Elektrikli Araç Şarjıyla İlgili Bilmeniz Gereken Her Şey

Berkay Somalı, Voltrun markasıyla elektrikli araçların şarj ünite ve sistemlerini üretiyor. Caddelerde dolaşan elektrikli araç sayısı şimdilik sınırlı olsa da göz açıp kapayıncaya kadar ekonomik ve çevreci olmaları nedeniyle her yeri saracaklarına inanıyorum. İvme kazanmaları için tetikleyici konu, şarj ünite ve sistemleri.

Şarjın ekonomik ve pratik olması püf noktası. Bireyler de profesyonel şirket ya da kamusal alanda faaliyet gösterenler de alabiliyor… beşte bir fiyatına düştüğü ifade ediliyor… Yakın zamanda, güneş enerjisiyle de kullanılabileceği söyleniyor.  Bir ile 4-5 saat arasında doldurma hızı değişen şarj süreleri var. Uzun zamanı göze alıyorsanız evinizdeki su ısıtıcısı kadar elektrik tüketiyor, uzaktan kumandayla dolum yapabiliyor, manuel kullanıma geçebiliyorsunuz… daha öğrenecek ve gidilecek çok yol var… Berkay Somalı’nın bu söyleşide aktardıkları elektrikli araçlar konusunda fikrinizi değiştirebilecek.

 

Yaprak Özer: Türkiye’de inşaat hem her şeyin başı hem sonu… Nasıl oldu da bu serüvene sürüklendiniz? CV’niz etkileyici; Boğaziçi, arkasından Texas Üniversitesi görüyorum…

Berkay Somalı: Serüvenim inşaat mühendisliğiyle şantiyelerde başladı. Ben hep çevreye duyarlı bir iş yapma hevesindeydim. Çalıştığım projelerde, ABD’de şantiyelerde çalışırken çevreci işler yaptım.

Yaprak Özer: Çok ünlü firmalardan Turner’da çalışmışsınız ki, inşaat firması olarak Turner pek çok yerde büyük imzası olan bir şirket. Bir yandan mahvederken, bir yandan da düzeltmek nasıl mümkün?

Berkay Somalı: Turner’ın çevre konusunda da çok ciddi çalışmaları var. Çevresel serüvenim;  Dallas’ta çalıştım,  kariyerim orada başladı. Orada da ilk projelerimden bir tanesi, sürdürülebilirlik konusunda, sertifikaya aday bir yeşil bina projesiydi. Çevreyle ilişki, çevreyi korumaya yönelik çalışmalar yapma hevesi oradan geldi.

Yaprak Özer: Çevre konusunda Leed Sertifikanız (Leed Fellow) olduğunu anımsatmak isterim. Konumuza dönersek, elektrikli araçların kullanımı nasıl olacak? Kaç elektrikli araç var şu an Türkiye’de?

Berkay Somalı: Şu anda bin 500 civarında elektrikli araç var. Geçen sene 222 araçla en yüksek satış rakamına ulaşıldı. Tabii ki dünyanın çok gerisinde hâlâ.

Yaprak Özer: Şarj edilmeyen elektrikli araç var mı?

Berkay Somalı: Hibrid dediğimiz, şarj edilmeyen, sadece bir yakıt tasarrufu sağlayan, içinde elektrik motoru olan araçlar da var.

Yaprak Özer: Konumuz şarj edilebilen, elektrikli ticari araçlar… Bunlar da çok azmış.

Berkay Somalı: Çok az. Maalesef Türkiye bu konuda ciddi anlamda geride diyebilirim.

Yaprak Özer: Sevmedik mi?

Berkay Somalı: Sevmedik değil, maliyetli veya yaşam tarzımıza uygun gelmedi diye düşünüyorum. Halk olarak böyleyiz. Yeni bir teknoloji çıktığı zaman hemen atlamıyoruz ama belli bir fiyat marjına geldiği zaman benimsiyoruz ve hızlı bir şekilde yaşantımıza adapte ediyoruz.

Yaprak Özer: Telefonun kaderine dönüşebilir mi bu da?

Berkay Somalı: Evet, kesinlikle. Onun da trendine bakarsanız, Türkiye yine gerilerdeydi cep telefonları çıktığında. Sonradan, fiyatların da ucuzlamasıyla, gerçekten artık akıllı telefonu olmayan yok.

Yaprak Özer: 2020 projeksiyonunuz ne? Ne kadar daha giriş olur?

Berkay Somalı: Kendi projeksiyonumuza göre yaklaşık 1000 araç bekliyoruz. 2020’de yeni modeller Türkiye’ye gelecek, tanıtılacak. Avrupa’da ve diğer pazarlarda satılmaya başlanan ama Türkiye’de olmayan, gayet güzel, oturaklı, menzili yüksek, fiyatı makul araçlar Türkiye’ye giriş yapacak.

Yaprak Özer: Yani oyuncak gibi araçlar değil.

Berkay Somalı: Değil.

Yaprak Özer: Ne kadar araç var Türkiye’de?

Berkay Somalı: Ticari ve otomobil olarak, 14 milyon civarında.

Yaprak Özer: Çok çok küçük rakamlar. Yerli üretim de olacak. Hayata geçtiğinde, ne düşünüyorsunuz kaldıraç görevi görebilir mi?

Berkay Somalı: Kesinlikle. Bir kere ben projeyi çok başarılı buluyorum. Gerçekten güzel bir başlangıç ve biraz gecikmiş olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu elektrikli araç, uzun zamandır konuşulan bir konu, özellikle yurt dışında ve bunun Ar-Ge yatırımları uzun zamandır yapılmaya başlandı. Birazcık geciksek de, olsun; geç olsun, güç olmasın. Bence çok güzel bir başlangıç yapıldı.

Yaprak Özer: Arayı kapatabilir miyiz?

Berkay Somalı: Evet. Elektrikli olarak seçilmesi yerli aracın, bence çok doğru bir karar. Dolayısıyla ben, projenin iyi bir şekilde başladığını düşünüyorum. Bundan sonra iyi yönetilmesi için tabii, bunun altyapısının da hazır olması lazım. Siz bir elektrikli araç piyasaya çıkartıyorsanız, bunu şarj edecek yerlerin olması lazım, bakımının yapılacağı yerler olması lazım. Aslında bu altyapısal sorunların da paralelinde çözülüyor olması lazım.

Yaprak Özer: Şimdi gelelim, kendinizce uçtan uca yaptığınızı ifade ettiğiniz, Türkiye’de bu anlamda rakibinizin olmadığı ve yerli ve milli olan çalışmanızı anlatır mısınız?

Berkay Somalı: Biz, Zebra Elektronik olarak, elektrikli araç şarj ekosisteminde temelde 3 iş kolumuz var: Birincisi, şarj istasyonu donanımı, yani cihazın kendisini geliştiriyoruz. 2011’de kurulduk. İlk 5 senemiz, sadece bunun Ar-Ge’sini yapmakla geçti. Daha ortada standartlar yoktu…

Yaprak Özer: Bir girişim miydiniz?

Berkay Somalı: Evet, start-up. İlk 5 sene Ar-Ge yaptık. 2016 yılında cihazlarımızı piyasaya sunduk Türkiye’de 100’ün üzerinde noktada bireysel veya ticari olarak kullanılan cihazlarımız var.

Yaprak Özer: Diğer iş kolunuz ne yapıyor?

Berkay Somalı: Voltrun markasıyla bu cihazları çeşitli yerlerde konumlandırıp aynı zamanda işletmesini operatörlüğünü yapıyoruz.

Yaprak Özer: Yani benzin istasyonu gibisiniz aslında, elektrik istasyonu gibi.

Berkay Somalı: Benzin istasyonu gibi… doğru. Herhangi bir elektrikli araç sahibi gelip; halka açık Voltrun Şarj İstasyonları’nda şarj edebiliyor ve bununla alakalı ücretini ödeyip, gidebiliyor.

Yaprak Özer: Ama bir istasyon mekânına sahip olmanıza gerek yok, uzaktan işletimle şehrin temizlik ve çevresel dokusuna katkıda bulunuyor olmalısınız, nasıl işliyor?

Berkay Somalı: Kesinlikle. İstasyonlar olmasına gerek yok. Dijital yönetim. Mentalite değişikliği söz konusu burada. Elektrikli aracınız olduğu zaman, şarj süreleri, benzin almaktan daha uzun, ama elektrik de her yerde dolayısıyla benzin istasyonuna gitmenizi gerektirmeyecek bir şey. Siz, kendi binanızda, evinizde, ofisinizde elektrikli aracınızı şarj edebilirsiniz. Biz de konumlandırırken, özellikle binaları seçiyor aracınızı park ettiğiniz yerde işlemi yapmanızı sağlıyoruz.

Yaprak Özer: Üçüncü ayağınıza gelelim.

Berkay Somalı: Ekosistemin yönetim yazılımlarını da kendimiz yapıyoruz. Yani bir operatör olarak, bunun bütün yönetim yazılımı, uzaktan, bütün cihazlarımızla bağlantılı olarak yapmaktayız.

Yaprak Özer: Türk mühendisler mi…

Berkay Somalı: Kesinlikle Türk mühendisler. Tamamen yerli… Aynı zamanda, yeni operatör olmak isteyenlere veya mevcut operatörlüğünü bir üst sınıfa taşımak isteyenlere yazılımı hizmet olarak sunuyoruz.

Yaprak Özer: Kaç kişi çalışıyorsunuz?

Berkay Somalı: Şu anda 12 tane tam zamanlı elemanımız var. Bunların yarısı, Ar-Ge mühendisi. Tabii üretim kısmımız var ama üretim kısmını uzman tedarikçilerimizle birlikte yapıyoruz. Dağıtık bir üretim sistemimiz var.  20’ye yakın tedarikçimiz var. Know-how geliştiriyoruz biz.

Yaprak Özer: Yerli otomobilin sizin için de bir Pazar mı, şarj ünitelerini sağlayabilecek misiniz?

Berkay Somalı: TOGG’la görüşmelerimiz var temel olarak aslında yerli otomobilin çıkmasından önce, bu şarj altyapısı probleminin çözülmesi lazım. Yerli otomobil veya herhangi bir elektrikli otomobili aldığınızda kafanızdaki soru “Ben bunu nerede şarj edeceğim?” Binanızda, alışveriş merkezine gittiğinizde, yolda şarj edeceksiniz. Her yere dağıtılması lazım.

Yaprak Özer: Nerede olduklarını görebiliyor muyum aplikasyon var mı?

Berkay Somalı: Aplikasyonumuz var. Seyahat planlamacıları var. Voltrun aplikasyonumuz da var. En yakındaki istasyonu gösteriyor, oraya yol güzergâhını size çiziyor. Gittiğinizde cep telefonu üzerinden şarjı başlatabiliyorsunuz. Kolaylıklar sağlanmış durumda.

Yaprak Özer: Eski nesil için geçiş dönemi olacak diye düşünüyorum.

Berkay Somalı: Olabilir, yani. Şöyle düşünün, şimdi eski nesil de iPhone kullanabiliyor mu, kullanıyor. Hatta eski telefonlara göre, daha rahat kullanabiliyoruz. Arabanızı, kablosunu bağlayıp; aplikasyon kullanmak zorunda değilsiniz, bir kart da veriyoruz üyelerimize okutup, gidiyorsunuz…  Bu kadar! Normal bir cihazın kablosunu prize takmak kadar basit, diyebilirim.

Yaprak Özer: Benzinli araçla mukayese edildiğinde, fiyat rekabeti nedir?

Berkay Somalı: Şöyle söyleyeyim: Kilometre başına, yaktığınız enerji olarak düşünürsek, yaklaşık beşte birine falan geliyor. Ayrıca, elektrikli araçların bakım ücretleri de çok çok makul. Yani periyodik bakımları yok, yağ değişimleri yok. İşte, egzoz bakım vs… Elektrikli aracın içindeki motor parçalarının sayısı benzinli aracın neredeyse onda biri. Bakım çok az, uzun ömürlü, garantisi de uzun. Bakım ücretini de hesaba kattığınızda ekonomik oluyor. Burada bir tek söz konusu olan şey bataryadan kaynaklı ilk yatırım maliyeti, an itibarıyla biraz daha fazla. Batarya teknolojisi, son yıllarda ciddi bir sıçrama yaptı. Onun öncesinde, oldukça pahalıydı batarya teknolojisi.  Bu da elektrikli aracın fiyatına yansıyordu. Çok ciddi bir kısmı batarya idi.

Yaprak Özer: Çalışmalarınızda batarya yok. Sizde olması gereken şey elektrik hattı herhalde?

Berkay Somalı: Doğru. Bir elektrik hattı bir de data – haberleşme bağlantısı gerekiyor.

Yaprak Özer: Yani internet olmadığı zaman, her şey gidebilir.

Berkay Somalı: İnternet olmadığında normal şarjınızı devam ettirebilirsiniz. Ama internet olduğu zaman, uzaktan yönetim ve ödeme sağlanabiliyor. Siz belli bir süreliğine, internet de olmasa, şarjınızı yapmanıza izin veriyor sistem. Ama uzun süreliğine internet olmadan şarj yapmak mümkün değil.

Yaprak Özer: Örneğin?

Berkay Somalı: Yani mesela siz binanızı kurdunuz, internet gitti. Size 2-3 gün boyunca orada internetsiz de şarj imkânı sağlıyor ama…

Yaprak Özer: Çok akıllı işler yapsak da doğa bizim başımıza balyozla inebiliyor.

Berkay Somalı: Tabii ki, tabii ki. Küresel ısınmanın da etkisiyle biraz…

Yaprak Özer: O zaman böyle sakıncalar var. Bir de menzil konusu kritik…

Berkay Somalı: Menzil konusu da bataryaya bağlı. Batarya fiyatları pahalı olduğu için, şu ana kadar piyasaya çıkan elektrikli araçların çoğunluğu, 200 kilometre ve altında menzillere sahipti. Ama bundan sonra çıkanlar, 300-500 kilometre arasında çıkacak. Hatta TOGG’un da hem 300 hem 500 kilometre menzil açıklaması var.

Yaprak Özer: Elektrik ve internet çok önemli… Başka neye bakıyorsunuz?

Berkay Somalı: Başka baktığımız tek şey şebekenin elektrikli aracın şarj gücünü kaldıracak yeterliliğe sahip olması.

Yaprak Özer: Ne kadar bunun minimum değeri?

Berkay Somalı: Minimum değeri aslında, mutfaktaki su ısıtıcısı kadar, yani öyle söyleyeyim. 3-3.7 kW dediğimiz, kW cinsinden bir değeri var.

Yaprak Özer: İnanılır gibi değil aslında.

Berkay Somalı: Tabii bu, şarj sürenizi etkiliyor yani. Bu hızda yaparsanız, uzun sürede şarj edersiniz arabanızı. Daha kısa sürelere gelmeye başladığınız zaman, 7.4, 22 kW hatta uzun süreli mesafeyi alabilmeniz için, yollara da kurulacak sistemlerle, 50 kW – 100 kW’lara kadar çıkacak bu sistemler. Buralarda, oraya gelen şebekenin yeterliliği söz konusu olmaya başlıyor. Eğer yeterli değilse, takviye yapılması gerekebilir şebekesi varken… yeni bir trafo, başka bir şey gerekebilir. Bir binaya gidiyorsak önce keşif yapıyoruz. Sonucunda, oranın ne kadarlık bir elektrikli araç yükünü kaldırabileceği ortaya çıkıyor ve ona uygun şekilde kurulumlarımızı yapıyoruz. Eğer çok fazla talep artarsa, o zaman, dediğimiz gibi şebekede veya binanın tesisatında birtakım değişiklikler yapmak gerekebilir.

Yaprak Özer: İstanbul gibi çok eski bir yerleşkede altyapı sizin en büyük düşmanınız olsa gerek.

Berkay Somalı: Şu an değil ama ileride evet, altyapısal sorunlar karşımıza çıkabilecek ama çözümlerimiz var. Cihazlarımız akıllı ve merkezi bir şekilde yönetilebiliyor. Ar-Ge ekibimiz, şebeke ile haberleşerek çalışacak elektrikli araç şarj istasyonlarını yapıyor. Şebekenin zorlandığı durumlarda, gerekirse kısacak şarjı, vs. Dolayısıyla onun için de bazı çözümlerimiz var.

Yaprak Özer: Bir araç en uzun – en kısa ne kadar sürede şarj oluyor? Dakika açısından bir fikir verebilir misiniz?

Berkay Somalı: Mevcut piyasadaki araçlar, 1 saat ile 4-5 saat arasında şarj oluyor.

Yaprak Özer: Elektriğin akımına göre, değil mi?

Berkay Somalı: Bu tabii, bir aracı sıfırdan şarj etme süresi. Aslında çoğu zaman, siz sıfırdan bağlamıyorsunuz aracı. Günde 50 km. gitmişsiniz, zaten bataryanızın                 yüzde 70-80’i dolu olacak, sadece o yüzde 20’lik kısmı şarj edeceksiniz. O da 1 saatin altında olabilir.

Yaprak Özer: Elektrikli aracınız var m?

Berkay Somalı: Tabii ki.

Yaprak Özer: Mutlu musunuz?

Berkay Somalı: Çok mutluyum. Gerçekten bunu çok samimi bir şekilde söylüyorum. Hem konfor açısından hem performans ve sessizlik açısından… Sıfır ses neredeyse. Bir kere elektrikli araç sürdükten sonra mutlaka isteyeceğiniz bir araç olduğunu söyleyebilirim.

Yaprak Özer: İki tür şarj olduğunu ifade ettiniz bireysel şarj bir de AVM-site gibi kamuya açık yerlere kurduklarınız var. Bireysel olarak herkes alabiliyor mu sunulması gereken bir yeterlilik?

Berkay Somalı: Şu an için yok. Birey olarak, siz diyelim ki müstakil bir eviniz var ya da kendinize tahsisli bir otoparkınız var. Oraya bir bireysel şarj istasyonu kurabilirsiniz ve herhangi bir merkezî yönetime veya ödemeye bağlı olmadan, aracınızı şarj edebilirsiniz, satın aldığınız elektrikle. Burada yapacağınız tek ödeme, elektrik kurumuna yaptığınız normal bir elektrik ödemesi olur.

Ortak kullanım yerlerinde ise, ortak kullanıma ve ticari kullanıma uygun olan şarj istasyonlarını konumlandırıyoruz.

Yaprak Özer: Siz de gelir modelinin içerisinde yer alabildiğiniz gibi kendileri gelir modellerini kurgulayabiliyorlar doğru mu?

Berkay Somalı: Kesinlikle. Bina yönetimleri de buna katılabiliyor.

Yaprak Özer: Ama bina yönetiminin elektrik üzerinden kar elde etmesi yasayla mümkün değil.

Berkay Somalı: EPDK kuralları gereğince, elektrik birim fiyatından kar edebilmeniz için enerji şirketi olmanız gerekiyor. Dolayısıyla, elektriğin birim fiyatı son kullanıcıya yansıtılıyor. Ama üzerine bir hizmet bedeli konulabiliyor.

Yaprak Özer: Araç konuşuyoruz sürekli ama akıllı şehir üzerinden de okuma yapabiliriz herhalde değil mi?

Berkay Somalı: Tabii.

Yaprak Özer: Nasıl bir gelecek öngörüyorsunuz?

Berkay Somalı: Yani aslında konu, e-mobilite dediğimiz, mobilitenin elektrifikasyonuna doğru gidiyor ve önümüzdeki dönemde, hem yakın hem de uzak gelecek olarak bakarsak… Yakın gelecekte zaten, ciddi anlamda bir elektrifikasyona dönüş, yani bizim araçlarımızın elektrikliye dönüşü var. Biraz daha ileriye gittiğimiz zaman ise, artık e-mobilite dediğimiz, işin bireysel olarak değil, işte otonom, paylaşılan, aynı zamanda elektrikli, aynı zamanda elektrik şebekesine de katkıda bulunan araçlardan bahsediyoruz. Biliyorsunuz, bu bataryaların hepsi aslında, bir depolama aracıdır. Yani elektrik şebekesinin yetmediği yerlerde, bir felaket senaryosunda mesela, bunların hepsi bir jeneratör görevi görebilir; şebekeye elektrik geri verebilirler. Dolayısıyla bunların birlikte çalıştığı, şebekenin dengesinde de rol aldığı, aynı zamanda paylaşılan, aynı zamanda otonom, bizim kendimizin kullanmadığı araçlar öngörülüyor. Şu andaki bütün trendler bunu gösteriyor bize.

Yaprak Özer: Uçan araç lansmanı yapıldı, herhalde benzinle uçmayacaklar?

Berkay Somalı: Elektrikli olanlar da var.

Yaprak Özer: Sonra, insansız araçlar…Otonom. Doğal enerji kaynaklarına yönelecek miyiz?

Berkay Somalı: Kesinlikle. Zaten elektriğin en büyük avantajlarından bir tanesi, aslında kendinizi fosil yakıtlardan bağımsız hale getirme imkanı sunması. Tamam, şu anda elektriğin biz büyük kısmını, ülkemizde doğal gazdan, kömürden, vs.den üretiyoruz ama bunlar zaman içinde azalıp; fosil yakıtların artık kullanılmaması, tamamen yenilenebilir, hidroelektrik, güneş enerjisi ve rüzgâr enerjisi gibi kaynaklara yönelmenin önünü açıyor elektrifikasyon.

Yaprak Özer: Ekibinizdeki mühendislerin türleri nedir?

Berkay Somalı: Genellikle bilgisayar, elektronik, elektronik haberleşme, Ar-Ge mühendislerimiz bir tek ben inşaat mühendisiyim.

Yaprak Özer: Kariyeriniz ne kadar evrilebilir? İnşaatla başlayan kariyerinizde elektrikli araç kaldıraç. Bence mobilite…

Berkay Somalı: Mobilite. Doğru. Yani şöyle tarif etmeye çalışayım. Biz inşaat mühendisi diyoruz ama yurt dışında buna, “civil engineering” derler. Yani “Civilization”dan gelir bu.  Aslına bakarsanız, bir medeniyet mühendisliğidir. Dolayısıyla, medeniyet ne gerektiriyorsa diyeyim, yani daha ileriye gitmek ne gerektiriyorsa, kendi kariyerim için de onu düşünüyorum.

Yaprak Özer: Güzel bağladınız. Geleneksel inşaatçılar da bunu bir dinleseler “medeniyet için ne yapabiliriz acaba?” diye düşünseler. Çünkü o medeniyeti yok edenler de gene sizin meslektaşlarınız.

Berkay Somalı: Doğru, doğru. Haklısınız.

Yaprak Özer: Cihazın fiyatı ne? Bu ama hayli yumuşamış bir fiyat skalası olsa gerek.

Berkay Somalı: Tabii ki ama şu anda bireysel cihazlar, 600-700 dolarlar mertebesinde başlıyor. Ticari cihazlar da 1400-1500 dolarlar seviyesinde başlıyor. Beş sene öncesinde, bu fiyatların 5-10 katı konuşuluyordu.

Yaprak Özer: Gelecek 5 yılda üretim arttıkça, çok daha uygun bir noktaya gelebileceğini düşünüyorsunuz, değil mi?

Berkay Somalı: Kesinlikle. Hem daha akıllı hale gelecek… Standartları yazılmaya başladı: Araç ile şarj istasyonu, optimum şarj için birbirleriyle konuşacaklar. Şarj istasyonu soracak, “Ben sana şu fiyattan elektrik verebilirim, şu saatler arasında”… “Ben bu saatte yola çıkacağım şimdi verme, şu saatler arasında şu kadar elektrik ver” gibi, hem şebekeyi dengeleme hem son tüketiciye en optimum şekilde şarj hizmeti sunabilmeye yönelik teknolojilere doğru evriliyor.

Yaprak Özer: Yani “Sütüm bitti” diyen buzdolapları gibi.

Berkay Somalı: Gibi.

Yaprak Özer: Rekabet de sizi herhâlde bunu yapmaya yönlendiriyor… Ne kadar çok tüketiciye ulaşabilirseniz, o kadar…

Berkay Somalı: Tabii, rekabet bizi tetikleyen bir şey oluyor ama biz zaten, hep inovasyonu düşünen bir firmayız. Sadece rekabetçi değil, mutlaka yenilikçi bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.