Günlerden 8 Eylül’ün Hikayesi

Sıradan bir günün olağanüstü bir güne dönüşüm yolculuğu

8 Eylül 2025’te İstanbul’daki CHP İl Başkanlığı çevresinde polis ablukası kuruldu; mahkemece görevlendirilen (eski) CHP’li Gürsel Tekin polis eşliğinde binaya girdi ve içeride–dışarıda biber gazı kullanımı yaşandı. Yetkililer şehirde toplanmayı geçici olarak sınırladı ve güvenlik koridoru oluşturdu. Olay bir anda yalnızca siyasetin değil, iletişimin de konusu haline geldi; çünkü aynı an, ekranlara ve akışlara en az 5-6 ayrı hikaye olarak düştü. Uluslararası ajanslar müdahaleyi doğrularken çevrimiçi platformlara erişimde kısıtlamalar bildirildi. Bu tablo, gün boyu “ne oluyor, ne bilmiyoruz, bize ne ifade ediyor?” sorularını tetikledi.

Erişim sorunları 7 Eylül pazar günü TSİ 23.45 itibarıyla başladı ve platformlara yönelik bant genişliği kısıtlaması getirildi. Bant daraltmasının Türkiye genelinde olmadığı, bölgesel bir daraltmanın söz konusu olduğu Downdetector verilerinden anlaşılıyor. Daraltmanın İstanbul’da yoğunlaştığı görülebiliyor.

Bu hikaye burada bitmez… Belli ki devam edecek. Ben bir güne sığanları iletişim tarafından aktardım. Amacım iletişimi yönetmek gerekli olduğunu göstermek. Aşağıda teknik olarak bir aktarım bulacaksınız. Iletişimci olarak duruşum kısıtlama mümkün değil. Kendimi ifade etmekte kullanmak isteyeceğim kelimeyi gerçekten çok aradım. En yakını “ayıp”! Sansür, bant daraltmak, anlık ve bölgesel bir yaklaşım. Bir yöntem bile değil, karar verenlerin; ekonomik, psikolojik, güven/itibar neticelerini ölçmelerini öneriyorum.

Zaman çizgisi

Günün erken saatlerinde kolluk kuvvetleri bina çevresini bariyerlerle kapattı; öğleden sonra Tekin’in gelişiyle gerginlik tırmandı; içeri–dışarı müdahaleler yaşandı. Akşamüstüne doğru partinin “il binasını kapatma ve faaliyeti başka adrese taşıma” kararı yeni bir düğüm ekledi.

Gündemin ritmi, tek bir açıklamayla çözülemedi; çünkü her müdahale, her görüntü ve her yeni karar, akışı tekrar şekillendirdi. Yayınlar, taşınma kararını ve sahadaki itiş kakışı ayrıntılarıyla servis ederek kronolojiyi somutlaştırdı.

Aynı güne kaç “hikaye” sığdı?

  • “Hukukun üstünlüğü / mahkeme kararı uygulanıyor”
  • “Demokrasiye müdahale / parti içişlerine kayyım”
  • “Kamu düzeni / güvenlik riski”
  • “Platform ekonomisi / bilgi akışını kesme”
  • “İç iktidar mücadelesi”
  • “Sahadan canlı tanıklık”

Vatandaş muhabirliği

Gün boyunca yurttaşlar telefonlarıyla pek çok sosyal medya platfromunda daha iyi performans gösteren “dikey format”ta  canlı yayınlar açtı ve kısa videolar paylaştı; ilk duyguyu ve ilk çerçeveyi bu görüntüler belirledi. Haber merkezleri bu içerikleri teyit ederek kullandı ve doğrulanmış parçaları haber gövdesine yerleştirdi. Vatandaş muhabirliği böyle anlarda sahadan ilk kareyi getiriyor ama bağlam eksildiğinde yanıltıcı sonuçlar doğurabiliyor.

“Influencer gazeteci”ler

Sosyal ağlarda haber odaklı içerik üreticileri, gün boyu yorum ve arka plan bilgisiyle kitleye yön duygusu verdi. Reuters Institute’un 2025 raporu, haber tüketiminin video ve sosyal platformlara kaydığını ve “newsfluencer” etkisinin yükseldiğini kayda geçiriyor. Dün, sahadan gelen ham görüntü ile yorumcu–anlatıcıların bağlamı buluştu ama kişisel yorumun ağırlığı, şeffaf kaynak ve yöntem notlarını hayati kıldı.

Dijital gazeteler ve ajanslar

Türkiye’de dijital yayınlar canlı sayfalar, dakika dakika güncellemeler ve kısa video kırpıntılarıyla akışı ayakta tuttu. Uluslararası ajanslar (Reuters, AP) küresel anlatıyı kurdu; erişim kısıtlarını not ettiler. Yerel ayrıntı ile küresel özet birbirini tamamlamaya çalıştı. Ya da biz okurlar bir oradan bir buradan anlamlandırmaya çalıştık.

Erişim kısıtı – bilgi akışı

Sosyal ağlar ve mesajlaşma uygulamalarında kaydedilen kısıtlama, gün içinde görüntü–bilgi akışını adacıklara böldü; bazı kullanıcılar yalnızca televizyon ve web canlı sayfalarından güncellemeleri takip edebildi. Kısıtlar kalktıkça sahadan gelen kayıtlar yeniden hız kazandı ve yorumcuların “olay örgüsü” tamamlandı.

Geleneksel ve dijital

Televizyon ve radyo akşam kuşaklarında geniş bağlam sundu; günün hareketli saatlerinde dijital mecralar anlık veri ve görüntü akışını taşıdı. En iyi performans, iki dünyanın ritim üzerinden iş birliği yaptığı yerde ortaya çıktı: gün içinde kısa video, canlı blog ve bildirim; akşam tek dosyada toparlanmış uzun özet ve ertesi gün yazılı analiz. Bu buluşma, farklı yaş ve alışkanlık kümelerini aynı hikaye içinde buluşturdu.

Türkiye’nin dijital alışkanlığı

Türkiye’de 2025 başında 77,3 milyon kişi internete erişiyor ve nüfusun yaklaşık üçte ikisi sosyal medyayı kullanıyor. Instagram ve YouTube pratikte ülke çapında birincil temas noktası haline geliyor. Bu seviye, kriz anlarında dikey kısa video ve mesajlaşma kanallarına göre tasarlanmış bir anlatımın, yalnızca tercih değil zorunluluk olduğunu gösteriyor.

Duygu–gerçek–eylem

Dün, tek bir “doğru okuma”nın kalmadığını gösterdi. Haber odası, omurgayı “ne oldu / ne bilmiyoruz / vatandaş için ne ifade ediyor / sırada ne var?” sorularıyla kurduğunda, kitle belirsizliği yönetebiliyor. Bu omurga, atomik parçalara bölünmüş görsel–işitsel paketlerle hayat bulduğunda, güven artıyor ve bilgi faydaya dönüşüyor.

Hikayeyi yaşatmak

8 Eylül’ün iletişim tarafı bize şunu hatırlattı: Hikaye, yayımlandığı anda bitmiyor; tam tersine o anda başlıyor. Yayıncı, sahadan gelen sinyali ve izleyici tepkisini anlık ölçtüğünde; başlıkları, görselleri ve bildirimleri canlı optimizasyon ile güncellediğinde; anlatı nefes alıyor ve güven üretmeye başlıyor. Dün, bu canlılığın ve ritmin olmadığı yerlerde kaos büyüdü; ritmin, şeffaflığın ve teyidin olduğu yerlerde ise belirsizlik azaldı.

Dün “aklımızı işimize veremedik”

Hem iletişim hem ekonomi açısından çıkarım yapmalıyız!

Bilişsel yük ve belirsizlik: Tek bir ana anlatı yok; paralel çerçeveler aynı anda aktı. “Haberden kaçınma/duygusal tükenme” mekanizmasını tetikliyor.

Erişim bozulması: Platform kısıtları “resmî açıklama” ile “gayriresmi canlı yayın” arasındaki akışı asimetrikleştirdi; yanlış anlamaya açık bir boşluk doğdu.

Format karmaşası: TV stüdyo tartışmaları uzun ve kapalı devre; genç kitle 30–60 sn özet bekliyor.

Anlaşılmayanlar:

Hukuki terminoloji: “Kayyım”, “geçici görevlendirme”, “il başkanlığına fiili erişim” gibi kavramların kapsamı aynı değil; netleştirilmeden dolaşıma girdi.

Zaman çizgisi: Kısıtlama → toplanma yasağı → bina içi müdahale → erişimin geri gelişi sıralamasında karıştık durduk.

Etkilerin halk boyutu: “Vatandaş için bugün ne değişti?” sorusu açık kaldı. Korkumuz- endişemiz devam ediyor. Güvensizliğimiz büyüdü.

“Dünya, ‘dünü’ (8 Eylül) nasıl okudu seçkisi ”

Reuters:

Turkish police fire pepper spray in standoff at opposition HQ

Today

AP News:

Police use pepper spray at opposition’s Istanbul offices as court-appointed leadership arrives

Today

Al Jazeera:

Turkiye’s opposition CHP supporters clash with police outside Istanbul HQ

Today

 

Paylaş