Do you speak English?

Yahoo’nun Tayvan doğumlu kurucusu Jerry Yang’ın, Instagram kurucusu Brezilyalı Mike Krieger’ın, Intel’in efsane lideri Macar asıllı Andy Grove’un dil sınırı olsaydı ne olurdu?

 

Dil deyip geçmeyin. “Bir dil bir insan” diyenleri duymaz olmuş olabilirsiniz ama kurumsal hayatta dil kurumsal performans anlamına geliyor. Bakın hangi dil kilit  ve bakın neden…

İnsanlık tarihine bakıldığında şimdiye kadar en hızlı yayılmış ve yayılmakta olan dil İngilizce. Dünya üzerinde 1.75 milyar insan İngilizceyi yeterli ölçüde konuşabiliyor, bu dili kullanarak iletişim kurabiliyor. Değerlendirmelere göre 565 milyon insan internette İngilizce dilinde hareket ediyor.

İnternet sitelerinin yarısından fazlasının içeriğinin İngilizce olduğu tahmin ediliyor. MIT Media Lab tarafından yapılan bir araştırmaya göre, 1000 farklı dilde basılmış 2.2 milyon kitap, 73 dilde 17 milyon kullanıcı tarafından atılan tweetle milyonlarca Wikipedia içeriği ya İngilizce yazılıyor ya da İngilizceye çevriliyor. Dünya genelinde en sık kullanılan 10 bilgisayar programı İngilizce tabanlı.

The Economist Intelligence Unit’a göre küresel şirketlerin yüzde 90’ı “sınır ötesi iletişim”in geliştirilmesini savunuyor. İlginçtir, kaçan iş fırsatlarının nedenleri arasında dil bilgisi önemli rol oynuyor. Küçük yanlış anlamaların uluslararası işlerin önünde engel olduğu ifade ediliyor.

22 SEKTÖR 32 ÜLKEDE YAPILAN ARAŞTIRMA

“EF English Proficiency Index for Companies” (2014) dil konusunda kayda değer veri sunan bir araştırma. Toplam 22 sektör ve 32 ülkeyi kapsıyor. Araştırma İngilizcenin küresel ticaretin dili haline geldiğini, şirket boyutundan ve milliyetinden bağımsız olarak kurumların sağladığı avantajlar nedeniyle İngilizceyle iletişim kurduklarına işaret ediyor. Bu nedenle ticari avantajlardan faydalanmak, fırsatları yakalamak, şirket içinde iş birliğini kuvvetlendirmek, inovasyonun güçlenmesini sağlamak için İngilizce stratejik zorunluluk olarak kabul ediliyor.

İngilizcenin kurumsal iletişimde etkin rolünü Digital Learning Labs Başkanı Fisher şöyle ifade etmiş, hoşuma gitti, sizlerle paylaşmak isterim:  “Yahoo’nun kurucusu Jerry Yang’ın, Sao Paulo yerlisi Instagram kurucusu Mike Krieger’ın, Intel’in efsane lideri Macar asıllı Andy Grove’un dil sınırı olsaydı ne olurdu?”

İnovasyon ve Dil Stratejisi arasında sıkı bir ilişki olduğu iddia ediliyor. Bir kurumun inovatif olabilmesi “iş birliği” (Collaboration) kabiliyetine bağlı. Ortak bir dil kullanarak iş birliği yapan şirketlerin daha etkili, daha yaratıcı ve birlikte çalışma konusunda daha uyumlu oldukları iddia ediliyor. Nasıl diye soracak olursanız, açıklama şu ana fikirde; şirketin iyi  dil stratejisinin olması, şirket için iletişimi kuvvetlendirdiği gibi, şirketler arası iletişimi de besliyor ve şirketin inovatif bir ekonomiye sahip olmasında etkili rol oynuyor. İngilizce inovatif bir ekonomi geliştirmeyi kolaylaştırıyor, bireye ve şirketlere dünyayla iletişim kurma ve ortak bir vizyon etrafında birleşme imkanı sağlıyor.

DİL STRATEJİNİZ VAR MI?

Harvard Business Review’da, ünlü yönetim bilimci Robert Kaplan imzasıyla 2014’de yayınlanan “What is your Language Strategy?” başlıklı makalede şu tespitler dikkat çekçi; şirket çalışanlarının dil kabiliyetleri, verimi ve istenilen üretimi etkiliyor. Bu nedenle şirketlerin dil stratejisi geliştirmesi şart. Dil stratejisi aynı zamanda küresel anlamda yetenek yönetimi sürecindeki rekabette de bir adım önde olmanın kapısını aralıyor. İyi bir dil stratejisi, şirket için nitelikli insani sermaye anlamına geliyor.

Kaplan’a göre, dile ilişkin strateji, şirketin vizyonuyla ve özellikle de yıllık planlarıyla uyumlu olmalı. Şirketin değerlerini gözetmeli ve ayrıca pek çok farklı piyasaya-pazara girilmesini sağlayacak bir müşteri ilişkileri stratejisini de beraberinde gözetmeli. Dil stratejisinin, şirketin diğer amaçları ve planlarıyla iş birliği içinde tasarlanması, geliştirilmesi ve yürütülmesi gerek.

DİLİN YÖNETİM SÜREÇLERİNE ETKİSİ

  • Çalışan sadakatini geliştiriyor.
  • Üretimi artırıyor.
  • Kurumun yeni ilişkiler kurmasını, var olan ilişkililerini kuvvetlendirmesini sağlıyor.
  • Küresel ve iç piyasadaki rekabette avantaj sağlıyor.
  • Çok dil-çok kültür yapısı İK’yı da dil stratejisi doğrultusunda geliştirmek zorunda bırakıyor.
  • Küresel piyasada tutarlı ilişkiler, tutarlı  iletişim stratejisi geliştirmesine bağlı görünüyor.
  • Kuşaklar arası farkın kapatılması, yeni jenerasyonun adaptasyonunda dil önemli.
  • Kurum sadakati sağlamakta dil stratejisi sanıldığından kritik.
  • Küresel piyasadaki iletişim güçlüklerinin üstesinden gelebilmenin yolu, iyi bir dil stratejisinden geçiyor.

BÜYÜMENİN KİLİDİ DİL

  • İngilizce yeterliliği konusunda çok iyi olanla, az iyi olan uluslar arasında büyük bir fark var. Kuzey Avrupa ülkeleri standartı korurken, özellikle gelişmekte olan piyasalarda, iş gücünde İngilizce yeterliliği  düşük.
  • İş gücünde İngilizce dil yeterliliğinin geliştirilmesi yükselen bir trend haline gelse de, gelişmekte olan piyasalar bu konuda çok yavaş ilerliyor.
  • İş gücünde İngilizce yeterliliğinin düşük olması, ülkenin rekabet kabiliyetini ve yatırımlara girişmesini olumsuz etkiliyor. Bu ülkeler, ticari fırsatları kaçırıyor, bu durumda ülke içinde iletişim ve inovasyon kültürünün zayıflamasına neden oluyor ve ülke giderek küresel rekabet koşullarında daha dezavantajlı bir duruma giriyor.
  • Araştırmaya dahil edilen ülkelerin neredeyse yarısında, yöneticilerin İngilizce yeterliliği çalışanlardan ve müdürlerden daha düşük. Bu da şirketlerin küresel piyasada etkili bir şekilde iş yapmasına engel oluyor.
  • Yüksek teknoloji ve profesyonel hizmet sektörlerinde İngilizce dil yeterliliği daha yüksek. Şaşırtıcı bir şekilde turizm ve seyahat sektöründe İngilizce yeterliliği oldukça zayıf.
  • Küçük şirketlerin İngilizce yeterliliği düşük. Bu nedenle de küresel piyasaya açılmakta güçlük çekiyorlar.

(Kaynak: EF English Proficiency Index for Companies-2014)

Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir