2017’de Enerji Sektörünü Bekleyen Fırsatlar ve Riskler

Türkiye, geçtiğimiz birkaç yıldır enerji fiyatlarındaki ucuzlama sayesinde hem cari açıklarını ve enerji ithalat faturasını nispeten azalttı hem de bu indirimi imalat sanayine az da ola yansıtarak rekabet gücünün bir nebze artırılmasını sağladı.

Ancak, OPEC ve OPEC dışı üretici ülkelerinin üretim indirimi anlaşması ile birlikte petrol fiyatlarının, çoğu zaman ona bağlı tespit edilen doğal gaz fiyatlarının da yükselmeye başlaması ile birlikte 2017 içinde bu önemli avantajı kaybedebilir.

Özellikle de dünya ekonomisinin daralma içine girdiği, ihracatpazarlarının gerilediği, dış piyasalarda elverişli koşullarda sermaye temininin zorlaştığı bu dönemde enerji ithalat faturasının artacak olması iyi haber sayılmaz.

Ülke içinde her yıl yaklaşık 10 milyar dolarlık yatırım yapılması gerekiyor talebin karşılanması, mevcut tesislerin bakım ve yenilenmesi, ayrıca yeni artan ihtiyaçların giderilmesi için. Oysa sektördeki firmaların önemli bölümü bırakın yeni yatırımı mevcut borçlarını çevirmede, geri ödemede ciddi sıkıntılarla karşı karşıya. Finansman bulmak en önemli öncelik olarak ortaya çıkabilir. Ülke riskinin artması, yabancı yatırımcıların ürkmesi, hükümetin oyunun kurallarını sürekli değiştirmesi, berrak bir gelecek enerji vizyonunun olmaması da kafaları karıştırıyor.

Uluslararası bağlamda ise Rusya’ya bağımlılığı arttıracak Türk Akımı, Akkuyu nükleer santralı, Azerbaycan gazını taşıyacak TANAP projesi, Kürt gazı ile yatırım kararı, İran ile bağlantıların dostane çözüm çerçevesinde daha bol ama ucuz gaza çevrilmesi, Doğu Akdeniz gazında hareketlenme olması beklenebilir. Kömür, yenilenebilir, iklim değişikliği sözleşmesi, çevre kaygıları, doğal gazın daha da yaygınlaştırılması gibi konular da gündemimizi işgal etmeye devam edecek. Aynı şekilde BOTAŞ ve TPAO’nun yeniden yapılandırılması, uluslararası çapta rekabet edebilir enerji şirketleri, şampiyonları yaratılması da öncelikli konular arasında olacak.

Çin’in başlattığı “Tek Kuşak Tek Yol” İpek Yolu girişimi sayesinde enerji ve onunla bağlantılı altyapı projelerine Pekin’in yatırım, mühendislik ve teknoloji desteğini çekme çabalarına da devam edeceğiz hep birlikte. AB ile elektrik ve doğal gazda enerji şebekesi altyapısının karşılıklı birbirine bağlanması, böylece enerjinin kesintiye uğraması riskinin en aza indirilmesi de önemli hedefler arasında sayılabilir.

Hükümetin enerjiye; dış politika, çevre, vergi, rekabet, iklim değişikliği ve finansman boyutlarını da dikkate alan entegre bir politika çerçevesinde eğilmesi, yatırımcılara ve piyasadaki oyunculara güven vermesi, jeopolitik riskleri en aza indirgemesi ve geleceğe dönük inandırıcı bir vizyon sunması büyük önem taşıyor.

 

İçerik Fabrikası-Mehmet Öğütçü

 

Çin, Rusya, Orta Asya, Ortadoğu ve Türkiye ile ilgili enerji, jeopolitika ve yatırım konularında, uluslararası alanda tanınmış bir otorite kabul edilen İndeks Konuşmacı Ajansı üyesi ve İçerik Fabrikası yazarı Mehmet Öğütçü’nün profiline ulaşmak için

 

http://www.indekskonusmaciajansi.com/konusmaci/120/mehmet-ogutcu

Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir