İş Görüşmesi- PwC Türkiye Başkanı Cansen Başaran Symes

Yaprak Özer (Y.Ö.) Dünyada 149 ülkede 142 bin çalısan ile Türkiye’de 5 ayrı noktada
yaklasık bine yakın çalısanıyla PwC Türkiye Baskanısınız. Gençlere çok fazla yer
açıyorsunuz siz is görüsmesine giriyor musunuz?
Cansen Basaran (C.B): Bizde benim gibi olan bütün ortaklarım is görüsmesine mutlaka
girer. Ben Türkiye baskanı olarak da katılıyorum. Mayıs ayları bizim için en yogun is
görüsmelerinin oldugu aydır, benim de ajandamda ciddi saatlerim is görüsmesine ayrılır.

Y.Ö: Siz ilk is görüsmenizi hatırlıyor musunuz?
C.B: Tabii hatırlıyorum bence ilk is görüsmesini hatırlamamak mümkün olmasa gerek.

Y.Ö: Nasıldı sizin ki?
C.B: Benim is görüsme tecrübem kendi adıma çok az çünkü ben bir is görüsmesi yaptım ve
hala da o iste çalısıyorum. stanbul Üniversitesi isletme fakültesinden mezunum ama 80’li
yıllarda bizde ayrı bölümler vardı, ben aslında pazarlama bölümünden mezunum ve
pazarlamada kariyer yapmak için isletme fakültesine girmis bir ögrenciyim ve son sınıfta staj
yaptıktan sonra fikrimi degistirip pazarlamanın o tarihlerde bana uygun olmadıgını gördüm.

Y.Ö: Nereden anladınız bunu?
C.B: Çalıstıgım departmandaki tecrübelerimde pazarlamadaki arkadasların agırlıklı olarak
satıs ve bütçe rakamlarını karsılastırarak vakit geçirdiklerini gördüm.

Y.Ö: Bugün aynı fikirde misiniz?
C.B: Bugün aynı fikirde degilim kesinlikle, ben o yıllarda herhalde 21. yüzyıl öngörüsüyle bir
pazarlama hayaliyle o meslegi seçmistim. Bunun üzerine fikrimi degistirerek, finans dalında
is görüsmesi yaptım dolayısıyla pazarlamada yaptıgım stajın bugün bulundugum konumda
önemli bir etkisi var diye düsünüyorum.

Y.Ö: Nasıl geçti peki bir anlatsanıza, 12’den vurdunuz herhalde ki bugün hala aynı
sirkettesiniz..
C.B: Belli ölçüde tesadüfler diyebiliriz. Çünkü 80’li yıllarda danısmanlık bagımsız denetim,
vergi danısmanlıgı bunlar çok da fazla bilinmiyordu.

Y.Ö: Takılmıs mıydınız is görüsmenizde?
C.B: Sohbet ortamında geçmisti açıkçası. O sene PwC Türkiye’deki faaliyetlerine yeni
baslıyordu, 7 tane yeni mezun ögrenci alacaktı, ben de o ilk 7 kisilik gruptanım.

Y.Ö stanbul Üniversitesi isletme fakültesi mezunusunuz, ben bugün baktıgımda
stanbul Üniversitesi isletme ya da diger bölümlerin ne yazık ki eskisi kadar popüler
olmadıgını görüyorum, yanılıyor muyum?
C.B: Yanılmıyorsunuz, isletme fakültesi tabii belli degisimler geçirdi lokasyon degisikliginin
etkisi oldugunu düsünüyorum çünkü is hayatına biraz daha uzak bir noktaya gitti, fakat bunu
da yadsımamak lazım bence rekabet çok arttı, daha fazla üniversite var.

Y.Ö Siz üniversite seçiyor musunuz, dikkat ettiginiz kriterler var mı?
C.B: Mutlaka var ama biz üniversiteden ziyade gelecek elemanlara bakıyoruz. Hangi
üniversiteyi bitirdigi tabii ki önemli bir kriter, ama o egitimi üniversite hayatları boyunca nasıl
kullandıkları, nasıl degerlendirdikleri bizim için daha önemli.

Y.Ö Özgeçmisler her zaman size istediginiz kadar bilgi veriyor mu?
C.B: Bizim aslında oldukça kapsamlı bir özgeçmis basvuru formumuz var. O form iyi
doldurulursa, tabii ki arkadaslarımız zaman zaman onları doldurmakta yeteri kadar itina
göstermiyorlar, bence iyi doldurulmus bir form mutlaka ipuçları verir.

Y.Ö: Peki Cansen Hanım, Türkiye’nin gündeminde her ile bir üniversite gibi bir
politika var yani her ilde üniversite olmasını destekliyor musunuz?
C.B: Biraz agresif olur açıkçası her ile bir üniversite, çünkü üniversite sadece bir bina degil.
çindeki egitim olanakları, yapacagınız yatırım, insana ve egitmenlere yatırım üstelik de
teknolojinin bu kadar gelistigi bir dönemde teknolojiyi kullanarak biraz lokasyonlardan uzak
egitim de yapabilecegimizi düsünüyorum, dolayısıyla Türkiye’nin belki de genç nüfusuyla
teknolojiyi birlestirerek egimde daha farklı fırsatlar yaratabilecegine inanıyorum açıkçası.

Y.Ö: Sayamayacagım kadar sektörde hizmet veriyorsunuz sirketlere… Türkiye’de belki
hangi sektörlerin stratejik oldugunu düsündügünüzü merak ediyorum.
C.B: Bu kisiye göre degisir. Ben ögrencilere stratejik olarak bir sektöre yönelmekten ziyade
kendi kisilikleriyle neyin bagdastıgını iyice analiz etmelerini öneririm çünkü kariyer stratejik
bir karar ama eger kendi kisiliginizle özdeslesmemisse isterse en parlayan sektöre girin kisisel
özellikleriniz veya hayalleriniz o sektörle ilgili degilse basarılı olmak biraz zor. Mümkün
oldugu kadar açık bir pencereden bütün olanakları degerlendirmelerini ve iyi analiz etmelerini
öneririm, nitekim burada tek bir sektör diye kısıtlama yapmak istemiyorum.

Y.Ö: Bu sınırsız davranıs kalıbı sanıyorum sizin mülakatlarınıza da yansıyor. Biraz
hafiyelik yaptım ufak tefek kırıntılar buldum sizin mülakatlarınızda birbirinden
enteresan sorular soruluyormus. Mesela bir magarada mahsur kalan 6 kisi var, siz
kurtarma ekibindesiniz ve magaradaki kisilerin bütün özgeçmisleri veriliyor ve deniyor
ki, “…bir saatiniz var arkadaslar, nasıl bir kurtarma çalısmasıyla buradaki kisiler
kurtarılabilirler ve çok büyük olasılıktır ki bazıları feda edilecektir…”
C.B: Aslında bu sorular cevaptan ziyade arkadasların belli egilimlerini test etmeye yönelik.
Örnegin yaratıcılık… Zaman zaman çok daha farklı sorularımız da var, mesela etik ile ilgili;
“aksam geç vakit döndünüz,açsınız, dolapta bir dilim pasta kalmıs bunun baskasına ait
oldugunu biliyorsunuz ne yaparsınız yer misiniz?” gibi…

Y.Ö Yemek mi lazım, ne yapılmalı aç olan birisi için ne diyeceksiniz?
C.B: Biz aslında sirketimizin degerleriyle arkadaslarımızı bu sorularla tanıstırmak istiyoru