Ekmek arası istihdam

 

Devre arası programındaki yönetim istihdam ve insan kaynakları konularını işlemeye devam ediyoruz. Her hafta çarşamba günü saat 12.30’da olduğunu anımsatmak isterim. Olur da ofisteyseniz mutlaka açıp göz ucuyla bakın ve geri bildirim verin.

İstihdam aslında gerçekten ekmek arası bir konu. Biliyoruz ki ekmek arası köfte çok lezzetlidir ama aslında bir yemek olarak algılanmaz, ayaküstü atıştırmaktır. Ayaküstü atıştırmanın tadı bir başka olsa da besin değeri ve estetik ve oturmuşluk beklenmez. İstihdam böyle bir konu. Türkiye’nin en önemli konusu ama bütün hükümetler konuyu ekmek arası yemeyi sever. İstihdam oy getirdiği zaman tadından geçilmez. Ama iki günün biri de yenmez.

Oysa istihdam, her mevsimin değil her günün konusu olmalıdır. Her gün sıcak yenmelidir. Evet zaman zaman keyifli oylara tahvil edilebilir ancak genellikle zevkli atıştırmalık değildir. Böyle de kabul görür. İşte her gün buna isyan etmek zorundayız. Eğer çalışanlar ve bu ülkede yaşayanlar kendilerine sahip çıkmazlarsa hükümetler neden sahip çıksınlar?

Bu hafta ekmek arasına hükümetin istihdam politikasını sıkıştırdık. İzlerseniz göreceksiniz, onlar 8 yıllık iktidarları süresince sıkıştırdılar ve bir sonuca ulaştıramadılar. Oysa x, y, z hükümeti olarak bakmadan ben bu hükümetin istihdam icraatlarından öylesine umutluydum ki. Türkiye’nin koalisyon talihini yenmiş bir hükümet olmakla kalmayıp uzun süreli iş başında kalabilmeyi başaran bir hükümet olması umutlarımın yelken açmasına neden oldu.

Gelin görün ki, bu üçüncü istihdam paketi. Tüm paketler, paketliklerini yitirmiş bir şekilde çıkıyor ve bitmiyor. Yani sonuca ulaşmıyor. Hükümetin son paketi istihdam  yapısını 2023’e endeksliyor ki bence hiçbirimizin görmek istemeyeceği bir tarih. Tabii ki tarihin anlamı büyük, ama o tarihte kutlama olmalı. Biz bu istihdam stratejisini kısa vadeli ve bol parçalı hale getirmeliyiz ki, ölçebilelim. 2023’e geldiğimizde de mümkünse gong sesini duyalım.

Bu paket de diğerleri gibi havai. Esnek çalışma dönemi başlayacak, özel istihdam büroları hayata geçecek. Kadının işgücüne katılımı artacak. Genç işsizlik genel işsizlik rakamlarına çekilecek. İş garantili kurslar açılacak. Uzun süreli işsizlerin sayısı indirilecek.

Nasıl sorusunu sormamız gerekiyor.
Nasıl?
Neden mi? Çünkü:
Genç işsizliği genel işsizlik oranına yaklaştırmak demek en az yüzde 10 düşmesi demek, bu da en az 3 buçuk milyon gence iş demek. Nasıl?
Kadınları işgücüne katmak demek, mevcut kadın istihdamını koruması ve en az 2 milyon kadına iş bulması demek. Nasıl?
2013’ten itibaren her yıl 400 bin kişiye işgücü kursu açılacak. Nasıl?

Haftaya devamı olacak bu konunun.
Lütfen “Nasıl” sorusuna katkıda bulunun. Önerileriniz varsa paylaşın, nitelikli uygulamalar varsa aktarın.

Sevgiler

Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir