseler. Nereye harcardınız?” diye ilginç bir soruyla yol aldı. “Tarihin bildiği en değerli para birimi olan zamanımızın değerini düşürdüğümüzden, sanal gerçeklik gün geçtikçe gelişiyor, diğer yanda gerçek gerçekliğimizin ihtiyaçlarını ihmal ediyoruz. Ruh sağlığımız acı çekiyor.” dedi

4 DAKİKAYI GERİ ALIN

Dinleyenlere 2022 Küresel Dijital Raporu’ndan, “çevrimiçinde geçirdiğimiz süreye günde dört dakika eklemişiz” diye alıntı yaptıktan sonra, herkesi o 4 dakikayı “geri almaya” çağırdı. Hatta dakikaları harcayabilmek üzere önerilerini sıraladı. Örneğin ilk dakikayı “kolektif şefkate” vakfetmeyi önerdi.   Kraliçe’nin konuşması, sürpriz şekilde kendisinden önce sahne alan Bayan Zelenska’nın içeriğini başka bir eksene taşımayı başardı. Kraliçe, Ukrayna savaşında anında ve acilen mobilize olan dünyanın, Suriye gibi ülkelerden kaynaklanan göçlere aynı duyarlılığı gösteremediğini, arada “cömertlik, üslup ve aciliyet farkı” olduğuna dikkat çekti. İklim değişikliği nedeniyle 2050 yılına kadar var olan mülteci nüfusuna 200 milyon çaresiz birey ekleneceğini söyledi ve “Ten rengi, din üzerindeki kararlar algoritmanın değil, bizim olmalı.” dedi.

INFLUENCER İLETİŞİMİ
Kraliçe Rania’nın geri kalan 3 dakika dağılımı şöyle, ikinci dakikayı kendi bakış açımızdan başka açılara yoğunlaşabilmeye, üçüncü dakikayı Yapay Zeka’ya teslim olmamaya karar-düşünme ve haklarımızdan vazgeçmemeye, 4’üncü ve son dakikamızı da sevgiye ayırmamızı önerdi.  Teknolojiyle profesyonel anlamda ilgisi olmayan bu iki kadın şöhretlerini, güçlerini ve etki alanlarını Web Summit’e zaman ayırarak değerlendirdi. Kritik role sahip olduklarını düşündükleri teknoloji camiasından yardım istediler. Etki (influencer) İletişimi yani ünlü iletişimine başarılı ve güzel örnek oldular. İşte bunun adı, PR.

 

Fotoğraflar: Express.co.uk, OdessaJournal, TRT Spor, Web Summit

 

Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir