Bir konuşmanın bedeli ve getirdikleri…

2223

Bir konuşmacıya 400 bin dolar öder miydiniz? Neden? Peki ya bu konuşmacı Barack Obama ise? Sizce şirketler konuşmacılar için neden bu kadar büyük rakamları gözden çıkarıyorlar? Lobi faaliyetleri, prestij ya da başka nasıl bir sebebi olabilir?

Kimi etkinliklerde çok önemli eski politikacıların konuşmacı olarak davet edildiğini görürsünüz. Bu etkinliklere gelmeleri için onlara çok büyük paralar ödenir. Ya siz olsaydınız, bir konuşmacı için ne kadar öderdiniz? Peki ya bu konuşmacı ABD eski başkanı Barack Obama ise? Sizce bir şirket, etkinliğinde Barack Obama’ya ortalama bir saatlik bir konuşma yapması için 400 bin dolar öderken aslında ne elde etmek ister? Daniel Davies bir yatırım bankasında çalışırken, konuşmacılara neden bu kadar büyük paralar ödendiği üzerine epey düşünmüş ve Financial Times için ilginç bir makale kaleme almış. Konuşmacılara bu kadar büyük bedeller ödenmesinin nedenini ise lobi faaliyeti yürütmek olarak özetlemiş.

Bazı şirketler mevzuat değişiklikleri üzerinde bir etki yaratmak amacıyla bu tür “pahalı” konuşmacılarla ilişkiler geliştirmenin işe yarayacağını düşünebilirler. Ancak lobi faaliyetleri bu şekilde yürümüyor; daha az paraya çok daha uzun süreli lobi faaliyeti yapılabilir ve genellikle bu tür faaliyetler gözlerden ırak kulis çalışmalarıyla olur.

Kaliteli ve ilginç tavsiyeler

Davies’e göre eski ve başarılı bir politikacıyı büyük paralar vererek etkinliğinize konuşmacı olarak getirmeyi başardıysanız, bunun karşılığında alacağınız şeylerden biri gerçekten iyi bir konuşmadır. Başarılı bir eski politikacı veya küresel bir danışman size kaliteli ve ilginç tavsiyeler verebilir. Elbette alacağınız tavsiyeler sürekli çalıştırdığınız danışmanlarınki kadar iyi olamaz fakat yine de iyidir. Diğer taraftan bu konuşmacılar, davet ettiğiniz müşterileriniz için etkinliği ilginç kılar, katılımcı sayısını ve kalitesini artırır. Davies, makalesinde bu tür isimlerle yan yana gelmenin herkes için önemli ve heyecan verici olduğunu da savunuyor. Davies, “Sektördeki birçok kişi, yan yana geldiği bu önemli isimlerden bir yıl boyunca anlatacak bolca malzeme çıkarabilir” diyor ve şöyle devam ediyor:

“Özellikle bankacılık, sermaye piyasası ve kurumsal finans sektörlerinde bu tür isimler altın değerindedir. Bu isimler sayesinde sektörde ulaşmak isteyeceğiniz her kesimden önemli isimlerin etkinliğe dinleyici olarak katılmasını sağlarsınız. Ayrıca katılımcılar da bu tür isimler sayesinde kendilerini önemli hissederler. Bu değerli isimleri getiren firma ise böyle güçlü kişilere ulaşabildiğini ve onlarla sıkı fıkı olduğunu da bu sayede herkese göstermiş olur. Dolayısıyla bu isimler kurumsal sosyal hayata renk katar denebilir.

‘Büyük isimlere ulaşacak kadar güçlüyüm’

Bir başka ifadeyle bu tür isimlere astronomik rakamlar ödemek basit bir hizmet satın alma olarak değerlendirilmemeli. Bu tür isimler sayesinde şirket kendi gücünü gösterdiği gibi, iş yapmak istediği müşterilerine de fayda sağlayabilecekleri ekosistemin genişliği hakkında bir fikir verir. Yani ‘Ben bu tür isimlere ulaşabilecek kadar güçlü bir firmayım’ der. Bu aslında tam da bankacıların yapacağı türden bir iş yapma biçimidir. Siz Barrack Obama’ya 400 bin dolar verirken, aslında ondan hizmet satın almıyorsunuz. Asıl göstermek istediğiniz, Barrack Obama’ya iş verecek kadar güçlü bir firma olduğunuz… İşte bu kadar yüklü bir miktarı da ancak bunları göstermek için verirsiniz.”